Bahtsiz Kiraci
Izmir Karsiyaka’da iddiaya göre bir ev sahibi, kiracisina yüzde 100’e yakin zam yapmak istedi. Buna itiraz eden kiraci Esat Bülbül, haberi olmadan evden çikartildi. Ruhsatli silah ve pasaportu da dahil olmak üzere 189 kalem esyasi evde kalan Bülbül, sitenin güvenliginden bile içeri giremedigini, esyalarini alabilmek için 11 aydir hukuk mücadelesini sürdürdügünü söyledi.

Bülbül, iddiaya göre kira sözlesmesini imzalarken farkinda olmadan “tüm esyalarini alip tasindigi”na dair yazinin yer aldigi tahliye teslim tutanagini da imzaladi. Bir yil boyunca herhangi bir sorun yasamayan Bülbül, ev sahibi 2 bin 700 lira olan kirayi 5 bin liraya çikarmak isteyince duruma itiraz etti. TÜFE oranini hesaplayarak 3 bin 100 lira kira ödeyebilecegini belirten Bülbül, bu süre zarfinda ev sahibi ile anlasmazlik yasadi. Evde oldugu bir gün, bekledigi misafirin kendisini arayip “Sen tasinmissin” demesiyle büyük bir sok yasayan Bülbül, site güvenligine giderek evden tasinmadigini anlatmaya çalisti. Ancak güvenlik bariyerinin üzerine kapanmasiyla sanssiz kiraci, pantolon ve gömlekle disarida kaldi. Karakola gidip durumu anlatmaya çalisan Bülbül, evine geri döndügünde ise sitenin güvenliginden bile geçemedi. Tahliye teslim tutanagini henüz eve tasinmadan farkinda olmayarak imzaladigini, 189 kalem sahsi esyasinin hala evde oldugunu söyleyen Bülbül, bunu ispatlamak için 11 aydir hukuk mücadelesi veriyor.
“Daha tasinmadan tahliye teslim tutanagi imzalatmislar”
Yasadigi olayi anlatan Bülbül, “2020 yilinda bir emlak ofisine gidip tüm belgeleri imzaladim. Tahliye taahhütnamesi, sözlesme ve bununla beraber araya karistirilan baska belgeleri de imzalamisim. Bundan sonra basima gelmedik kalmadi. Bir yillik kirasini pesin verdigim evde bir yil boyunca bir sikinti yasamadim. Depremden sonra ev kiralari yükselince ev sahibi sürekli kirayi artirmami istiyordu. O siralar 2 bin 700 lira kira veriyordum. Ben de TÜFE oranina göre yüzde 14 artis yaparak 3 bin 100 lira olmasini istedim. Ev sahibi bu rakami begenmedi, 5 bin lira istedi. Bundan sonra evdeki sahsi esyalarima resmen el koydu. Ruhsatli silahim, paralarim, mutfak malzemelerim, kiyafetlerim, tüm özel esyalarim evde kaldi. Bir pantolon bir gömlekle disarida kaldim. Siteye bir daha da almadilar. Dayandiklari nokta ise tahliye teslim tutanagi idi. Ev sahibi, tutanagi yönetime göstererek benim tasindigimi ve beni içeri almamalarini söylüyor. Oysa ki tasinmamistim. Emlakçida tahliye taahhütnamesi imzalattiklarini söylüyorlar ama tahliye teslim tutanagi imzalatmislar. 1 yil öncesinden bana imza attirdiklari belgede, esyalarimi aldigim ve içeride esyam kalmadigi yaziyor. Daha eve tasinmadan bana bunu imzalatilmis” dedi.
“Ruhsatli silahimla biri suç islerse ne olacak”
Evden tasindigini bir arkadasindan trajikomik bir biçimde ögrendigini ifade eden Bülbül, “Olay günü evdeydim. Arkadasim gelecekti. Arkadasim beni arayip ‘Sen evden tasinmissin, beni içeriye almiyorlar’ dedi.
Hemen disari çikip yönetime geldim. Güvenlik görevlilerine evden tasinmadigimi anlatmaya çalisirken bariyer kapandi, bir daha da içeriye giremedim. Bir gömlek bir pantolonla disarida kaldim. Çok sasirdim. Sikayette bulunmaya gittim, karakoldan döndügümde zaten eve bir daha giremedim. Ev sahibi büyük ihtimal o sirada sitenin içerisindeydi. Benim evden çikmami bekledigini düsünüyorum. Ben su an eve girmek istesem güvenligi bile asamam. Tüm esyalarim evde kaldi. Bunu ispat etmek istiyorum ama süreç tikandi. Ben madem tasindim, sitede bir sürü güvenlik kamerasi var. Esyalarimi tasidigimi ispat etsinler. Sahitlerim var, onlarin ifadeleri 5 ay sonra alindi. 189 kalem esyamin evde olduguna dair tutanak tutturdum. Tablolarimdan paralarima; kiyafetlerimden bilgisayarima; ruhsatli silahimdan pasaportuma; fotograf makinemden kitaplarima kadar her seyim evde. Ruhsatli silahimla biri suç islerse ne olacak? Bilgilendirmede bulundum ancak insan yine de tedirgin oluyor. 11 aydir kuzenimde kaliyorum. Yeni kiyafetler almak zorunda kaldim. Aracimin yedek anahtarlarini çikarttim, yeniden pasaport basvurusu yaptim. Telefonum bile evde kalmisti. Kendime yeni telefon aldim. Kalp hastasiyim ama saglik raporlarim evde kaldi. Yasadigim stres nedeniyle sag kulagimda isitme kaybi yasiyorum” diye konustu.
“Depozitoyu yakip sikayetimden vazgeçersem esyalari verecekmis”
Ev sahibinin avukat bir arkadasina, “Esyalar bende. 2 aylik depozitosunu yaksin, sikayetinden de vazgeçsin. Esyalari öyle vereyim” dedigini öne süren Bülbül, sözlerini söyle sürdürdü: “Depozitoyu yakmam önemli degil. Bu süreçte depozito ücretinden daha fazla masraf ettim. Ben adaletin yerini bulmasi için ve böyle bir olay baskasinin basina gelmesin diye mücadelemi sürdürecegim. Ben adalet istiyorum. 11 aydir evdeki esyalarima dokunamiyorum. Tasinmadigimi ve evde esyalarimin oldugunu ispatlamaya hazirim ama henüz bir sonuç alamadim. 11 aydir hukuk mücadelesi veriyorum. Insanlar kira sözlesmesi yaparken bütün evraki incelesin. Bilmedikleri bir seye imza atmasinlar. Ben emlakçida tahliye taahhütnamesi imzaladigimi saniyordum ama herhalde ’tahliye’ kelimesi çagrisim yapti ve yanlislikla tahliye teslim tutanagi imzaladim. Oysa ki evden kendi rizamla tasinmadim ve esyalarimi da yanima alamadim.”
"Sonuç elde edemedik"
Esat Bülbül’ün avukati Levent Kâhya da sunlari söyledi: “2021 yilinin haziran ayinda müvekkilim evden çikarilmis. Biz dogrudan Karsiyaka Cumhuriyet Savciligina suç duyurusunda bulunduk. Olay yerinin incelenmesini, müvekkilimin esyalarinin halen evde oldugunun tespitini savciliktan talep ettik. Müvekkilin esyalarinin evde kaldigina dair birçok delile sahiptik ve bunlari mahkemeye sunmustuk fakat geçen zaman zarfinda herhangi bir harekette bulunulmadi. Savcilikla dogrudan yaptigimiz görüsmede bize Karsiyaka Sulh Hukuk Mahkemeleri üzerinden bir delil tespiti yapilmasi gerektigi söylendi. Kolluk kuvvetlerinin delil toplayamayacagi belirtildi. Bunun üzerine sulh hukuk mahkemesine gerekli basvurularda bulunduk. Sulh hukuk mahkemesi, delili kendilerinin de toplayamayacagini söyledi.
Böylelikle biz, iki delil tespiti dosyasi, bir de savcilik dosyasi üzerinden hiçbir sonuç elde edemedik. Açilan sorusturma takipsizlikle sonuçlandi ve buna itiraz ettik. Sulh hukuk mahkemesinde kiraciligin devaminin tespiti davasi sürüyor. Tek umudumuz orasi. 11 aydir müvekkilim sirtindaki ceketiyle disarida kaldi. Ruhsatli silahindan pasaportuna kadar en kiymetli seyleri evde kaldi. Kendisine bir ev tutup düzen de kuramadi. 11 aydir akrabalarinda kaliyor. Biz hukuk devletinin bize verdigi imkanlari sonuna kadar kullanacagiz. Müvekkilim ayni zamanda kalp hastasi ve tüm doktor raporlari da evde. Su anda önceligimiz müvekkilin kisisel esyalarini alabilmek.”
