Anketler 'Nükleer' Diyor

MERSIN – Tüm dünyayi etkileyen olaylarin basinda gelen iklim degisikligi, etkilerini artirmayi sürdürüyor. Tamamen insan faaliyetinden kaynaklandigi bilimsel olarak kanitlanan iklim degisikligi, insanligin ve dünyanin gelecegini tehdit ediyor. Ülkelerin ekonomisine büyük zarar veren afetleri tetikleyen, canli türlerinin yok olmasina yol açabilen iklim degisikligiyle mücadele için çözüm yollari bulma konusunda son dönemece girildi.

Anketler 'Nükleer' Diyor
Uzmanlar, basta kömür olmak üzere fosil yakitlarin yakilmasiyla atmosferdeki karbondioksit oraninin artmasinin yol açtigi iklim degisikligi ile mücadele için derhal harekete geçme çagrisinda bulunuyor. Iklim krizinin etkileri ve risklerine iliskin uzun süredir ayrintili pek çok rapor hazirlaniyor. Örnegin, BM Hükümetlerarasi Iklim Degisikligi Paneli’nin (IPCC) kisa süre önce yayimladigi raporunda, iklim degisikliginin tehlikeli etkilerini engellemek için fosil yakitlardan uzaklasilmasi gerektigini vurgulanirken, daha önce yayimlanan Birlesmis Milletler Avrupa Ekonomik Konseyi’nin (UNECE) raporu da nükleer enerji olmadan küresel iklim hedeflerine ulasilmasinin mümkün olmadiginin altini çizdi.

Nükleer enerji öne çikiyor

Avrupa’da baslayan ve dünya geneline yayilan son dönemdeki enerji krizinin etkisini artirmasi, ülkeleri hem enerji ihtiyaci hem de karbon emisyonu oranini düsürmek için ulusal stratejilerini açiklamaya itti. Avrupa Birligi’nin (AB), yeni nükleer enerji ve dogal gaz projelerini sürdürülebilir yatirim olarak siniflandirmasiyla nükleer enerji, Paris Anlasmasi ve 2030 Sürdürülebilir Kalkinma hedeflerinin yerine getirilmesine yardimci bir enerji kaynagi olarak bir adim daha öne çikti.

Akkuyu NGS, yesil dönüsümün temel tasini olusturuyor

İçel’de insa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), Türkiye’nin iklim degisikligiyle mücadelesinde büyük önem teskil ediyor. Türkiye’nin en büyük yatirimlari arasinda bulunan Akkuyu NGS Projesi, 2053 “Net Sifir Emisyon” hedefi dogrultusunda yesil dönüsüm hazirliklarinin temel tasini olusturuyor. Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom tarafindan insa edilen, her biri 1200 megavatlik VVER-1200 tipi 3 + nesil Rus tasarimina sahip 4 reaktörden olusacak olan Akkuyu NGS’nin yilda yaklasik 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmesi ve Türkiye’nin elektrik talebinin yüzde 10’unu karsilamasi planlaniyor. Sifir emisyonla, çevreye zararli sera gazi salimi yapilmadan, kesintisiz elektrik üretilebilecek Akkuyu NGS’nin faaliyete geçtiginde tek basina yilda 17 milyon ton karbondioksit emisyonunu önlemesi öngörülüyor.

Anketlerde halkin tercihi nükleerden yana

Fransa basta olmak üzere pek çok ülke, enerji arzinin güvenliginin saglanmasi ve iklim krizinin çözülebilmesi için nükleeri anahtar olarak görüyor. Birçok Avrupa ülkesinde yapilan kamuoyu yoklamalari, halkin çogunlugunun nükleer enerjiden yana oldugunu ortaya koydu.

Avrupa’nin en büyük nükleer enerji üreticisi olan Fransa’da 10 Nisan’da yapilan cumhurbaskanligi seçimine “nükleer enerji” damgasini vurdu. Cumhurbaskani Emmanuel Macron ve asiri sagci Marine Le Pen’i karsi karsiya getiren yarista “seçimin galibi” nükleer enerji oldu. 2030 yilina kadar Fransa’nin iklim hedeflerine ulasmasinda “anahtar” olarak nitelendirdigi nükleer enerjiye daha fazla yatirim yapilmasi gerektigini söyleyen Macron, 2050 yilina kadar 14 nükleer santral insa edecegini ifade etmisti. Macron, özellikle off -shore rüzgar santrallerine odaklanirken, Le Pen, eski reaktörlerin yerini alacak 6 yeni üçüncü nesil reaktör (EPR) insa etmeyi ve mevcut tesislerin ömrünü artirmayi planladiklarini açiklamisti.

Merkezi Fransa’da bulunan çok uluslu nükleer yakit çevrimi sirketi Orano tarafindan BVA Grup Arastirma Sirketine yaptirilan, Fransizlarin nükleer enerjiye bakisini anlamaya yönelik kamuoyu yoklamasina göre, katilimcilarin yüzde 50’si nükleer gücü, ülke için bir kazanç olarak degerlendirdi. Ekim ayinda yapilan kamuoyu yoklamasina göre, Fransizlarin yüzde 64’ü ülkenin enerji karisiminin gelecekte nükleer enerjiden ve yenilenebilir kaynaklardan olusacagina inaniyor. Yoklama, halkin yüzde 53’ünün nükleer sektörün Fransa’nin enerjide bagimsizligi için gerekli oldugunu düsündügünü gösterdi. Fransizlarin yüzde 66’si enerji santrallerinde kullanilan nükleer yakitlarin geri dönüsüm olanaklarinin farkinda.

Isveç’te nükleere destek rekor seviyeye yükseldi

Isveçli sosyoloji sirketi Novus’un, halkin nükleer enerjiye karsi tutumuna iliskin yaptigi arastirma, halkin nükleer enerjiye desteginin rekor seviyeye yükseldigini gösterdi. Ankete katilanlarin yüzde 84’ü nükleer enerji kullanimini destekledi ve hizmet disi birakilanlarin yerine yeni güç ünitelerinin insasi da dahil olmak üzere mevcut nükleer santrallerin isletilmesine de devam edilmesinin gerekli oldugunu belirtti.

Ankete göre, katilimcilarin yüzde 10’u mevcut nükleer santralleri kapatmak için siyasi kararlarin gerekli olduguna inaniyor. Ilk kez Isveçlilerin yüzde 56’si, yeni güç ünitelerinin yapimina destek verdi. Subat 2022’de bu rakam yüzde 52, Kasim 2021’de ise yüzde 46 idi.

Ankete katilanlarin yüzde 28’i yeni nükleer santrallerin insasini desteklemese de mevcut güç ünitelerinin isletilmesine devam edilmesinin gerekli oldugunu da belirtti.

Iklim degisikligiyle mücadelede nükleer enerjinin rolüne iliskin olarak ise katilimcilarin yüzde 67’si nükleer enerjinin çevreye olumlu etkisi oldugunu ifade etti.

Isveç, ülkedeki elektrigin yaklasik yüzde 30’unu karsilayan Forsmark, Oskarshamn ve Ringhals olmak üzere üç nükleer santralde 6 güç ünitesi isletiyor.

Almanya’da halkin yüzde 53’ü nükleer enerji kullanim süresinin uzatilmasini dogru buluyor

Daha önce nükleerden uzaklasacagini açiklayan ülkelerin basini çeken Almanya’da iklim degisikligi konusunda artan endiseler ve ülkenin kömür ve dogal gaza yogun bagimliliginin devam etmesi de ‘kapatma kararinin’ gözden geçirilmesi konusunda kamuoyu baskisi olusmaya basladi.

Elektrik ihtiyacinin yaklasik yüzde 12’sini karsilayan 6 nükleer güç santraline sahip Almanya’da, Radyo ve Televizyon Kurumlari Kamusal Isbirligi örgütü ARD tarafindan, Infratest Dimap Enstitüsü’ne yaptirilan “Deutschlandtrend poll” adli kamuoyu yoklamasinda, Rusya-Ukrayna krizinin ve iklim degisikliginin etkisi ile Alman kamuoyunun enerji dönüsümüne verdigi önem ölçüldü.

Kisa süre önce yapilan bu kamuoyu yoklamasina göre, katilimcilarin yüzde 53’ü nükleer enerji kullanim süresinin uzatilmasinin dogru olacagini düsündügünü belirtti.

Katilimcilarin yüzde 80’i kriz nedeniyle ülkenin ekonomik durumunun bozulmasindan, yüzde 76’si gaz ve enerjideki muhtemel kesintilerden endise duyuyor.

Uluslararasi anket sirketi YouGov tarafindan nisan ayinda yapilan kamuoyu yoklamasina göre ise Almanya’da katilimcilarin yüzde 53’ü nükleer enerjinin karbon salinimi olmadan elektrik üretimine geçiste rol oynamasi gerektigini düsünürken, yüzde 22’si nükleer enerjinin bu süreçte büyük bir rol oynamasi gerektigi kanisinda.

Birlesik Krallik’ta halkin yüzde 64’ü yasadiklari bölgede NGS kurulmasindan yana

YouGov’un kamuoyu yoklamasi, Birlesik Krallik’ta nükleer güç santralinin kurulmasinin enerji faturalarini ucuzlatacagi senaryosuna göre, halkin yüzde 67’si yasadiklari bölgede bir nükleer güç santrali kurulmasini destekleyecegini ortaya koydu. Yaklasik 2 bin kisinin katildigi yoklamada NGS’nin Rusya’ya enerji bagimliligini azaltacagi senaryosuna göre, katilimcilarin yüzde 61’i, sifir karbon emisyonu hedefine ulasmakta katki saglayacagi senaryoya göre ise yüzde 58’i yasadiklari bölgede bir nükleer enerji santrali kurulmasini destekleyeceklerini belirtti.

Birlesik Krallik’ta katilimcilarin yüzde 66’si nükleer enerjinin karbon salinimi olmadan elektrik üretimine geçiste rol oynamasi gerektigini düsünürken, katilimcilarin yüzde 31’i nükleer enerjinin bu süreçte büyük bir rol oynamasi gerektigini savundu.

Ingiltere hükümetinin yeni planina göre, 2030 yilina kadar Ingiltere’nin elektrik üretiminde düsük karbonlu kaynaklarin orani yüzde 95’i bulabilir. Nükleer enerji üretimi için her biri 2030’a kadar her yil onaylanacak 8 yeni reaktör insa edilebilir.

Öte yandan YouGov’un yoklamasinda Danimarka’da katilimcilarin yüzde 40’inin nükleer enerjinin karbon salinimi olmadan elektrik üretimine geçiste rol oynamasi, yüzde 21’inin nükleer enerjinin bu süreçte büyük bir rol oynamasi gerektigini düsündügü ortaya çikti.

Ispanya’da katilimcilarin yüzde 70’i nükleer enerjinin temiz elektrik üretimine geçiste rol oynamasi gerektigini savunuyor. Italya’da da katilimcilarin yüzde 51’i nükleer enerjinin karbon salinimi olmadan elektrik üretimine geçiste rol oynamasi gerektigini düsünüyor. Nükleer enerjinin temiz elektrik üretimine geçiste büyük rol oynayacagini belirten Ispanyollarin orani yüzde 40, Italyanlarin orani yüzde 30.
Kaynak: İHA