AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Soyer'e Tepki

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Izmir Büyüksehir Belediye Baskani Tunç Soyer’in açiklamalarina iliskin, "Orasi tarih platformu degil, orasi isgalden kurtulusun yildönümünün kutlandigi bir zaman. Isgalcilerin mezalimine karsi olan durusumuzun anlatilmasi gerekirken, bunun içeriye dönük bir tartisma haline çevrilmesi son derece sakincalidir, ciddi bir suursuzluktur" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten Soyer'e Tepki
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK Toplantisi devam ederken açiklamalarda bulundu. MKYK Toplantisi’nin iki önemli gündemi oldugunu belirten Çelik, "Bölgesel ve küresel gelismelerin degerlendirilmesi, iç güvenlikle ilgili konular gündemimizde. Bölgesel ve küresel konularda Ukrayna krizi basta olmak üzere dünyanin çesitli bölgelerinde ortaya çikan meseleler konusuldu. Yunanistan ile ilgili, Ukrayna-Rusya ile ilgili savasin çesitli ülkeler temelinde, Türkiye’nin karsi karsiya kaldigi meydan okumalar temelinde bir degerlendirmeler yapiliyor" dedi.

Türkiye’nin iç ve dis güvenliginin bir bütün oldugunu söyleyen Çelik, "Dis güvenlik konusunda çok önemli adimlar, yeni mesafeler kat ediliyor. Yeni egitim ögretim yili basladi.

Bütün egitim camiasina basarilar diliyoruz" açiklamasinda bulundu.

12 Eylül’ün yil dönümü oldugunu animsatan Çelik, "12 Eylül nesilleri yok eden, Türkiye’nin kazanimlarini yok eden bir süreçti. Bunlarin hepsinin vatanseverlik adina yapildigi söylendi. Milli egemenligi hedef alan bir girisim vatanseverlikle izah edilemez. Türkiye’nin demokrasisi olgunlasmis bir demokrasidir" degerlendirmesinde bulundu.

Izmir Büyüksehir Belediye Baskani Tunç Soyer’in Izmir’in düsman isgalinden kurtarilmasinin yildönümünde yaptigi konusmaya sert tepki gösteren Çelik, "Önümüzde söyle bir tablo geliyor. Maalesef Türkiye’de kimlik krizini tetiklemeye çalisanlarin kullandigi enstrümanlardan bir tanesi; Osmanli Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti’ni kavga ettirmektir. Halbuki Osmanli Devleti de, Türkiye Cumhuriyeti de bizimdir. Ya da Atatürk ile geçmisteki devlet adamlarimizi kavga ettirmektir. Bunlardan bahsettigimiz zaman düsmanla isbirligi yapanlardan, isgalcilerle gizli ittifaklara girenlerden bahsediliyor. En ufak bir akil kast edilenin bunlar olmadigini ortaya koyar. Tarihte tartismali olaylar var. Bunlar tarihçiler tarafindan tartisilmaya devam ediyor. Burada önemli olan Izmir’in düsman isgalinden kurtulus yildönümünde Yunan güçlerine söylenmeyen sözün tarihimize söylenmis olmasidir. Orasi tarih platformu degil, orasi isgalden kurtulusun yildönümünün kutlandigi bir zaman. Isgalcilerin mezalimine karsi olan durusumuzun anlatilmasi gerekirken bunun içeriye dönük bir tartisma haline çevrilmesi son derece sakincalidir, ciddi bir suursuzluktur. Arkasindan atilan adimlar bu suursuzlugun devami olarak önümüze gelmistir. Bazi siyasetçiler, bu baglamda söylenen bazi sözlerin Atatürk’ün sözlerini söyleyerek bize cevap vermeye çalisiyor" dedi.

Atatürk’ün söyledigi sözlerin baglamindan koparilarak konumlanmasinin istismar siyaseti oldugunu söyleyen Çelik, "Atatürk ve arkadaslari ülkemizin isgaline karsi en büyük mücadeleyi vermis, o büyük safhalari zaferle bir sonuca ulastirmis büyük mücadelenin kahramanlaridir. Bu tablo içinde degerlendirildigi zaman bizim herhangi bir ilimizdeki bir pide firini kadar yasi olmayan devletlerin bile kendilerine geçmis üretmek, tarih üretmek için ne kadar gayret sarf ettigini görüyoruz. Türkiye’yi sanki köksüz bir devlet gibi göstermeye çalisirsaniz Atatürk’ü büyük devlet adami silsilemizin son halkasi, Cumhuriyetimizin kurucusu olarak nitelemek yerine geçmisteki devlet adamlarimizla kavga ettirmeye çalisirsaniz devletimizin kökleri, devlet adamlarimizin yaslandigi kökler açisindan son derece yanlis bir yaklasimdir. Bu kavga, yetersiz zihinlerin Türkiye’de siyasi kriz çikarmak için elverisli bir enstrüman olarak yillarca Türkiye’ye kötülük yapmistir. Tartismali olaylari, tartismali kisileri birakalim tarihçiler degerlendirsinler. Biz siyaset adamlari olarak siyasete, bu kimlik nifakina karsi duyarliligimizi koruyalim geçmisle bugünü, bugünle geçmisi kavga ettirmeyelim. Büyük Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bir kökü yok gibisinden savunmasi yapilacak en büyük kötülüktür" diye konustu.

Terörle mücadelede iç güvenlik ve dis güvenlik konusunda güçlü adimlar atildigini kaydeden Çelik, ”Müttefiklerimizin ortaya koydugu bazi ilkesizliklerle mücadele etmek durumunda kaliyoruz. ABD’nin teröristler için taziye mesaji bu ilkesizligin basinda geliyor. Komuta heyetinin teröristleri ziyaret etmesi bu ilkesizligin çarpici örneklerinden biri olarak duruyor. NATO prensiplerine ABD ile Türkiye arasindaki güvenlik mutabakatina aykiridir. PKK yabanci terörist organizasyonlar arasinda sayilmaktadir. Suriye’deki PYD’nin net bir sekilde PKK‘nin bütün unsurlariyla varlik gösterdigi bir yer haline gelmistir. Türkiye’nin terörle mücadelesine yönelik bu ilkesizlikleri sert bir sekilde kiniyoruz. Türkiye’nin terörle mücadelesine dönük bu saygisizliklari siddetle kiniyoruz" dedi.

Yunanistan’in tacizlerine devam ettigini ifade eden Çelik, "Yunanistan’in yükseltmeye çalistigi tahriplerin farkindayiz. En son gemiye ates açmalari. Bu haydutluktur. Bu bir kaza, istenmeyen bir davranis degildir. Resmen haydutluktur. Bu sekildeki tacizlere, filli durum olusturmaya son vermelidir. Burasi çikmaz sokaktir, bu sokaktan Yunanistan lehine hiçbir sey çikmayacaktir" ifadelerini kullandi.

(Hülya Keklik - Oguzhan Halil Özbek/IHA)
Kaynak: İHA