Hastalarin 'Bagimlilik' Korkusu

Ondokuz Mayis Üniversitesi (OMÜ) TIP Fakültesi Algoloji Uzmani Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Kurçaloglu, "Bizim ’opioid’ dedigimiz ’narkotik analjezik’ ilaçlar agri bölümü olarak çok yazdigimiz ilaçlardir. Bu ilaçlar bir uzman hekim tarafindan hastaya önerildiyse orada ciddi bir agri durumu vardir. Bir çesit ’uyusturucu’ niteliginde kullanilmaya çalisan insanlardan dolayi gerçek hastalara yazdigimiz zaman hastalar bazen tedirgin olmaktalar. Bu ilaçlar uzman hekim tarafindan ön görüldüyse bagimlilik potansiyeliniz çok düsük demektir" dedi.

Hastalarin 'Bagimlilik' Korkusu
Çok ciddi agrilari olan hastalar ’narkotik analjezik’ ilaçlari kullanmakta tedirginlik yasiyor. Bazi insanlarin ’narkotik analjezik’ ilaçlari uyusturucu niteliginde kullanmaya çalismasindan dolayi gerçek hastalari hem yakalanma korkusu hem de bagimli olmasi korkusu sariyor. Hastalara önemli uyarilarda bulunan Algoloji Uzmani Dr. Ögretim Üyesi Mustafa Kurçaloglu, kisilerin tedirgin olmamasi gerektigini ve devletin yetkili kurumlarinin bu konularda siki takip yaptigini söyledi.



"Ona kötü bir ilaç yaziyormusuz gibi, uyusturucu madde veriyormusuz gibi bir algi olusabiliyor"

Dr. Kurçaloglu ’narkotik analjezik’ ilaçlarla ilgili, "Bizim ’opioid’ dedigimiz narkotik analjezik ilaçlar agri bölümü olarak çok yazdigimiz ilaçlardir. Bunlarin en sik yasadigimiz yan etkileri bulanti, kusma, bas dönmesi, istahsizlik, kabizlik gibi rahatsizliklardir. Bagimlilik potansiyeli de esasinda bazi ilaçlarda mevcuttur. Fakat bagimlilik potansiyeli eger bir algoloji uzmani tarafindan gerekli görüldüyse bu ilaçlara bagimli olmaniz düsük bir ihtimaldir. Sifir diyemeyiz ama düsük bir ihtimaldir. Çünkü narkotik analjezik dedigimiz ilaçlar bir uzman hekim tarafindan hastaya önerildiyse orada ciddi bir agri durumu vardir. Bu hastalarin bu ilaçlara bagimli olma ihtimali düsüktür. Hasta bizim yazdigimiz ilaci kullanirken agrisi geçiyor ama 1-2 ay sonra agrisi geri döndügünde kendisini bagimli oldugunu saniyor ama bu bagimlilik degildir. Bagimliligin farkli belirtileri vardir. Bagimlilik konusunda ülkemizde maalesef su anda en büyük sikinti ’pregabalin’ ve ’gabapentin’ adli ilaçlardadir. Çünkü bu ilaçlarin suiistimali söz konusudur. Bu ilaçlarin düsük dozda bir keyif verici etkisinden kaynakli suiistimal yapilmaktadir. Bir çesit uyusturucu niteliginde kullanilmaya çalisan insanlardan dolayi gerçek hastalara yazdigimiz zaman hastalar bazen tedirgin olmaktalar. Ilaçlarin uyusturucu suçlarinda yakalandiklarini görüp ya da çesitli el altindan ticaret yapildigindan dolayi bu ilaçlarda tedirginlik yasiyorlar. Ama Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve devletin yetkili kurumlarinin bu konuda siki takibi sayesinde bu bagimliligin önüne geçmede güzel adimlar atilmistir. Bu ilaçlar uzman hekim tarafindan ön görüldüyse bagimlilik potansiyeliniz çok düsük demektir. Ilaçlar fayda görmeyebilir ya da yen etki yapabilir. Bu durumda ise tekrar hekiminizle istisare edebilirsiniz. Narkotik analjezik hastalarda, kronik agri hastalarinda ve özellikle kanser hastalarina yazdigimiz morfin türü ilaçlarda halkimizda bir korku ve endise oluyor. Hastamiza morfin türü ilaç yazdigimizda sanki ona kötü bir ilaç yaziyormusuz gibi, uyusturucu madde veriyormusuz gibi bir algi olusabiliyor. Bu son derece yanlis bir algidir çünkü bazi agri türlerinde bu ilaçlari kullanmamiz lazim" diye konustu.



"Çünkü her ilaç aslinda bir zehirdir"

Vatandaslarin bir ilaci gereginden fazla kullandigi zaman böbrek yetmezligi gibi birçok hastaligin ortaya çiktigini ifade eden Dr. Kurçaloglu, "Agri kesici ilaçlar algoloji kliniklerinde ve tipta çok yazilan ilaçlardir. Agri kesici ilaçlarin temel özelligi hastalarin agri sikayetlerini dindirmeye yarayan ilaçlardir. Bel, bas, eklem, sinir hasarina bagli agrilar, kanser agrilari gibi birçok agriya bu ilaçlar yazilmasi gerekir. Toplumumuzda agri kesici denince akla ilk gelen ilaçlar ’antienflamatuar’ dedigimiz ilaç grubudur. Antienflamatuar ilaç grubunda toplumumuzda çok yüksek oranda yanlis ve fazla kullanim mevcuttur. Buna bagli olarak da bu ilaçlarin yan etkileri mide ülserleri ya da bagirsak hastaliklari, karaciger, böbrek gibi organlarda ileri derecede hasar olusabilir. Bazi hastalarimiz bir antienflamatuar ilaci benimseyerek normal bir yemek ögünü yer gibi günde 2-3 defa yillarca kullanan hastalarin maalesef böbrek yetmezligi ile diyalize mahkum oldugunu gözleyebiliyoruz. Bu konuda mutlaka hekimlerin gözetiminde ilaç kullanilmasi gerekmektedir. Çünkü her ilaç aslinda bir zehirdir. Ilaç ile zehri ayirt eden sey dozu ve kullanim amacidir. Hekimler ilaç yazarken mutlaka hastalarin yasina, ek hastaliklarina, sikayetinin derecesine, agri sikayetinin niteligine göre ilaç seçimi yapmaktayiz ve hastaya uygun ilaç dozunu ayarlamaktayiz. Bu yüzden ‘komsum su ilaci kullaniyordu, benim de belim agriyor onun ilacini alayim’ demek son derece yanlistir. Böyle hastalarimiz her türlü yan etkiye açik hale gelirler. Özellikle migren, nöropatik, kanser agrilari, bel agrilari gibi kronik hastaliklarda ilaçlari düzenli sekilde hekimlerinin ön gördügü uygun ilaçlari eksik veya fazla olmadan kullanmalari lazim. Bazi hastalarimiz önerdigimiz dozdan daha düsük dozda ilaç kullaniyorlar. Bu da agri tedavisinde yetersizlige neden oluyor. Agri sikayetlerinin uzamasi nedeniyle de tedavinin daha da zorlasmasina yol açiyor. Tabii, bu agri kesici ilaçlarin da yan etkisi vardir. Antienflamatuar ilaçlarin en sik gördügümüz yan etkileri midede rahatsizlik, mide ülseri, uzun dönem kullanmada böbrek yetmezligi gelismesi gibi yan etkileri olmaktadir" seklinde konustu.

Kaynak: İHA