
Baskan Özdemir mesajinda; “Hicri 1444 yili hepimiz için hayirli olsun. Peygamber Efendimizin Mekke’den Medine’ye hicreti, tarihte Müslümanlar için bir milat ve dönüm noktasi olmustur. Hicretle birlikte Müslümanlar hem bireysel hem de toplumsal anlamda yeni bir baslangiç yapmislardir. Hicret vasitasiyla Islâm, diger toplumlara ulasmis ve onlari hak ve hakikate ulastirmistir. Evet, bizler tarihi hicretle baslayan bir dinin mensuplariyiz. Bizim hicrete bakisimiz Sezai Karakoç’un ifadesiyle “Onlar, hicret adamidirlar. Içlerinde hep bir hicretin sizisini duyarlar. Ocakta ates mi var? Yakinda sönecektir, bilirler. Yol tepeye mi çikiyor, biraz sonra inecektir yamaçtan, farkindadirlar. Simdi kiliç gibi dogan günes, sonra bomba gibi batacaktir. Yesil agaç kuruyacak, su çekilecek, karakis yazi kovalayacak ve kovacaktir. Batili insan, turist olur, olabilir, ama hicret adami olamaz. Müslümansa, turistken de hicret adamidir. Bu dünyada hicrettedirler. Bu çagda hicrettedirler. Bu ülkede hicrettedirler. Takvimleri hicretle baslar. Çile bir hicrettir. Çilesini bitiren Müslüman, hicretini bitirip Medine’sine ermis olandir. Biz, birkaç yüzyildir hicret köprüsünü yiktik. Içimizdeki Mekke ve Medine birbirinden koptu. Kisiyle toplumun arasindaki birbirine göç edis mimarisi çöktü. Ahiretin bu dünyadaki izi olan hicret adami özelligini anlamaz olduk. Bu dünyaya yerlesmek istedik, o yüzden bir sürgüne mahkûm edildik. Kendi kendimizden sürgün edildi" dedi.
Özdemir, açiklamasini su sekilde tamamladi:
"Hicretle beraber yeryüzünde adalet ve merhamet temelleri üzerine yeni bir dönem insa edilmis ve insanlik cahiliye karanligindan kurtulmustur. Yeni Hicri Yil’in basta ülkemiz olmak üzere tüm Islam cografyasina hayirlar getirmesini Cenab-i Allah’tan niyaz ediyor, dünyanin neresinde olursa olsun din kardeslerimize ve insanliga yapilan tüm zulümlerin son bulmasini, huzur ve kardesligin daim olmasini diliyorum"