Ladik Gölü, 'Ladik Çölü' Oluyor

Yüzen adalarin bulundugu doga harikasi Ladik Gölü, kirmizi alarm veriyor. Havadan görüntülenen gölde çölü andiran manzaralar ortaya çikti.

Ladik Gölü, 'Ladik Çölü' Oluyor
Oldukça düsen su seviyesi nedeniyle dibi görünen Ladik Gölü ile ilgili Prof. Dr. Cevdet Yilmaz, "Lâdik gölü tamamiyla kuruyabilir. Çünkü Lâdik Gölü’nün gelir-gider dengesi son yillarda çok bozuldu" dedi.

Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’ndeki en önemli dogal göllerinden biri olan, yüzen adalari ve turna baligi ile ünlü Lâdik Gölü, kurakliktan oldukça etkilendi. 870 dekarlik alanda bulunan gölün bazi bölümleri meraya dönüserek hayvanlar otlamaya basladi.

Gölde sularin çekilmesiyle ortaya çatlayan toprak manzaralari çikti. Göle renk katan binlerce pelikan kusunun dogal yasam alani daraldi. Ladik Gölü ve pelikanlar havadan görüntülenerek kurakligin boyutu gözler önüne serildi.

"Lâdik gölü tamamiyla kuruyabilir"

Ladik Gölü’ndeki durumu degerlendiren Ondokuz Mayis Üniversitesi(OMÜ) Egitim Fakültesi Cografya Egitimi Anabilim Dali Baskani Prof. Dr. Cevdet Yilmaz, "Lâdik ilçesinde bulunan ve adini buradan alan Lâdik Gölü, Türkiye’nin en önemli tektonik kökenli dogal tatli su alanlarindan biri. Son yillarda dünya genelinde görülen sicaklik artislari ve buna bagli olarak ortaya çikan kuraklik ülkemizde açik su yüzeyleri olan dogal göllerimizi de etkiliyor. Anadolu’da birçok göl kurudu. Lâdik Gölü de yaz kurakligindan fazlasiyla etkilendi ve sulari çekilerek genis bir alanda göl tabani ortaya çikti. Önlem alinmadigi takdirde Lâdik Gölü tamamiyla kuruyabilir. Çünkü Lâdik Gölü’nün gelir gider dengesi son yillarda çok bozuldu. Yaz kurakliklariyla bu denge onarilamaz hale geldi. Göl alaninda gelir gider dengesinin kurulmasi ve gölün tekrar eski dönemlerdeki görünümünü almasi için kisa ve uzun vadeli acil eylem planlarina ihtiyaç var" diye konustu.



"1 metrenin altina kadar geriledi"

Göl sahasinin yari yariya azaldigini belirten Prof. Dr. Cevdet Yilmaz, “Lâdik Gölü, Kuzey Anadolu Fay Hatti üzerinde olup, Lâdik ilçe merkezine de çok yakin. Göl geçmiste 7 km uzunluga, 2 km genislige sahipti. En derin yeri 6 m civarinda olup, yaklasik 870 hektar alan kapliyordu. Günümüzde göl sahasi yari yariya azaldigi gibi su seviyesi de oldukça düserek 1 metrenin altina kadar geriledi. Lâdik Gölü’nü besleyen küçük akarsularin çogu gölün hemen güneyindeki Akdag’dan kaynagini aliyor. Geçmisten günümüze göl ve çevresinde; avcilik ve balikçiligin yani sira sazliklara bagli olarak hasircilik, çiçek topragi (torf) elde etme, gölün fazla sularindan sulamada faydalanma, yazin göl sularinin çekildigi alanlarda mera hayvanciligi gibi faaliyetler vardi. Göl önemli bir sulak alan olup, ayni zamanda göçmen kuslarin barinma ve ugrak yeri oldugu için Önemli Kus Alani (ÖKA) statüsüne alinmis, ayrica son dönemlerde yüzen adalariyla da adindan söz ettirmeye baslamisti" seklinde konustu.



"Büyük bir felaketle sonuçlanabilir, göl bütünüyle kuruyabilir"

Prof. Dr. Yilmaz sunlari söyledi:

"Lâdik Gölü deniz seviyesinden yaklasik 900 m yüksekte. Karadeniz sahiline göre daha az nemli olmasi, hemen gerisinde Akdag’in hem kis turizm merkezi hem yazin yaylalariyla ayri bir çekicilik tasimasi, Lâdik kasabasi gibi tarihi bir yerlesmenin hemen yakininda, Lâdik-Tasova güzergâhi üzerinde anayol üzerinde bulunmasi gibi çekiciliklerle yine son yillarda turizm sektöründe de öne çikmaya baslamis, çevresindeki turistik tesis sayisi artmaya baslamisti. Lâdik Gölü’nü besleyen ana kaynaklar Akdag çikisli olup bu sular günümüzde ticari sirketler tarafindan siselenerek satildigi için gölün beslenmesi bu kesimlerde neredeyse sifira yaklasmistir. Hemen dogusundaki Destek Bogazi yörede su bölümü çizgisini olusturmakta, bu yüzden Lâdik Gölü dogu tarafindan beslenememektedir. Çevredeki küçük diger dereler de gölü beslemekte yetersiz kaldiklari gibi, ani saganak yagislar sonucu tasidiklari bol alüvyonlarla göl tabanini doldurarak gölün daha da siglasmasina sebep olmaktadirlar. Batida, gölün ayak kisminda DSI’nin bir regülatörü vardir. Bu regülatör ile Lâdik Gölü sulari Tersakan Çayi üzerinden Merzifon’daki Yedikir Baraji’nin yedek su rezervuari islevini görmektedir. Kurak mevsimlerde Suluova’nin tarimsal sulama suyu ihtiyaci Yedikir Baraji’ndan, Yedikir’in yedek su ihtiyaci da Ladik Gölü’nden karsilanmaktadir. Bu regülatörle göl sularinin seviyesi yüksek tutulabilir fakat bu durumda tarimsal sulama etkilenmektedir. Son yillarda Akdag’in yeterince kar yagisi görmemesi daglik alan ekosistemini de bozmus, bu alandan sizarak veya akarak gelen sularin miktarini azaltmistir. Bu da yetmezmis gibi, Akdag’dan kaynagini alan sularin çok büyük kismi kontrol altina alinip içme suyu olarak siselenip satildigi ve isin içine su ticareti girdigi için bu kaynaklardan gölün beslenmesi de artik neredeyse imkânsizdir. Görüldügü gibi Lâdik Gölü havzasi büyük bir ekosistemdir ve birbiri ile iliskili çok sayida faktör Lâdik Gölü’nü etkilemektedir. Bu süreçte artan kuraklik ve göl seviyesindeki degisim büyük bir felaketle sonuçlanabilir, göl bütünüyle kuruyabilir. Gölün gelir gider dengesini gözetecek yakin ve uzak vadeli iyilestirici ve sürdürülebilir projelere, havza yönetim modellerine ihtiyaç vardir. Ancak bunlar yapilir, göl havzasina bir bütünün parçalari gibi bakilir, ona göre bir yönetim plani uygulanirsa göl kurtulabilir ve gelecek nesillere ulasabilir."

"Yillar öncesinde bu göl kenarinda 3-5 kilo turna baligi tutardim"

Ladik’te yasayan egitimci-yazar Hadi Ergül ise "Uzun zamandir devam eden kuraklik, küresel isinma, gözbebegi olan Ladik Gölümüzü bitirme noktasina getirdi. Üzülerek belirtmek istiyorum ki etrafindaki köylülere, çevresindeki insanlara as olan is olan göl çaresizlik içerisinde kendi yasamini sürdürmeye çalisiyor. Binlerce canlinin yasadigi gölümüzde pelikanlar, dünyaca ünlü turna baliklari, tahta baliklari ve yillar öncesinde hasir dokunan kamislari, yüzen adaciklari ile örnek olan gün geçtikçe degerini, kiymetini kaybetmektedir. Bunun yani sira asiri, bilinçsiz, beceriksiz yapilan sulama faaliyetleri ile göl tamamen susuz kaldi. Yillar öncesinde bu göl kenarinda ben kasik oltam ile 15 dakika içerisinde 3-5 kilo turna baligi tutardim. Benimle birlikte yüzlerce kisi ayni güzelligi yasiyordu. Bugün ne o insanlari var, ne o baliklar var. Sadece gölün yapismis topraklari çaresiz yüzen pelikanlari var” ifadelerini kullandi.
Kaynak: İHA