Sp İl Başkanı Gündemi Değerlendirdi

Saadet Partisi (SP) Bartın İl Başkanı Ünal Yurtbay, son günlerde gelişen bazı olayların değerlendirmesini yaptı. Yurtbay, "İthalat cenneti ülke olduk" diyerek hükümeti eleştirdi.

Saadet Partisi İl Başkanı Ünal Yurtbay,yaptığı yazılı açıklama ile gündemdeki bazı konuhlara açıklık getirdi. Başkan Yurtbal, "Hatta dış ülkelere buğday gönderirdik. Şimdi ithal ediyoruz. Her şeyi dışarıdan alır hale geldik. Maalesef biz, ithalat cenneti bir ülke olduk. Avrupa ve Amerika'da ne satılıyorsa pazarlarımızda satılıyor. Ama ne gariptir ki hiçbirini biz üretmiyoruz. Arkasından o olmadı, bu sefer AK Parti kurdurularak bir bölme hareketi başlatıldı. O zaman arkasında dış güçler vardı. Bundan emin olabilirsiniz, çünkü dökümanlar elimizdedir. Eskiden hayli canlı olan hayvancılık oldukça zayıflamış durumdadır. Bu kadar başarılı olduğunu umut ettiğimiz iktidar neden hayvancılığa tam destek veremedi. Tarımda çok kötü durumdayız. Biz bundan 5-6 yıl öncesine kadar kendimize yeten 5 ülkeden biriydik. Hatta dış ülkelere buğday gönderirdik. Şimdi ithal ediyoruz. Her şeyi dışarıdan alır hale geldik. Maalesef biz, ithalat cenneti bir ülke olduk. Avrupa ve Amerika'da ne satılıyorsa pazarlarımızda satılıyor. Ama ne gariptir ki hiçbirini biz üretmiyoruz. En kaba yaptığımız iş, dışarıdan gelen parçaların montajını yapmak. Sonuç olarak 8 sene içinde dış borçlarımız tam altı misli katlandı" dedi.
"DÜNYA SAADETİ MİLLİ GÖRÜŞ İLE MÜMKÜN"
SP İl Başkanı Ünal Yurtbay, Milli Görüş fikriyle her şeyin halledilebileceğini belirtti. Erbakan'ın "'D8'leri kuracağız. Kendi kaynaklarımızı kullanacağız. Onlara muhtaç olmayacağız' dediğini ifade eden Yurtbay, "Bir senenin içerisinde 28 Şubat darbesi yapıldı. Diğer ülkelerde insanları öldürdüler, iktidar dışına ittiler. Bunların hepsimi tesadüf? 'Ceketi çıkarttık' diyen arkadaşlarımız acaba olaya daha geniş çapta bakabiliyor mu? 'Bu ülkede büyük bir oyun oynanıyor ve bu oyunda biz birer piyon oluyoruz' diyebiliyorlar mı? Küçük olaylar üzerinden o büyük olayların ekmeğine yağ sürüyorlar. Fabrikaların çalışmamasına rağmen pazar tezgâhlarında her türlü ürünün satılması korkutucu boyuttadır. Her şeyi dışarıdan alır hale geldik. Maalesef biz, ithalat cenneti bir ülke olduk. Avrupa ve Amerika'da ne satılıyorsa pazarlarımızda satılıyor. Ama ne gariptir ki hiçbirini biz üretmiyoruz. En kaba yaptığımız iş, dışarıdan gelen parçaların montajını yapmak. Sonuç olarak sekiz sene içinde dış borçlarımız tam altı misli katlandı. Tabi bunlar göze görünmeyenler. Ortada sıcak para var. Ama bu sıcak para, yani üretime dayanmayan para yabancının getirip bizim borsaya bıraktığı, sonrada kaymağıyla alıp götürdüğü para. Yarın bir sıkıntı, bir kriz olduğu, bir ambargo yaşandığı zaman ne yapacağız? Eski fabrikaların enkazına gidip yeniden çalıştırmaya mı çalışacağız? Türkiye'deki bankaların yüzde 52'si yabancı sermayenin elindedir. Bir sıkıntı olduğunda yabancılar paralarını çekerlerse ya da mevduatlarını dondururlarsa ne yapacağız? Bu bizim düşünmemiz gereken ana konular. İslam dünyasının zor günler geçirdiği ve bu zor günlerin birlik beraberlik içinde ancak Milli Görüşle aşılabileceği değişmez bir gerçektir. İnsanlık bütün zulümlerden kurtuluşu, Milli Görüşten beklemektedir. Hiç unutmayalım ki, geçtiğimiz tarih boyunca olduğu gibi dünya saadeti ancak Milli Görüşle mümkündür" dedi.