Ormandan gelir hedefleniyor

Mersin Orman Bölge Müdürlüğü, yaklaşık 100 bin hektarlık bir alanda rehabilitasyon çalışması gerçekleştirerek, 20 yıllık bir zaman diliminde 187 milyon 483 bin TL'lik gelir elde etmeyi hedefliyor.

Orman Bölge Müdürü Mustafa Gözükara, odun dışı ürünlere yönelik olarak sahaların hızlı bir şekilde imar edildiğine dikkat çekerek, yapılacak olan çalışmalarla birlikte yöre insanına hem gelir kaynağı sağlanıp istihdam oluşturulurken, hem de besin güvenliği, ekolojik turizm, tıbbi ürünler ve yaban hayatı açısından önemli katkılar sunulduğunu vurguladı. Bölge Müdürlüğü sınırları içinde yer alan yaklaşık 100 bin hektarlık odun dışı orman ürünlerine yönelik rehabilitasyon çalışması yapılacağının altını çizen Gözükara, harnup, defne, biberiye ve zeytin sahalarının 20 yıllık süreçte verimli hale getirilerek, bölge halkına ve ülke ekonomisine katkıda bulunmayı amaçladıklarını söyledi.
Gözükara, söz konusu alanların verimli hale getirilmesi durumunda da bugünkü rakamlara göre yaklaşık 187 milyon 483 bin TL'lik bir gelir elde edilmesinin planlandığını, bunun da odun hammaddesinden elde edilen gelirin 4 katı olduğuna işaret etti. Odun dışı orman ürünlerine yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü anlatan Gözükara, mevcut verimsiz ve bozuk sahaların en kısa sürede verimli hale getirilerek, ülke ekonomisine kazandırılması noktasında başlatılan imar çalışmalarının yanında orman içi ve yakınındaki köylerde yaşayan insanları da ağaçlandırma konusunda teşvik ettiklerini dile getirdi.
Mustafa Gözükara, düzenli ve planlı bir çalışma ortaya konulması halinde; odun ve odun dışı ürünlerin ekonomik getirisinin de yüksek olacağını, bu durumun da insanların sosyo-ekonomik yaşantısında önemli katkılarda bulunacağını savundu. İl Çevre ve Orman Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalar kapsamında yılda 15 bin hektarlık alanın rehabilite edilerek ağaçlandırıldığını belirten Gözükara, 2009 yılı sonuna kadar da 250 bin hektarlık ormanlık alanın rehabilite edilip ağaçlandırılmasını sağlayacaklarını söyledi.
Gözükara, "Bu çalışmalara bağlı olarak doğada bulunan çok çeşitli otsu ve odunsu bitkileri muhafaza ediyoruz. Bunun yanında nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bitki türlerini koruyarak, biyolojik devamlılığını sağlıyoruz. Çağımızın ve önümüzdeki yüzyılların en büyük problemlerinden biri de Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile oluşturulan ürünler olacak. Bu noktada ortaya koyduğumuz çalışmalarla aynı zamanda da ülkemizin gen kaynaklarını da yerinde koruyarak, geleceği güvence altına almaya çalışıyoruz" dedi.