USD (Alış - Satış) : 4,75 - 4,76 EURO (Alış - Satış) : 5,49 - 5,50

Sık tekrarlayan hıçkırığa dikkat

Op.Dr. Bilgehan Sonbahar, sık tekrarlayan hıçkırığın gizli reflü habercisi olabileceğini söyledi.

Sağlık / 14 Mart 2018 Çarşamba 12:42
Sık tekrarlayan hıçkırığa dikkat

Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Bilgehan Sonbahar, “Pek çoğumuz gün içinde aniden hıçkırmaya başlayabiliriz. Bazen nefesimizi tutar bazen de su içerek bu istemsiz durumdan kurtulmaya çalışırız. Ancak sebepsiz sanılan ve uzun sürebilen ve sık tekrarlayan hıçkırıklar reflü belirtisi olabilir. Hıçkırık, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayıran ve diyafram adı verilen kasın istem dışı kasılmasını takiben ses tellerinin bulunduğu gırtlak bölgesinin aniden kapanmasıyla oluşur. Dakikada 20-30 kez tekrarlayabilir” dedi.

Gizli reflü yani semptomatik olmayan reflünün durumunun ilk habercisinin hıçkırık olabileceğini ifade eden Op.Dr. Sonbahar, “Bu hastaların reflüsü tedavi edildiği zaman hıçkırık da geçer. Herkesi zaman zaman hıçkırık tutabilir fakat reflüsü olan hastalarda daha sık ve uzun süreli görülür. Bu hastalık beslenme tarzı ile yaşam alışkanlıklarına özen gösterildiği ve ihtiyaç duyulduğunda ilaç tedavisine devam edildiği sürece genellikle kontrol altında tutulabiliyor. Ancak bazı durumlarda operasyon şart görülebiliyor” diye konuştu.

Op.Dr. Sonbahar, reflüde ameliyata götüren nedenleri şöyle sıraladı:

“Mide fıtığı eşlik ediyorsa: Reflü hastalığına sıklıkla mide fıtığı eşlik edebiliyor. Mide fıtığının bazı türlerinde fıtık boğulması ve acil ameliyat riski oluyor. Bu tür fıtıklarda reflünün şiddetine bakılmaksızın hastaya ameliyat öneriliyor.

İlaç tedavisine rağmen yakınmalar geçmiyorsa: Reflüye bağlı olarak yemek borusunda yanma, ekşime, ağza acı su gelmesi gibi yakınmaları olan hastaların bu yakınmaları genellikle PPI (proton pompa inhibitörü) denilen, asit üretimini azaltan ilaçlarla kontrol altına alınabiliyor. Fakat bazı hastalarda tüm diyet uygulamaları ve ilaçlara rağmen yakınmalar devam ediyor. Bu grup hastalar ancak ameliyattan fayda görüyor.

Yemek borusu içinde doku hasarı saptanmışsa: Reflüye bağlı yakınmaları diyet ve düzenli ilaç kullanımıyla kontrol altına alınmış olan hastaların kontrol endoskopisinde yemek borusunda doku hasarı (ülser veya mukozal tahriş) görülebiliyor. Bu hastalara da ileride yemek borusu kanseri gelişme riski sebebiyle ameliyat öneriliyor.

Kanserleşmeye doğru giden doku değişimleri varsa: Reflü olduğunda yemek borusuna kaçan asit salgısı yemek borusunun iç yüzeyini döşeyen mukozada hasara yol açabiliyor. Bu durum kronik bir duruma geldiğinde, yemek borusunda barrett özofagus olarak nitelendirilen ve kansere dönüşme ihtimali olan değişikliklere yol açıyor. Eğer bir hastada bu tür değişiklikler oluştuysa yemek borusunu reflüye karşı daha iyi korumak gerekiyor. Bu durumda da ameliyat öneriliyor.

Hasta sürekli ilaç kullanmak istemiyorsa: Reflü hastalarında diyet ve ilaçların yardımıyla yakınmalar geçebiliyor. Bazı hastalar bu ilaçları ömür boyu kullanmak zorunda kalabiliyor. Ömür boyu ilaç kullanmak ya da diyet yapmak istemeyen hastalar yaşam konforunu arttırmak için kalıcı çözüm arayabiliyor. Bu grup hastalara da ameliyat öneriliyor.” Kaynak : İHA

HastalıkHıçkırıkAmeliyatSonbahar



YAZARLARTAMAMI

SORUNLARLA BAŞA ÇIKMAK

Süleyman Beledioğlu

KUDÜS VE VATAN

Türker Akıncı
Feedback
Bu sayfa veya içerik ile ilgili bir sorun olduğunu mu düşünüyorsun?
Lütfen bir kaç saniyeni ayır ve aşağıdaki form ile bize bildir
Mail Adresiniz:
Resim Doğrulama Kodu Kodu Yenile
HABERDAR OLMAK İÇİN MAİL BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright BeyazGazete.Com ' Tüm Hakları Saklıdır. Web sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Kaynakları beraberinde belirtilmiştir. Haberleri kopyalamayınız.
Ajanslar
yukarı