''Ramazanda Su Tüketimini Ihmal Etmeyin''

Özel Hayat Hastanesi Diyetisyeni Fatma Hallaç Uslu, ramazanda su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektigi konusunda önemli uyarilarda bulundu. Dyt. Uslu, “Ramazan’da en zorlanilan konulardan biri de su ihtiyacini karsilayabilmektir. Fakat suyun nefesten sonra en temel ihtiyacimiz oldugunu düsünürsek, zorlansak da ihtiyacimiz olan suyu tüketmemiz gerekiyor” seklinde konustu.

''Ramazanda Su Tüketimini Ihmal Etmeyin''
Ramazan ayinda oruç tutmanin ruhsal ve bedensel bir arinma oldugunu ifade eden Özel Hayat Hastanesi Diyetisyeni Fatma Hallaç Uslu, “Bu arinmanin bedenimiz açisindan saglikli bir sekilde gerçeklesmesini saglamak için her zaman oldugu gibi yeterli ve dengeli beslenmeliyiz. Ramazan ayi ile günlük beslenme ve ögün sayimiz degisir. Normalde ara ögünlerle birlikte 5-6 olan ögün sayimiz 2 ögüne düser. Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 3 günü tamamlamak ve sahur ögününü atlamamak gerekir. Günlük yeterli su içmedigimizde vücut su orani azalmakta, su-tuz dengesi bozulmakta bunula beraber yorgunluk, bitkinlik, bas agrisi, konsantrasyon güçlügü, tansiyon düsmesi gibi saglik problemleri yasanabilmektedir” diyen Dyt. Uslu, günlük olarak su ihtiyacinin kisiye, saglik durumuna, egzersiz yapilip yapilmamasina göre degismekle beraber ortalama 8-10 bardak oldugunu söyledi.

” dedi.

Ramazan ayinda beslenme açisindan en önemli noktanin sahur ögününün atlanmamasi olduguna vurgu yapan Dyt. Uslu açiklamasini söyle sürdürdü, “Sahura kalkmamak veya sadece su içip yatmak, zaten uzun olan açlik süresini daha da uzatmaktadir. Sahurda yenilen hamur isleri, kizartmalar vb. yiyecekler gece yatmadan önce yenilip yatildigi için sabah kalkinca midede agirlik, eksime, yanma hissedilmektedir. Sahurda yavas sindirilen. Midede uzun süre kalacak ve kan sekerinde ani degisiklik yaratmayacak, yeterli sivi içeren, tuz orani düsük, vitamin ve mineral alimini destekleyen besinleri tercih etmek gerekir’’ dedi.

Özel Hayat Hastanesi Diyetisyeni Fatma Hallaç Uslu sahur beslenmeleri ile ilgili menü önerilerini de söyle siraladi:

Örnek menü-1 : 1 bardak süt, 1 adet haslanmis yumurta, 1 dilim az yagli az tuzlu peynir, mevsim yesillikleri, 2-3 adet ceviz içi, 1 porsiyon meyve, 1-2 dilim tam bugday veya çavdar ekmegi

Örnek menü-2 : 1 kase çorba, zeytinyagli sebze yemegi, 3 yemek kasigi yogurt, 1 dilim tam bugday veya çavdar ekmegi

Örnek menü-3 : 2 yumurtali menemen, mevsim yesillikleri, 1 porsiyon meyve, 1-2 dilim ekmek

Iftarda nelere dikkat etmeli

Ramazan ayinda dikkat edilmesi gereken bir diger hususun da iftar sofralari için hazirlanan yemekler ve bunlarin tüketim miktarlari olduguna dikkat çeken Dyt. Uslu, “Iftarda kan sekeri çok düsük oldugundan kisa sürede çok miktarda besin tüketme istegi dogmaktadir. Uzun bir açlik sonrasi iftar ögününde hizli bir baslangiç yapmamak yemek sonrasi hazimsizlik yasamamaniz açisindan önemlidir. Baslangici az miktarlarda olmak üzere hurma/kayisi/incir gibi kuru meyve, zeytin, çorba ile yapip 15 dakika sonra ana yemege geçilebilir. Iftar ögününde ana yemek olarak haftanin 3 günü et grubu (izgara/firinda et/tavuk/balik), 3 günü sebze yemegi, haftanin en az 1 günü de bakliyat yemegi olarak tercih edilmeli. Yemegin yaninda yogurt/ayran/cacik gibi protein içerigi yüksek kalsiyum kaynaklarina yer verilmelidir. Ramazan pidesi, ramazan deyince akla ilk gelen ve vazgeçilmez bir besin. Yenilecek pide miktari menüde bulunan diger besinlere göre ayarlanmali. Iftardan hemen sonra tatli tüketimi önerilmemektedir fakat Serbetli tatlilar yerine sütlü bir tatli ile 1-2 saat sonra ara ögün yapilabilir. Iftardan 2 saat sonra hafif yürüyüsler ile enerji alimi dengesi korunabilir. Yapacaginiz hafif egzersizler sindirim sisteminizin saglikli çalismasina ve kan sekerinizin regüle olmasina katki saglar’’ diyerek sözlerine son verdi.
Kaynak: İHA