Bir Kadinin Sehrine Bakisi Sanata Dönüstü
Sinoplu taki tasarimcisi Özgül Köksal, dogadan ve tarihten esinlendiklerini takilara isliyor.

Yasadigi çevrede gözlemledigi her seyin tasarimci olarak sanata dönüsebilecegini belirten Köksal, “2005 yilindan bu yana hem Sinop’u, hem de Sinop’a dair konulari ele aldim. Insan ve insanin yasamina anlam katacak, insanin yolculugunu anlatan koleksiyonlarim var. 14 ayri koleksiyon, hem Sinop’a dair hem insan dair konulari anlatiyor. Sembollerin anlamlariyla ve tarihin getirdigi izle farkli, kendine özgü bir koleksiyona dönüsmüs oldu. Aslinda yaptigim islerle ayni zamanda sehre dair konulara dikkat çekmeyi de seviyorum. Galiba sanat biraz da bu. Yasadiginiz yerde ilham olabilecek birçok konu var. Onlari kendi duygu dünyamda harmanlayip, koleksiyonlara dönüstürüyorum. Ürünler bu anlamda gerçekten amacina da ulasiyor diyebilirim. Çünkü ‘keten çiçegi’ koleksiyonumu görmek için sehir disindan gelen ziyaretçilerimiz oldu. Benim onlara sehrin cografi isaretli olan bitkisini, onun güzel kadinla olan ilgisini anlatma firsatim oldu. Bunu ayni zamanda aslinda bir kültür elçiligi, sanatsal dokunus olarak da adlandirabiliriz” seklinde konustu.
Uluslararasi düzeyde taki fuarina katilacak
Köksal, 24-27 Mart’ta düzenlenecek Istanbul uluslararasi mücevherat fuari Jewelry Show’a katilarak hem kendi tasarimlarini, hem de sehrinin dogal güzelliklerini dünyaya tanitma firsati elde etti. Koleksiyonlarini ve sehrini dünyaya anlatma firsati yakaladigini belirten Köksal, “Uluslararasi Istanbul Jewelry Show’da kendi hazirladigimiz koleksiyonlari sunacagiz ve bütün dünyayi haberdar etmis olacagiz. Bizim için önemli bir firsat çünkü daha çok insana Yediveren ve Sinop’u anlatma firsati yakalamis olacagiz. Son çalistigim koleksiyonum Müjgan, kum zambaklari, keten çiçegi, mozaikten yansimalar ve afitap ile mücevher fuarinda olacagiz” dedi.
