Saldiriya Ugrayan Savcinin Esi Açiklamasi 'Dehsete Düsürücü Bir Olaydi'
Ordu’nun Aybasti ilçesinde ailesi ile birlikte saldiriya ugrayan Cumhuriyet Savcisi Mücahit Samil Koca’nin esi Dilara Koca, “Bize sürekli agresif tavirlar ile yaklastilar, böyle bir olayin yasanmasi, annemin ve bebegimin yere düsmesi bizi çok kötü etkiledi. Dehsete düsürücü bir olaydi” dedi.

Savcinin esi Dilara Koca, yasadiklari olayi Ihlas Haber Ajansi’na telefon baglantisi ile anlatti.
“Yasananlar bizi çok kaygilandirdi”
Dilara Koca, “Yasanan olayin dehseti zaten bizi çok kaygilandirdi ve bebegin orada olmasi ve yere düsmesi zaten bizi çok etkiledi. Olayin gerçek yüzünü zaten dogru haberler yayildiktan sonra çok sükür herkes biliyor. Böyle bir olayin yasanmasina çok üzüldük” diye konustu.
“Is yerine ilk gittigimiz andan itibaren agresif tavirlar vardi”
Ilk gittikleri andan itibaren is yeri sahipleri ve çalisanlarinin kendilerine agresif tavirlar ile yaklastiklarini belirten Dilara Koca, “Biz içeriye normal bir sekilde girdigimizde, karnimiz da çok fazla aç olmadigindan, siparis vermeden ve masaya oturmadan önce yemegin ne kadar sürede çikabilecegini sorduk. Ilk önce bir kisi 20 dakika, ardindan sahibi oldugunu düsündügüm kisi ‘yok 30 dakika’ dedi.
Üst katta oturma yerleri vardi ancak ‘temizlik var’ diyerek çikmamiza müsaade etmediler. O esnada üst kattan baska birileri de iniyordu. Bu olayda bize ‘yer yokmus da biz olay çikartmisiz’ gibi bir algi olusturuldu. Soy isimlerine (Güleç) hiç yakismayacak güleçlik ile degil de asik bir suratla ‘üst kat temizleniyor, yuvarlak masaya geçebilirsiniz’ dediler. Biz masaya geçmeye yeltendigimiz esnada bize siparisin uzayacagini söyleyince hiçbir sey söylemeden, tepki göstermeden vazgeçerek disariya çiktik” ifadelerini kullandi.
“Tavsiye üzerine gitmistik”
Disariya çiktiktan çok kisa bir süre sonra içeriye geri geldiklerini ancak bu sefer de siparisin hazirlanma süresinin 1 saat olarak kendilerine iletildigini aktaran Koca, “Zaten tepki vererek çiksak içeriye geri dönemeyiz. Birkaç metre uzaklastiktan sonra yine farkli bir yerde de siparisin uzun sürebilecegini, bize de burayi tavsiye ettikleri için, aklimizda da kalmasini istemedigimiz için Güleç Izgara Salonu’nda yemek istedik ve normal bir sekilde içeriye geri girdik, zaten ilk basta tartismis olsak kendimiz de girmek istemeyiz. Içeriye girince onlarin bize ilk basta yönlendirdikleri masaya geçtik ve oradan gelen bir beyefendi bize siparis verip vermedigimizi sordu. Vermedigimizi söyleyince ‘1 saat sürer’ dedi.
Zaten o esnada birkaç adim atip geri geldik, masa bos, masada da kimse yoktu” seklinde konustu.
“Bize, ‘neden sürekli dükkana giriyorsunuz?’ dediler, bütün olaylar 10 dakika içerisinde gerçeklesti”
Izgara salonuna ilk girdikleri andan ve saldirinin oldugu zamana kadar geçen sürenin yaklasik 10 dakika sürdügüne dikkat çeken Dilara Koca, “Öyle anlatildigi gibi yarim saat 40 dakika sürmedi. Bazi medya kuruluslarina ‘savci siparis verdi, yarim saat süre verildi, geri geldiginde yemek yenemedigi için, yer kalmadigi için sinirlendi’ gibi olaylar konusuldu ancak bu tür olaylar hiç olmadi. Içeriden ilk çikisimiz ile geri gelisimiz arasinda 2 dakika yoktur, zaten bütün olay 10 dakika içerisinde oluyor. Biz zaten siparis bile vermedik ki bekleyelim. Sonrasinda bize siparisin 1 saat sürecegini söyleyince neden sürekli farkli süre söylendigini sorduk. O esnada kasada çalisan oldugunu düsündügüm bir kisi bize ‘niye sürekli dükkana girip çikiyorsunuz?’ dedi, esim de ‘biz müsteriyiz neden girmeyelim ki?’ dedi.
Sonrasinda esim is yerinin sahibi ile görüsmek istedi. Bu esnada derdini anlatmaya çalisti. Kendisinin Cumhuriyet savcisi oldugunu ve jandarma ekiplerinin tavsiyesi üzerine, güzel bir yer olarak söylendigi için burayi tavsiye ettigimizi söyledi.
Jandarmanin önerisinin aslinda onlari mutlu etmesi bile gerekirdi. Sonrasinda esime ‘sen neden kimligini söylüyorsun ki simdi?’ dedi.
Sonrasina beyaz tisörtlü birisi, esim is yeri sahibi ile konusurken agresif tavirlar sergiledi, sonrasinda biz normal bir sekilde disariya çiktik, görüntülerde de mevcut” açiklamalarinda bulundu.
“Ilk basta saldiriyi anlamadim, annem ve bebegimin yere düstügünü sonradan fark ettim, dehsete düsürücü bir olaydi”
Cumhuriyet Savcisi Mücahit Samil Koca’nin esi Dilara Koca, son olarak yasananlari su sekilde anlatti:
“Biz disariya çiktiktan sonra turuncu önlüklü bir kisi olayin ne oldugunu sordu, esim de geri döndü ve o sahsa derdini anlatmaya çalisti. O esnada bize soru sorun sahis içeride degildi, bizim olayimiza vakif da degildi ama o kadar çok sinirlendi ki aslinda kendisi ile muhatap da olmadik. O da bize kükremeye basladi, o esnada içeriden kosarak yanimiza geldi, sonrasinda birisi esime vurdu. Ilk basta ne oldugunu da anlamadim, sadece birakip gitmek istedik. Sonrasinda o kalabalikta arbedede ile birlikte annem ve kucagindaki bebegim yere düsmüsler. O esnada fark edemedik, gördügüm sey annemin ve kizimin yerde yatiyor olusuydu. Onlari hemen kaldirdim ve bir anda ‘bebegimi düsürdünüz’ diye bagirdim. Dehsete düsürücü bir olaydi, sonrasinda oradan ayrildik. Sahislar o kadar agresifti ki, jandarma ekipleri geldiginde dahi halen agresif tavirlari devam ediyordu. Sanirim kendilerinde ‘müsteri gelse de olur, gelmese de olur’ düsüncesi vardi. Annem, babam, bebegim, yegenim ve biz çok kötü bir durum yasadik.”
