Bakan Ergün: Kobi Borsası 2011'de Kurulabilir
Bakan Ergün, 2011 Yılında Yeni Kredi Faizi Desteği Çalışmalarının Olacağını İfade Etti.
Bakan Ergün, 2011 Yılında Yeni Kredi Faizi Desteği Çalışmalarının Olacağını İfade Etti.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2011 yılında yeni kredi faizi desteği çalışmalarının olacağını ifade ederek, 2011'de belki gerçekleştirecekleri konulardan bir tanesinin de KOBİ'ler için yeni bir finansman alanı olan KOBİ Borsası'nın kurulması olacağını ifade etti. Ergün, bunu İMKB ile SPK ile birlikte çalışarak hazırlamaya çalıştıklarını ve oluşturulmaya çalışılan bu Borsa ile KOBİ'lerin yeni bir finansman alanına kavuşmasını sağlayacaklarını belirtti.
Ekonomi Muhabirleri Derneği(EMD) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda Bakan Ergün ile bir sohbet toplantısı düzenledi. Bakan Ergün burada yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ergün, bir gazetecinin, 'AR-GE çalışmaları konusunda destek almak isteyenlerin çok fazla bürokratik engel ile karşılaştığı ifade ediliyor. Bu anlamda bir çalışma var mı?' sorusuna Bakan Ergün, 'Sorunları ve sıkıntıları dile getirdiğimiz bir Kanun taslağı hazırladık. Şuanda Genel Kurul'da ön sıralarda, fırsat bulursak bunu hemen seçime kadar Teknoparklarla ilgili hem süreyi 2023 yılına uzatıyoruz. 2013 yılında Teknoparklardaki teşviklerin süresi bitiyor. AR-GE merkezleri kanununu 2008'de çıkardık. AR-GE Merkezlerindeki teşvikler 2023 yılına kadar devam ediyor. Şimdi Teknoparklardaki teşviklerin süresi de bu kanunla 2023 yılına kadar uzatılacak ve bürokrasinin azaltılmasına ilişkin çalışmalar da bu taslak içerisinde yer alıyor' dedi.
-'KOSGEB KREDİLERİNDE BANKALARA KOTA UYGULAMAK SÖZ KONUSU OLAMAZ'-
Ergün, bir başka gazetecinin, 'KOBİ'lere destek konusunda büyük rekabet yaşandı. Bazı bankalar dağıtımı yapabildi ve bazıları da yapamadı. Bununla ilgili önlem alınabilir mi?' sorusuna Bakan Ergün, 'KOSGEB desteklerini verirken bankaların rekabet etmelerinde bizim açımızdan bir sorun yok. Biz diyelim ki yüzde 50 kredi faizi desteği veriyoruz. Öteki banka diyor ki 25'de benden ben yüzde 75 kredi faiz desteği veriyoruz diyor banka. Faizsiz kredi veriyorum diyor veya şimdi bir banka bunu diyorsa ve müşteri oraya doğru yönelecekse ben neden oraya doğru yönelmeyeyim. Bankalar arasında bu kredileri eşit şekilde dağıtalım. Bunun 500 bin TL'sini bu banka versin başka 500 bin TL'sini diğer banka versin, böyle bir şey olmaz. Müşteriye yeni avantajlar sağlayan banka tabii ki kazanacaktır. O nedenle bankalara kota uygulamak söz konusu olmaz' dedi.
Kota uygulamalarında belki bundan sonra ki KOSGEB desteklerinde bölge kotası ve il kotası gibi kotalar düşünülebileceğini ifade eden Bakan Ergün, desteklerden yararlanma oranlarının illere göre dağıtıldığında illerdeki işletme sayısı ile yararlanma oranlarının birbirine yakın olduğunu ifade etti. Ergün, 'Kota uygulamadan bile dağılımlar illerdeki işletme sayılarına paralel bir dağılım oluyor. Doğal olarak İstanbul'da en çok işletme olduğu için İstanbul işletmeleri bu pastadan daha fazla pay alıyor. Diyelim işletme sayısı az olan bir yer işletme sayısının yüzde 10'u kadar yer alabiliyorsa o kadar destek alabiliyor. Daha dengeli olsun diye belki il kotaları üzerinde çalışabilir' dedi.
Bakan Ergün, Ocak ayı içerisinde banka yöneticileri ile KOSGEB yönetiminin bir araya gelerek sorunlar varsa bunları birlikte değerlendireceklerini dile getirdi.
-2011'DE KOBİ BORSASI KURULABİLİR-
Bakan Ergün bir başka gazetecinin, 'KOSGEB destekleri konusunda 2011 yılında KOSGEB'den yeni bir şey görecek miyiz?' sorusuna Ergün, 'Şuanda yedek üyelerinde, bu ihracat kredisinden faydalanmak isteyenler için 7 bin firmaya denk geliyor. Burada başvuru yapanların tamamı hem ihracat kredisinde hem de KOBİ kredilerinde başvuranların tamamına yakını bu desteklerden yararlanabilecek. Ölçek endeksli büyüme kredisinde ise 45 bin kişi öngörmüştük şuanda 73 bin başvuru oldu. Bunların bir kısmının şartları tutmuyor 65 bine yakın firmada bundan yararlanacak. 3.5 milyar TL'lik bir kredi hacmine ulaşıyoruz bunlarla birlikte. Bu şekilde 1 milyar TL'lik kredi hacmi artırıldı' diye konuştu.
Bakan Ergün, 2011 yılında yeni kredi faizi desteği çalışmalarının da olacağını ifade ederek, 'Ama KOSGEB'in 6 başlık altındaki destek program 2010 yılında uzun vadeli hazırladığımız bir program. Bu nedenle biz bu desteklerden daha fazla yaralanmalarını istiyoruz KOBİ'lerin tabi ki finansmana erişimi kolaylaştıran programlarımız olacak. 2011'de belki gerçekleştireceğimiz konulardan bir tanesi de KOBİ'ler için yeni bir finansman alanı olan KOBİ Borsası'nın kurulması, bunu İMKB ile SPK ile birlikte çalışarak hazırlamaya çalışıyoruz. Bu borsada oluşursa KOBİ'ler yeni bir finansman alanına ulaşacak' dedi.
-KAMUYA YERLİ ÜRETİM ELEKTİRİKLİ ARAÇ ALINIYOR-
Ergün, bir başka gazetecinin, 'Yerli üretimin kullanılması konusunda özellikle makinede bunu teşvik etmek gibi ihale yasasının değiştirilmesi gibi somutlaşan konular var mı? Kamunun taşıt alımlarında 2011 yılında elektrikli araçların alınacağını söylemiştiniz bu konuda bir gelişme var mı?' sorusuna, 'Türkiye Renault Fluence ile elektrik üretimine başladı. Yakında ticari araçlarda da Doblo ile başlayacak. Türkiye seri üretim açısından bunları yapmak noktasında. 2011'de ihracat için daha çok çalışılacak. Biz de bunun gelişmesi için bazı kamu filolarında kullandırılması gerekliliğini vurgulamıştık. Biz kendimiz bir başlangıç yapacağız. Bin'e yakın araç alacağız 2011'de, bunlardan 10 tanesi elektrikli araç olacak ve araçların kamuda kullanımını başlatmış olacağız. Kamu alımlarında Türkiye'de üretilen ürünlerin alınması çok önemli. Biz de Türkiye'de üretilen ürünleri dikkate almalıyız. Kamuda 2 tane genelge yayınlandı biz de Müsteşarlığımız bünyesinde bir birim oluşturduk. Kamu alımlarında Türkiye'de üretilen ürünlerin tercih edilmesini yakından takip ediyoruz. 2011'de bu takibi daha da sıkılaştıracağız. İhale kanununda yüzde 15 fiyat avantajı sağlanmış olmasına rağmen, yerli istekliğine yetmiyor bu durum bu nedenle ihale kanunda değişiklik yapılmalı dedik. Değişiklik metnini de hazırladık. O da gerçekleşirse yerli istekliyi yerli üretici yapacağız. Bu işi Ali'nin Veli'nin yapmasını teşvik etmek değil, Türkiye'de üretilen ürün olarak bu değişiklikle, Türkiye'ye kamunun alımlarında Türkiye'de üretilen ürünler önemli. Kimin ürettiği önemli değil' dedi.
-ÇİNLİLER 2011'DE YATIRIM ATAĞINA KALKACAK-
Bakan Ergün bir başka gazetecinin ise 'Çinli bazı otomotiv üreticilerinin Türkiye'de yatırım yapmak istediklerini biliyoruz. 2011 yılı bu yatırımların gerçekleşeceği yıl olacak mı' sorusuna Bakan Ergün, 'Otomobil başta, başka alanlar için de plan yapanlar var. Ben o planların 2011 yılında gerçekleşeceğini düşünüyorum. 2011'in ikinci yarısından sonra bu yatırımlar daha da artacaktır. Bazı yatırımcılar yatırımı Seçim sonrasına bırakabilir. Çinliler sadece otomobil konusunda düşünmüyorlar, Amerika'dan Kore'den yatırım yapmayı düşünen bi çok firma var. Benim önüme 2 günde gelen dosyalarda bir enerji yatırımı 1 milyar doların üzerinde kararlarını vermişler yapacaklar. Paslanmaz çelikle alakalı 300 milyon dolarlık bir yatırımı yapacak olan var. Bu ince saclarla ilgili bir teknolojik yatırımı planlayan 500 milyon dolar yatırım yapacak bir firma var' diye konuştu.
-BAKAN ERGÜN BELEDİYELERİ UYARDI-
Bir gazetecinin, 'Kamu kurumlarında yerli üretim kullanılması konusunda belediyelere özel bir uyarınız olacak mı?' sorusuna Bakan Ergün 'Elbette Belediyelerde kamu kurumu kamu kaynağı kullanıyor. Önemli tüketiciler bu nedenle Türkiye'de üretilen ürünleri kullanmaları gerekli. Mesela bir belediyenin sınırları içerisinde dünyanın 50 farklı ülkesine ihraç edilen iş makineleri üretiliyor. Ancak o belediye kendi sınırları içerisinde üretilen iş makinasından bir tane almamış. İthal iş makineleri alıyorlar. Sen yakındaki iş yerinden bunu almıyorsun gidip ithal ediyorsun. Belediyenin sınırları içerisinde otobüs fabrikaları var. Bu dünyanın her tarafına otobüs ihraç ediyor. Ama belediye oradan bir otobüs alıpta hizmete sunmuş değil. Tabi ki bunları hep beraber eleştirmeliyiz. Türkiye'de o kadar çok eleştirilecek şey var ki bunları görmemiz gerekiyor' dedi.(ANKA/SON)
(BRŞ/ÖMR) (Ankara Haber Ajansı) 30 dakika önce.. [2446635]
Kaynak: Haberler
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2011 yılında yeni kredi faizi desteği çalışmalarının olacağını ifade ederek, 2011'de belki gerçekleştirecekleri konulardan bir tanesinin de KOBİ'ler için yeni bir finansman alanı olan KOBİ Borsası'nın kurulması olacağını ifade etti. Ergün, bunu İMKB ile SPK ile birlikte çalışarak hazırlamaya çalıştıklarını ve oluşturulmaya çalışılan bu Borsa ile KOBİ'lerin yeni bir finansman alanına kavuşmasını sağlayacaklarını belirtti.
Ekonomi Muhabirleri Derneği(EMD) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nda Bakan Ergün ile bir sohbet toplantısı düzenledi. Bakan Ergün burada yaptığı konuşmanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ergün, bir gazetecinin, 'AR-GE çalışmaları konusunda destek almak isteyenlerin çok fazla bürokratik engel ile karşılaştığı ifade ediliyor. Bu anlamda bir çalışma var mı?' sorusuna Bakan Ergün, 'Sorunları ve sıkıntıları dile getirdiğimiz bir Kanun taslağı hazırladık. Şuanda Genel Kurul'da ön sıralarda, fırsat bulursak bunu hemen seçime kadar Teknoparklarla ilgili hem süreyi 2023 yılına uzatıyoruz. 2013 yılında Teknoparklardaki teşviklerin süresi bitiyor. AR-GE merkezleri kanununu 2008'de çıkardık. AR-GE Merkezlerindeki teşvikler 2023 yılına kadar devam ediyor. Şimdi Teknoparklardaki teşviklerin süresi de bu kanunla 2023 yılına kadar uzatılacak ve bürokrasinin azaltılmasına ilişkin çalışmalar da bu taslak içerisinde yer alıyor' dedi.
-'KOSGEB KREDİLERİNDE BANKALARA KOTA UYGULAMAK SÖZ KONUSU OLAMAZ'-
Ergün, bir başka gazetecinin, 'KOBİ'lere destek konusunda büyük rekabet yaşandı. Bazı bankalar dağıtımı yapabildi ve bazıları da yapamadı. Bununla ilgili önlem alınabilir mi?' sorusuna Bakan Ergün, 'KOSGEB desteklerini verirken bankaların rekabet etmelerinde bizim açımızdan bir sorun yok. Biz diyelim ki yüzde 50 kredi faizi desteği veriyoruz. Öteki banka diyor ki 25'de benden ben yüzde 75 kredi faiz desteği veriyoruz diyor banka. Faizsiz kredi veriyorum diyor veya şimdi bir banka bunu diyorsa ve müşteri oraya doğru yönelecekse ben neden oraya doğru yönelmeyeyim. Bankalar arasında bu kredileri eşit şekilde dağıtalım. Bunun 500 bin TL'sini bu banka versin başka 500 bin TL'sini diğer banka versin, böyle bir şey olmaz. Müşteriye yeni avantajlar sağlayan banka tabii ki kazanacaktır. O nedenle bankalara kota uygulamak söz konusu olmaz' dedi.
Kota uygulamalarında belki bundan sonra ki KOSGEB desteklerinde bölge kotası ve il kotası gibi kotalar düşünülebileceğini ifade eden Bakan Ergün, desteklerden yararlanma oranlarının illere göre dağıtıldığında illerdeki işletme sayısı ile yararlanma oranlarının birbirine yakın olduğunu ifade etti. Ergün, 'Kota uygulamadan bile dağılımlar illerdeki işletme sayılarına paralel bir dağılım oluyor. Doğal olarak İstanbul'da en çok işletme olduğu için İstanbul işletmeleri bu pastadan daha fazla pay alıyor. Diyelim işletme sayısı az olan bir yer işletme sayısının yüzde 10'u kadar yer alabiliyorsa o kadar destek alabiliyor. Daha dengeli olsun diye belki il kotaları üzerinde çalışabilir' dedi.
Bakan Ergün, Ocak ayı içerisinde banka yöneticileri ile KOSGEB yönetiminin bir araya gelerek sorunlar varsa bunları birlikte değerlendireceklerini dile getirdi.
-2011'DE KOBİ BORSASI KURULABİLİR-
Bakan Ergün bir başka gazetecinin, 'KOSGEB destekleri konusunda 2011 yılında KOSGEB'den yeni bir şey görecek miyiz?' sorusuna Ergün, 'Şuanda yedek üyelerinde, bu ihracat kredisinden faydalanmak isteyenler için 7 bin firmaya denk geliyor. Burada başvuru yapanların tamamı hem ihracat kredisinde hem de KOBİ kredilerinde başvuranların tamamına yakını bu desteklerden yararlanabilecek. Ölçek endeksli büyüme kredisinde ise 45 bin kişi öngörmüştük şuanda 73 bin başvuru oldu. Bunların bir kısmının şartları tutmuyor 65 bine yakın firmada bundan yararlanacak. 3.5 milyar TL'lik bir kredi hacmine ulaşıyoruz bunlarla birlikte. Bu şekilde 1 milyar TL'lik kredi hacmi artırıldı' diye konuştu.
Bakan Ergün, 2011 yılında yeni kredi faizi desteği çalışmalarının da olacağını ifade ederek, 'Ama KOSGEB'in 6 başlık altındaki destek program 2010 yılında uzun vadeli hazırladığımız bir program. Bu nedenle biz bu desteklerden daha fazla yaralanmalarını istiyoruz KOBİ'lerin tabi ki finansmana erişimi kolaylaştıran programlarımız olacak. 2011'de belki gerçekleştireceğimiz konulardan bir tanesi de KOBİ'ler için yeni bir finansman alanı olan KOBİ Borsası'nın kurulması, bunu İMKB ile SPK ile birlikte çalışarak hazırlamaya çalışıyoruz. Bu borsada oluşursa KOBİ'ler yeni bir finansman alanına ulaşacak' dedi.
-KAMUYA YERLİ ÜRETİM ELEKTİRİKLİ ARAÇ ALINIYOR-
Ergün, bir başka gazetecinin, 'Yerli üretimin kullanılması konusunda özellikle makinede bunu teşvik etmek gibi ihale yasasının değiştirilmesi gibi somutlaşan konular var mı? Kamunun taşıt alımlarında 2011 yılında elektrikli araçların alınacağını söylemiştiniz bu konuda bir gelişme var mı?' sorusuna, 'Türkiye Renault Fluence ile elektrik üretimine başladı. Yakında ticari araçlarda da Doblo ile başlayacak. Türkiye seri üretim açısından bunları yapmak noktasında. 2011'de ihracat için daha çok çalışılacak. Biz de bunun gelişmesi için bazı kamu filolarında kullandırılması gerekliliğini vurgulamıştık. Biz kendimiz bir başlangıç yapacağız. Bin'e yakın araç alacağız 2011'de, bunlardan 10 tanesi elektrikli araç olacak ve araçların kamuda kullanımını başlatmış olacağız. Kamu alımlarında Türkiye'de üretilen ürünlerin alınması çok önemli. Biz de Türkiye'de üretilen ürünleri dikkate almalıyız. Kamuda 2 tane genelge yayınlandı biz de Müsteşarlığımız bünyesinde bir birim oluşturduk. Kamu alımlarında Türkiye'de üretilen ürünlerin tercih edilmesini yakından takip ediyoruz. 2011'de bu takibi daha da sıkılaştıracağız. İhale kanununda yüzde 15 fiyat avantajı sağlanmış olmasına rağmen, yerli istekliğine yetmiyor bu durum bu nedenle ihale kanunda değişiklik yapılmalı dedik. Değişiklik metnini de hazırladık. O da gerçekleşirse yerli istekliyi yerli üretici yapacağız. Bu işi Ali'nin Veli'nin yapmasını teşvik etmek değil, Türkiye'de üretilen ürün olarak bu değişiklikle, Türkiye'ye kamunun alımlarında Türkiye'de üretilen ürünler önemli. Kimin ürettiği önemli değil' dedi.
-ÇİNLİLER 2011'DE YATIRIM ATAĞINA KALKACAK-
Bakan Ergün bir başka gazetecinin ise 'Çinli bazı otomotiv üreticilerinin Türkiye'de yatırım yapmak istediklerini biliyoruz. 2011 yılı bu yatırımların gerçekleşeceği yıl olacak mı' sorusuna Bakan Ergün, 'Otomobil başta, başka alanlar için de plan yapanlar var. Ben o planların 2011 yılında gerçekleşeceğini düşünüyorum. 2011'in ikinci yarısından sonra bu yatırımlar daha da artacaktır. Bazı yatırımcılar yatırımı Seçim sonrasına bırakabilir. Çinliler sadece otomobil konusunda düşünmüyorlar, Amerika'dan Kore'den yatırım yapmayı düşünen bi çok firma var. Benim önüme 2 günde gelen dosyalarda bir enerji yatırımı 1 milyar doların üzerinde kararlarını vermişler yapacaklar. Paslanmaz çelikle alakalı 300 milyon dolarlık bir yatırımı yapacak olan var. Bu ince saclarla ilgili bir teknolojik yatırımı planlayan 500 milyon dolar yatırım yapacak bir firma var' diye konuştu.
-BAKAN ERGÜN BELEDİYELERİ UYARDI-
Bir gazetecinin, 'Kamu kurumlarında yerli üretim kullanılması konusunda belediyelere özel bir uyarınız olacak mı?' sorusuna Bakan Ergün 'Elbette Belediyelerde kamu kurumu kamu kaynağı kullanıyor. Önemli tüketiciler bu nedenle Türkiye'de üretilen ürünleri kullanmaları gerekli. Mesela bir belediyenin sınırları içerisinde dünyanın 50 farklı ülkesine ihraç edilen iş makineleri üretiliyor. Ancak o belediye kendi sınırları içerisinde üretilen iş makinasından bir tane almamış. İthal iş makineleri alıyorlar. Sen yakındaki iş yerinden bunu almıyorsun gidip ithal ediyorsun. Belediyenin sınırları içerisinde otobüs fabrikaları var. Bu dünyanın her tarafına otobüs ihraç ediyor. Ama belediye oradan bir otobüs alıpta hizmete sunmuş değil. Tabi ki bunları hep beraber eleştirmeliyiz. Türkiye'de o kadar çok eleştirilecek şey var ki bunları görmemiz gerekiyor' dedi.(ANKA/SON)
(BRŞ/ÖMR) (Ankara Haber Ajansı) 30 dakika önce.. [2446635]
Kaynak: Haberler
