Günde Ortalama 8 Saat Internet Kullaniyoruz
Günlük yasantimiz dijital dünya ile iç içe ilerliyor. Bunun birçok avantaji bulunsa da tehlikeli hâle gelmemesi için dogru kullanmak ve anlamak gerekiyor. Dijital bagimlilik konusunda farkindaligin olusumunu saglamak amaciyla dijital okuryazarligin gelismesi gerektigini vurgulayan Dr. Ögr. Üyesi Eren Efe, Türkiye’de günlük internet kullaniminin toplam nüfus ortalamasina göre 8 saat oldugunu belirtti.

Türkiye’de 68.9 milyon sosyal medya kullanicisi bulunuyor
Gelisen teknolojiler ve güncellemeler sonucunda gündelik yasam dijital kültürün etkisi ile devam ediyor. Dünya genelinde artan kullanim orani; ekonomik, sosyal ve kültürel birtakim sorunlari da beraberinde getiriyor. DataReportal’in Eylül 2022 raporuna göre, aktif sosyal medya kullanicisi 4.62 milyar kisiye ulasarak dünya nüfusunun yüzde 58.4’ünü olusturuyor. Konuyla ilgili açiklamalarda bulunan Dr. Ögr. Üyesi Eren Efe, “Bir internet kullanicisinin günlük çevrim içi olma süresi dünya ortalamasina bakildiginda 7 saati buluyor. Türkiye’de ise 2021-2022 arasinda yüzde 5.9 artarak, toplam nüfusun yüzde 82’sini olusturan 69.5 milyon internet kullanicisi var. Yüzde 14.8’lik artisla da nüfusun yüzde 80.8’ini olusturan 68.9 milyon sosyal medya kullanicisi bulunuyor. Türkiye’de günlük internet kullanim süresi ise toplam nüfus ortalamasina göre 8 saate ulasmaktadir” dedi.
“Dijital okuryazarlik” egitimi gerekli
Gelisen teknoloji ile birlikte hayatimiza birçok yeni kavram dâhil oldu. Bunlardan biri de “dijital okuryazarlik”. Bireylerin dijital tüketimlerini anlamalari ve denetleyebilmeleri için dijital okuryazarlik egitimlerinin gerekli oldugunu ifade eden Dr. Efe, “Dijital bagimlilik; oyun, çevrim içi platformlar, mobil cihazlar, sosyal medya gibi her türlü dijital cihaz ve dijital platformun asiri ve takintili kullanimina isaret eden dürtü kontrol bozuklugudur. Siber psikoloji alaninda ele alinan bu bagimlilik türü, 1995 yilinda hastalik kapsamina alinarak degerlendirilmeye basladi.
Dijital bagimlilik konusunda farkindaligin olusumunu saglamak amaciyla dijital okuryazarligin gelismesi gerekiyor. Bireylerin her türlü dijital cihaz uygulamalarini kullanabilme yetkinliklerini ifade eden dijital okuryazarlik ayni zamanda bu yetkinliklerle birlikte ortaya çikan risklere yönelik farkindalik olusturabilmeyi de içeriyor. Bu nedenle dijital bagimliligi önleyici bir yaklasim biçiminin dijital okuryazarlik egitimlerine dâhil edilmesi, dijital bagimlilikla mücadele edilmesine yardimci olacaktir” seklinde belirtti.
