Nadir Görülen Bagisiklik Sistemi Hastaliklari Ele Alinacak
Ege Üniversitesi Tip Fakültesi Iç Hastaliklari Alerji ve Klinik Immünoloji Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ömür Ardeniz, nadir görülen immun yetmezlik (bagisiklik sistemi) hastaliklarinin sayisinin son yillarda artarak 600’e ulastigina açikladi ve önemli açiklamalarda bulundu.

Ege Üniversitesi Tip Fakültesi Iç Hastaliklari Alerji ve Klinik Immünoloji Bilim Dali Ögretim Üyesi Prof. Dr, Ardeniz, esbaskanligini yaptigi Ulusal Nadir Görülen Hastaliklar Dernegi tarafindan Izmir’de birincisi düzenlenen “Pediatriden Eriskinlige Degisken Yüzleri ile Primer Immün Yetmezlik Sempozyumu”nun 26-28 Nisan tarihleri arasinda gerçeklesecegini söyledi.
Özdere’de Club Marvy Otel’de yarin baslayacak sempozyumla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Ardeniz söyle konustu: “Günümüzde bilinen yaklasik 7000 nadir hastalik bulunmaktadir ve primer immün yetmezlikler de bu grubun içinde yer almaktadir. Primer immün yetmezlik sayisi son dakikada görülmemis bir hizla artarak 600’e yakin bir rakama ulasti. Öyle görünüyor ki bu sayi önümüzdeki dönemlerde daha da katlanarak artacaktir. Akraba evlilik veya ayni köyden evlilik oraninin çok yüksek oldugu bir ülkede yasiyor oldugumuz gerçegi de bu bilgiye eklendiginde ülkemizdeki primer immün yetmezlik vaka sayisinin tahmin edilenden de yüksek oldugu öngörülebilir. Bununla birlikte Tip Fakülte müfredatinda nadir hastaliklara gerektigi kadar yer verilmemektedir. Bazi Üniversitelerimizde Immünoloji bilim dali dahi bulunmamaktadir. Dolayisiyla tip fakültesinden mezun olan taze doktorlarimiz bilmedikleri bir hastalik grubu karsisinda tedirgin olmakta veya bu vakalar baska tanilar altinda bir hekimden digerine gezerek vakit kaybetmektedir. Bazi hastalar ise yanlis tedaviler alarak çesitli organ hasarlanmasi riski ile karsi karsiya kalmaktadir.”
“Genç meslektaslar egitilecek”
Hekimlik mesleginin sürekli ögrenci olmayi gerektirdigini kaydeden Dr. Ömür Ardeniz, “Bu baglamda bu sempozyumu planlamadaki en temel amacimiz bu hastalarin tani ve takibinde primer rol oynayan asistan hekimlerimizi egitmek, dahiliye bransinda görev yapan henüz üst ihtisas yapmayan asistanlarimizin immün yetmezlikli hastalarin hangi klinik bulgularla basvurabilecegi konusunda farkindaligini arttirip bu vakalara daha erken tani konmasini saglamaktir. Tüm hastaliklarda oldugu gibi erken tani uygun tedavi modalitelerinin erken dönemde baslanmasi yoluyla organ hasari ve hatta ölüm risikini berteraf edebilir” dedi.
“Biri doktor olan iki hasta katilacak”
Sempozyuma çok sayida brans hekiminin katilimini sagladiklarini kaydeden Dr. Ardeniz, sözlerini söyle sürdürdü: “Primer immün yetmezlikler çok sayida farkli hastaliklari taklit ederek bu hastalari degisik brans hekimlerine yönlendirmektedir. Bu da bu hastalara multidisipliner yaklasim gerekliligini vurgular” diye konustu.
“Iki hastamizi davet ettik”
Sempozyumumuza immün yetmezlik hasta platformunda immün yetmezlik hastalarinin sorunlarina çare bulabilmek, özlük haklarinin iyilestirilmesi için gereken basamaklari katetmek adina kendi yasamlarindan fedakarlik ederek canla basla çalisan 2 hastamizi da davet ettik. Bu arkadaslarimizdan birisi primer immün yetmezlik tanili bir hekimdir. O nedenle hem bir hasta hem de bir hekim olarak bu vakalarin karsilastigi sorunlari yakindan deneyimlemesi, ‘immün yetmezlik hastalarinin yasadigi sorunlara nasil çözüm üretebiliriz?’ sorusunun pesine düsmesinde motivasyon kaynagi olmustur. Sempozyumumuzda onlara da kulak vererek bu hastalara yaklasimda nasil daha iyiyi yakalariz ve yasam kalitelerinde bir nebze de olsa nasil artis saglayabiliriz sorularina yanit bulmak da diger hedeflerimizden birisidir” dedi.
“Umut kapisi aralamak istiyoruz”
Bu hastalikla mücadele eden, tani konmus veya tani konmayi bekleyen çok sayida hastaya bir umut kapisi aralanmasini saglayacak bir yaklasimin temellerini atabilmeyi amaçladiklarini belirten Dr. Ardeniz “Ulusal Nadir Hastaliklar Dernegi’mizin logosunda yer alan 4 yaprakli yoncadan birini temsil eden “umut” bu sempozyumun tilsimli sözcügüdür. Yasam kalitesi artmis bireylerin olusturdugu toplumlarda üretkenlik de artar ve bu da verimli is gücü kapasitesinde artisa neden olur. Erken tani ve tedavi ise yasam kalitesinde artisin birincil geregidir. Umudunu koruyan, yasama sevgiyle bakabilen, hekimine inancini kaybetmemis hastalarimizin var oldugu bir toplumda yasamak bir hekimin en büyük sansidir. Özetle dilegimiz logomuzda yer alan her bir yapragin temsil ettigi umut, inanç, sevgi ve büyük sansin immün yetmezlik gibi nice nadir hastaliga rehber olmasidir” diyerek sözlerini noktaladi.
