Büyüksehir'den Iklim Degisikligi Çalistayi
Erzurum Büyüksehir Belediyesi yine önemli bir bilimsel toplantiya imza atti. Türkiye’den en seçkin bilim insanlarinin katildigi Iklim Degisikligi Çalistayi Palandöken Kayak Merkezi’ndeki Snowdora Kayak Oteli’nde yapildi.

Erzurum Büyüksehir Belediyesi Genel Sekreter Yardimcisi Murat Altundag, çalistayda yaptigi konusmada, su görüslere yer verdi: “Iklim degisikligine neden olan etmenler durdurulsa bile atmosfer içinde bulunan sera gazi konsantrasyonu ve bozulan iklimin eski haline dönmesi mümkün olmayacaktir. Hatta gelecekte yasanacak iklim degisikliklerinin olumsuz etkileri artarak devam edecektir. Iste bu nedenle, kentleri olusturan etmenlerin (bina, altyapi, ekonomi, sosyal sistemler ve ekosistem vb.) iklim degisikligine karsi dirençlerinin arttirilmasi gerekli hale gelmistir. Kentlerin iklim degisikligine karsi dirençlerinin arttirilmasi dogrultusunda degisen iklim kosullarinin yarattigi tehdit ve firsatlarin her bir sehir için dogru tanimlanmasi en önemli gerekliliktir. Bu yüzden kendine has özelliklere sahip kentlerde ‘Iklim Degisikligine Uyum Eylem Plani ve Uyum Stratejileri’ hazirlanmalidir. Iklim Degisikligine Uyum Eylem Plani ve Uyum Stratejileri, riskleri yok etmekle birlikte olasi tehditlerin yikici etkilerinin siddetini azaltmaya ve ortaya çikabilecek firsatlari kentler için en uygun sekilde degerlendirmeye yönelik tespit ve uygulama bütünüdür. Iklim Degisikligine Uyum Eylem Plani Mevcut Durum Analizi ve Strateji Gelistirme ve Uygulama seklinde iki ana faaliyet basligindan olusmaktadir. Kentlerde risk teskil eden etmenler için mevcut durum analiz çalismasi 10 temel konu basliklarinda degerlendirilmektedir: Sera Gazi Emisyonlari, Kentsel Arazi Kullanimi, Dogal sistemler, Ekoloji ve Iklim, Sehirdeki Yasam Kalitesi ve Saglik, Enerji Tüketimi ve Verimlilik, Su Kaynaklari ve Tüketimi, Bina ve Altyapi Sistemleri, Sosyo-Ekonomik Yapi, Tarim ve Sanayi ve Ulasim Nüfusun artisi ile insan faaliyetleri ( tarim, endüstri ve rekreasyon) artmaktadir. Insan faaliyetleri ise arazi ihtiyacini gerektirir. Arazi ihtiyaçlarinin karsilanmasi için yapilan arazi kullanimlari ise dogal yasamin ve kaynaklarin tahribatina, yogun yerlesim alanlarinin artmasina neden olur. Yanlis arazi kullaniminin sonuçlari; artan sera gazi salinimi, arazi örtüsü degisimi ve iklim degisimi (küresel isinma), gida bozulmasi, bitki ve hayvan türlerinin yok olmasi ve çesitliligin azalmasi olarak karsimiza çikmaktadir.”
“Iklim degisikligi hayati bir önem tasimaktadir”
Erzurum Büyüksehir Belediye Baskani Mehmet Sekmen de, “Türkiye’miz son 20 yilda her sart altinda yükselmeyi; egitimden sagliga, kültürden ulastirmaya, dis politikadan çevre ve sehircilige kadar her alanda, degisimin, dönüsümün, yeniligin merkezi olmayi basarmis ender ülkelerden biridir” dedi.
“Türkiye; Cumhurbaskanimiz Sayin Recep Tayyip Erdogan Beyefendi’nin Birlesmis Milletler Genel Kurulu’ndaki konusmasiyla, yeni ufkunu belirlemis ve yeni bir yola çikmistir. Bu yol, 2053 Net Sifir Emisyon ve Yesil Kalkinma Devrimidir” diyen Baskan Sekmen, sözlerini söyle sürdürdü: “Iklim degisikligiyle mücadelemize dair gelistirecegimiz yeni politikalarimiza, strateji ve eylem planlarimiza yol gösterecek Türkiye’nin Zirvesinde Iklim Çalistayi’nin Erzurum’umuza ülkemize, milletimiz, dogamiz ve tüm insanlik için hayirli olmasini diliyorum. Akarsudan bile abdest alirken suyu disari tasirmayan, çiçeklerle sohbet eden bir ecdadin torunlariyiz. Cennet vatanimizin büyük ozani Âsik Reyhani; ‘Bahar gelsin su daglara gidelim / Belki derdimize çare bir çiçek / Toplayip devsirip derman edelim / Açilan yarami sara bir çiçek!’ diyerek, bizim tabiatla sirdasligimizi anlatmaktadir. Mevlâna Hazretleri; ‘Hayvanlar, insanlar, bitkiler ve agaçlar. Hepsi birdir. Çünkü hepsi de ayni nefesten almaktadir.’ sözüyle, bizim dogayla ayni haklara sahip olusumuzu ögütlemektedir. Sadece biz degil, bütün insanlik, binyillar boyunca hep bu incelikle yasamisti. Fakat o zarafet köprülerinin altindan, çok azgin sular geçti. Bilhassa son 200 yilda, insanin dogayla barisikligi sona erdi. Yerine tek tarafli, misâk tanimayan, sinir gözetmeyen, gözü dönmüs, yikici bir savas geldi. Insanin milyonlarca yil süren organik doga anlayisi; yerini mekanik, insan eliyle üretilmis, bencil bir doga düsüncesine terk etti.
Dogal olanla, güzel olanla münasebetini bozan insan; tüm bunlarin sonucu olarak, derin bir kimlik bunalimini, ahlaki bir yozlasmayi yasamaya mahkûm oldu. Geldigimiz nokta ve gelecegimiz tahmin edilen noktanin kaçinilmaz bir son oldugu ortada. Bu kadar hizla devam edersek sonumuzun beklenenden çok daha yakin oldugunu artik biliyor ve sanirim bugün tüm dünya buna yürekten inaniyor. Ne idi bu felakete sebebiyet veren... Kisaca Karbondioksit diyebilir miyiz? Ya da biraz daha genisletecek olursak insani faaliyetlerden kaynakli sera gazlari diyebilir miyiz? Bir örtü gibi atmosferi sarmaya devam ediyor ve biz sanki çok üsüyormusuz gibi sürekli atmosferdeki battaniyemizi kalinlastiriyoruz. Yani ne kadar kalinlastirirsak o kadar çabuk yok olacagimizi unutuyoruz. Ben hep söyle inaniyorum ‘Eger bir olayinin sebebini biliyorsam, çözümünü bulabilirim.’ Ama bu konu tam böyle degil. Burada tek basima ya da benim sorumlulugumda olan Erzurum Büyüksehir Belediyesi eliyle degil, ya da ülkemin tek basina altindan kalkabilecegi bir yol ile degil, hep birlikte el ele verebilirsek çözebilecegimiz en önemli konu bu Insanlik tarihi onlarca yikimlarla dolu, gözünü kirpmadan birbirleriyle savasan ülkeleri tarihin derinliklerinde hepimiz biliyoruz. Ancak bu içinde bulundugumuz küresel isinma, tüm insanligin birlikte mücadele edecegi tek yönlü bir savas. Karsimizdaki düsmani biz dogurduk öyleyse onu yok etme görevi yine bize düsecek, bizim çocuklarimiza degil. Hem Belediyem adina hem de ülkem adina büyük bir rahatlikla söyleyebilirim ki, atmamiz gereken adimlari biliyor ve bu adimlari kararlilikla atacagimizdan emin olunmasini istiyorum. Biz “Sürdürülebilir Enerji ve Iklim Eylem Plani” çalismalarimiza hiz verdik. Önümüzdeki süreçte çalismalarimizi tamamlayacagiz. Yine Belediye olarak, AB Belediye Baskanlari Sözlesmesi’ne imza atma kararliligimizi bu Taraflar Konferansi’ndan sonra Belediye Meclisimizde karara baglayip taraf olacagiz. Yasadigimiz cografya için iklim tehlikelerine karsi mücadelede kararliyiz. Önce mücadele adimlarimizi atacagiz ancak her türlü olasiliga hazirlikli olmak maksadiyla da uyum eylem adimlarimizi gündemde tutacagiz.
Herkes kendi cografyasini korumaya alirsa, tüm cografyanin korunacagini biliyor ve inaniyoruz. Gelismis ülkelerin bu konuda sorumluluklari daha da büyük bununda farkindayiz. Küresel isinma konusunda belki günahsiz olan ülkeler bulunmakta. Onlari bu günaha ortak edemeyiz. Sadece kendimiz ve çocuklarimiz için degil tüm günahsiz insanlar için bu mücadeleyi yapmak bir insanlik vazifesidir.”
Konusmalarin ardindan Ankara Üniversitesi Kimya Fakültesi Ögretim Üyelerinden Prof. Dr. Ali Sinag ve diger bilim adamlari sunumlar yapti.
