Hukuk ve yasa bilmiyorsan konuşma

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada emekli zamlarını eleştirerek, Başbakan'a "Emeklilerin sırtına biniyorsun" dedi.

Hukuk ve yasa bilmiyorsan konuşma
Konuşmasına üniversitelerde yaşana sıkıntıları dile getirerek başlayan Kemal Kılıçdaroğlı, "Üniversiteler hala özerk değil. Yurtlar yetersiz. Üniversiteleri özerk olmayan ülkelerde temel taşlardan biri eksik. Daha düne kadar YÖK'ü yerden yere vuranlar bugün yeniden sahip çıkıyor. Eskişehir Osman Gazi üniversitesi'nde çok çarpıcı bir durumla karşılaştık. Soru soran gençlerden bir genç kız dediki, "60 kişilik bir koğuşta kalıyorum"... Acaba bunu Sayın Başbakan biliyor mu? Sayın Milli Eğitim Bakanı biliyor mu? Bizim öğrenci olarak okuduğumuz yıllarda 60 kişilik bir koğuş yoktu" ifadelerini kullandı.

İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN KONUŞMASI

Türkiye'nin geldiği noktaya bakınız. Sayın Başbakan'a göre Türkiye çağ atlıyor. Sayın Başbakan senin sayende Türkiye'de öğrenciler 60 kişilik koğuşlarda kalıyor. Gençlere şu mesajı her zaman verdik vermeye de devam edeceğiz gençler korkmayın düşüncelerinizi özgürce dile getiren. Çünkü arkanızda Cumhuriyet Halk Partisi var. Yıllar yılı baskı yaptılar. Ülkenin sorunlarıyla ilgilenmeyin dediler gençler. Türkiye'yi daha iyi yerlere getirmemiz için gençlere sahip çıkmamız gerekiyor. Onun için diyorum onlara güveneceğiz onlara her ortamda her yerde yer vereceğiz.

İKTİDAR İŞSİZLİK KONUSUNDA NE YAPTI

Türkiye'deki gençlerin bir büyük problemi daha var mezun olunca ne yapacağız. Acaba bu iktidar işsizlik konusunda ne yaptı. Yaptığı güzel bir şey var.. İşsizlik fonundaki paraları aldılar başka yerde kullandılar.
 
PARLEMENTOYU DA KANDIRDILAR

Doğu ve Güneydoğu'da yatırım yapacağız diye 2 tiriltyon 600 milyar Lira'yı parlementoyu kandırarak nereye aktardılar.

Bir insanlık dramı gelen bir mektubu grup başkan vekili arkadaşlarım verdiler. Türkiye'nin dramını bundan daha iyi hiç bir şey anlatamaz.

BU TABLO BİR UTANÇ TABLOSUDUR

Ben Metin Kurtçu Sözleşmesi öğretmen olarak başladım Yozgat'ta devam ediyordum. Kanser olduğum için Ankara'da tedavi gördüm. 30 günü geçen rapor sürem nedeniyle maaşım kesildi. Bir sendikaya üye oldum. Aileme nasıl bakabilirim. Kan kanseri öğretmenimize başımızın üzerinde taşıyacağımız öğretmenimize bu tabloyu nasıl reva görebiliriz..

Bir öğretmen üniversitede anne ve babanın boğazından keserek yetiştirdiği bir öğretmen. Siz ona kadro veriyorsunuz. Git şurada sözleşmeli olarak devam et. Ama 30 günden fazla izin alamazsın alırsan böyle olur. Bunu yapan iktidar... Vicdanı olan yüreğinde bir parça iktidar sevgisi olan bir insan bu tabloyu nasıl görmezden gelir. Sosyal devlet bu mu?

Onun için size söylüyorum değerli milletvekillerim. Sosyal devletin ne olup, ne olmadığını anlatmalıyız. Bu tablo sosyal devlet tablosu değildir. Hani Anayasa'nın 2. maddesinde yazıyorya Türkiye Cumhuriyeti, Sosyal, laik ve bir hukuk devletidir. Bu sözleşme işte onu geride bırakıyor.

Bu tablo bizim açımızdan bir utanç tablosudur.

HSYK GÖREV YAPAMAZ HALE GETİRİLDİ

Gençlerle konuşurken onlara şunu da söyledim. Türkiye'de yargının kalbi neden durduruldu. HSYK'nın üyeleri neden görevlerinden istifa ettiler. Diyorlarki 17 Ağustos'tan beri HSYK görev yapılamaz hale getirilmiştir. Bugün sayın Başbakan diyor ki geç kaldırlar istifa etmekte. Yakışıyor mu bir Başbakan'a bu durum.

Hani yasama, yürütme, yargı üçgeni vardı demorasiden nasip almamış bir başbakanın söylemidir bu.

HUKUK VE YASA BİLMİYORSAN KONUŞMA

Elinizi kolunuzu bağlayan mı vardı diyor. Sayın başbakan bilmiyor mu Adalet Bakanı ve Müsteşar katılmadığında karar alınamıyor. Bu da hukuk bilmezliğin göstergesidir.

Hukuk bilmiyorsan konuşma. Yasa bilmiyorsan konuşma.. Ama her ikisinide bilmeyeceksiniz  ama konuşacaksınız.

Yargıç kürsüde otururken arkasında bir levha vardır. O levhada bir söz vardır. 'Adalet mülkün temelidir' oradaki mülk sözcüğü devlet anlamına gelir ama Sayın Başbakan oradaki mülk kelimesini kendi mülkü olarak anlıyor. Kendi mülkü haline getirdiği adalete bakın Türkiye'de bugün ne işlere yol açıyor.

MAHKUM OLANLARDAN FAZLA TUTUKLULAR VAR

Mahkum olanlardan daha fazla hapishanelerde tutuklular var. Daha garip bir tablo tutukluluğunuz infaza dönüşüyor. Yani mahkum olsanız bile içerde daha az kalacaksınız ve nasıl bir hukuk sitemidirki, yargıçların, savcılar telefonu yasadışı dinlenir. Nasıl bir demokrasi anlayışıdır ki yasadışı dinlenene bu telefonları Sayın Başbakan kürsülere çıkıp bu konuşmalar kendilerne malzeme yapıyor.

Nasıl bir demokrasi, nasıl bir hukuktur ki kişilerin özel yaşamlarıyla ilgili hiç bir şey gizli kalmıyor. Onlar bir şekliyle siyasal iktidara düzenli olarak sevk ediliyor. Kişinin dokunulmazlı yok bu ülkede. Milletvekili dokunulmazlığı durur kişinin dokunulmazlığı ayaklar altına alınır bu ülkede. Yargı bizim belki de kontrol edemeyeceğim belki de sağlıklı bakıpta olgunlaştıramayacağım birilerinin güdüymüyle farklı yönlere çekliyor.

Belki diyeceksniiz ki bu çok ağır bir suçlama hayır, bakın neden bu kanıya varıyoruz.

İlahi adalete bakın birinci turda ikinci tura kalması gereken en son iki kişi çıkmıyor. Şimdi kim oylanacak Anayasa'da bu düzenleme yok. Uzun uğraşlar sonucu çözüm bulunuyor. MHP'li grupbaşkanvekili ayrılıyor AKP'li grup başkanvekili olayı kendi yönetimiyle çözüyor. Siz buna hukuk diyorsunuz değil mi?

CUMHURBAŞKANI'NA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Şimdi bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanı'na büyük görev düşüyor 70 milyonun Cumhurbaşkanı olmak istiyorsa. 70 milyonunun taleplerini dikkate almalıdır. Hülle ile Anayasa Mahkemesi'ne üye bulmak hiç kimseye yakışmaz.

Şunu açık yüreklilikle söylüyorum adaletin kantarı bozulursa o kantar bürgün gelir adaleti bozanları da tartar. Onun için diyoruz ki; Adalet mülkün temeli ise, adalet kamunun vicdanıdır da. Değerli milletvekilleri 16 Ekim Dünya Gıda günü bir dönem övünürdük Türkiye dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biridir diyorduk. Şimdi bakıyoruz Türkiye kendi kendine yeten 7 ülkeden biri mi? Hayır? Çiftçi ye soruyorum, AKP'ye oy veren çiftçi kardeşlerime özellikle soruyorum. Niye bu ülke bu hale geldi?

25 YILDIR İLK KEZ DONMUŞ ET İTHAL EDİLİYOR

Besiciliği öldürdüler 25 yıldır ilk kez donmuş et ithalatı yapıyoruz. Çiftçi ve besici kardşeime soruyorum üreten alın teri döken ama alın terinin karşılığını alamayan o çiftçi kardeşime soruyorum. Oy verdiğin AKP'nin gerçek yüzünü gör. Senin alınterinin ve emeğinin değerini vermez. O senin alınterini savunur. Sen ona oy verdiğin sürece seni dahada zor duruma sokacaktır. Bakın 2003'te 42 milyon büyük ve küçük baş haycanımız varken 4,5 milyoın sayıda azalma var niçin? ve çarpıcı bir tabloyu daha o çiftçi kardeşlerimize vermek isterim bir Avrupalı yılda 75 kilo kırmız et tüketiyor. Bizim insanımız 6 kilo, onun için besiciye ve çiftçiye sesleniyorum bunların derdi sizin sorununuz çözmek değil siz içinden çıkması zor farklı bir kulvara sürüklüyor ve şu gerçeğide herkesin bilmesini istiyorum Türkiye şu anmda Dünyanın en pahalı etini yiyor.

Et Balık Kurumu'nun internet sitesinde bir teşekkür metni yayınlanıyor. Satışından zorluk çektikleri eti biz gidip alıyoruz ama bizim köylümüz orada duruyor.

Sayın Başbakan'dan istirham ediyorum bütün miting meydanlarında bunu büyütsün. O konuştuğu duvarın arkasına bunu assın bizim çiftçimizde bunu görsün.

Görsün ki AKP hükümeti kime hizmet ediyor ama biz şunu söylüyoruz çiftçinin sorununu çözecek olan Cumhuriyet Halk Partisi'dir diyoruz. Onun için diyoruz ki aç ve açıkta kimse kalmayacak. Değerli milletvekilleri 5 ay sonra orta vadeli program açıklandı nihayet yaklaşık 4 ay sonrada orta vadeli mali plan açıklandı. Tabloya bakıyoruz Borsa çok iyi gidiyor. Gittiğim toplantılarda soruyorum borsadan kazanan varmı el kaldıran yok. Borsa iyi gidiyor. Bu işten yabancılar kazanıyor.

İŞSİZLİK BİR CENAZE GİBİ ORTA YERDE DURUYOR

Cari açık başını almış gidiyor. İşsizlik orta yerde duruyor bi cenaze gibi kaldıran yok.  Şimdi Sayın Başbakan'a bir soru sormak isterim soru şu şimdi geçen hafta Türkiye'ye 1 milyaro Dolar sıcak para getiren bir kişi 1 ayda kaç para kazanır. Arkadaşlar hesapladı 56 bin Dolar kazanıyorsunuz. Bu ülkenin hangi sanayicisi, hangi üreticisi, hangi çiftçisi, 1 milyar dolar karşılığında 56 bin dolar kazanır. Rakamlara inanmıyorsa danışmanlarına hesaplattırabilir.

Şimdi ne oluyor adam gidiyor japonya'dan düşük faizle para alıyor. Getirip burda yatırım yapıp para kazanıyor. Asıl soru şu bu ekonomi politikası kime hizmet ediyor.

Eğer bu sorunun yanıntını kahvedeki vatandaşımız. bu soruların yanıtını bulursak Türkiye değişecektir.

Söylemle verilen rakamlar arasında farklılık var. Yapılan zam yetersiz ve Sayın Başbakan bu zammı açıklarken diyor ki ençok anamuhalefet partisinin lideri emeklilere açıklama yaparken onları istismar etti. Yine yanlış şeyleri söylüyor emeklilere doğruyu söylüyoruz sne rahatsız oluyorsun biz bunu biliyoruz Sayın Başbakan. Sen benim soruma cevap ver niye yanıt vermiyosun bu ülkede yaratılan katma değerden emekliye pay veriyor musun. Bu soruyu anlayacak düzeydesin. Emekli hakkını alamadı, aylığı aldığında görecektir. Tüp gaza yapılan zama bak.

NASILSA EMEKLİ ET YİYEMİYOR ZAM KİMİN UMRUNDA

Et zammı ne kadar diye sordum, Sayın Başbakan şunu düşünüyor. Nasıl olsa emekli et yemiyor. yüzde 43 olmuş 53 olmuş ne farkeder, nasıl olsa et yemiyor.

Emekliyi kandırmayalım, kandırılmalarına da izin vermeyeceğiz. 9 milyon emekli var gidecekler aylıklarını alacaklar ellerine kaç lira geçtiklerini görecekler sonra kasapın önünden geçip bir sorsunlar bakalım Türkiye gerçeği nedir diye. Onun için Başbakan kimseleri aldatmaya kalkmasın. Başbakan'ın bir özelliği var cilalaması çok iyi allıyor pulluyor satmaya kalkıyor. Sattırmayacağız onu halka gideceğiz onun tezgahınıo bozacağız.

Dünya Bankası'nın bir raporu yayınlandı, kadın nüfusun iş gücüne katılmasının rakamları yer aldı. Şimdi 2008 raporunda seçilmiş bazı ülkelerde kadının iş gücüne katılma oranını dikkate sunacağım.

Dünya bankasını raporu benim raporum değil. eğer bu tablo bütün kadın kardeşlerimin di,kkatle bakması gereken bir tablodur. AKP'nin izlediği politikada en büyük zararı gören kadınlarımzıdır. Çalışmak isteyip katkı yapmak isteyen kadın eğer işsizlik sorunuyla karşılaşıyorsa önce onun işine son veirliyorsa o sorunu en çok yaşan kadınlarımızdır.

2008'de böyle 2010'da ne oldu? Tarımda istihdamda büyük bir patlama yaşandı. Ona rağmen kadının iş yaşamına katılımı yüzde 26'da kaldı yani Fas'ın bile altında. Hepinize teşekkür ediyorum. Güzel bir tabloyu beraber yaratacağız. Partimize katılımlarla hergün biraz daha güçleneceğiz ve yolumuza devam edeceğiz hepinize teşekkür ediyorum..