'BM, Rusya-Ukrayna Krizinde Aktör Olmayi Basaramadi'
Birlesmis Milletler’in yapisi nedeniyle Rusya-Ukrayna krizinin çözümünde etkin bir rol oynayamadigini vurgulayan Yrd. Doç. Erdi Safak, bu durumun Ukrayna’nin NATO üyeligini gündeme getirerek gerilimi daha da tirmandirdigina isaret etti.

“Rusya: Ukrayna’nin NATO üyeligi savas sebebi”
Peki, bu krizde BM neden yeterince aktif bir rol üstlenemiyor sorusuna cevap olarak Yrd. Doç. Dr. Erdi Safak açiklamalarina su sekilde devam etti:
“Bu sorunun yaniti krizin odaginda, Birlesmis Milletlerin bes daimi üyesinden biri olan Rusya’nin yer almasi ve bir diger daimi üye olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin de krizde Rusya’nin yaninda yer almasindan kaynaklaniyor. Rusya ve Çin’in Birlesmis Milletler Güvenlik Konseyi’nde alinacak kararlari kararlari veto etme hakkina sahip olmasi ise Birlesmis Milletler’in bu krizde aktif bir rol üstlenmesini imkansiz hale getiriyor. Bu nedenle, Ukrayna’da Rusya’ya geri adim attirmayi isteyen bati dünyasinda, NATO’nun devreye girmesi senaryolarinin konusulmasina neden oluyor”.
Ukrayna’nin NATO’ya olasi üyeliginin Birlesmis Milletler’in yapisi nedeniyle devre disi kalmasina baglayan Yrd. Doç. Dr. Erdi Safak, Rusya’nin Ukrayna’nin NATO üyeliginin bir savas sebebi olacagina dair yaptigi sert açiklamalari hatirlatarak, “Bati dünyasinin NATO hamlesi, bölgesel hatta küresel bir savas riski olusturma potansiyeline sahip” degerlendirmesinde bulundu.
Gergin açiklamalar ardi ardina geliyor
Moskova’nin Ukrayna sinirina askeri sevkiyat yapmasina Avrupa Birligi ve ABD’nin sert tepki gösterdigini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Safak, ABD Baskani Joe Biden’in, kisa süre önce Ukrayna Cumhurbaskani Volodomir Zelenskiy ile yaptigi telefon görüsmesinde, Rusya’nin Donbass ve Kirim’daki saldirganligi karsisinda ABD’nin Ukrayna’ya sarsilmaz desteginin sürecegini ifade ettigini hatirlatti.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in de Rusya’nin Ukrayna’daki askeri faaliyetleri hakkinda Zelenskiy ile görüserek Ittifak’in Ukrayna’nin egemenligi ve toprak bütünlügüne destegini ifade ettigini hatirlatan Safak, “Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un ABD ve NATO’nun, Ukrayna’yi askeri olarak desteklemesi halinde Rusya’nin kendi güvenligini saglamak için ilave tedbirler alacagini söylemesi ve Rusya Disisleri Bakani Sergey Lavrov’un da, Ukrayna’nin Donbass bölgesinde yeni bir savas baslatma yönündeki girisimlerin ülkeyi yok edecegini söylemesi gerilimin ilerleyen günlerde tirmanmaya devam edecegini gösteriyor” degerlendirmesi yapti.
Olasi bir çatisma öncesinde atilabilecek adimlar
BM Antlasmasi, “Uyusmazliklarin Barisçi Çözümü” baslikli bölümünde, uluslararasi baris ve güvenligi tehdit edebilecek bu tip durumlarin barisçi yollarla çözülmesi için “görüsme”, “sorusturma”, “arabuluculuk”, “uzlastirma”, “hakemlik”, “yargi”, “bölgesel örgütlere ve anlasmalara basvurma” ya da “taraflarin kendilerinin seçecegi baska barisçi yollarin kullanilmasi” gibi çözüm önerileri getiriyor. Sayilan bu yollar disinda, Güvenlik Konseyi de uyusmazliklarin barisçi çözümüne katkida bulunmak için görev alabiliyor. Ancak Ukrayna-Rusya krizinde bu yöntemlerin ne kadar ise yarayacagi ile ilgili önemli soru isaretleri bulunuyor. Rusya ile Ukrayna arasinda su an için arabuluculuk görüsmelerini ABD’nin üstlendigini söyleyen Safak, ABD Disisleri Bakani Antony Blinken’in bu görüsmelerin ardindan yaptigi açiklamada kullandigi “Rusya’ya ciddi bir diplomatik çözüm yolu önerdik, tercih onlara kalmis” sözlerinin meselenin henüz çözümden uzak oldugunu gösterdigini ifade etti.
Safak, yakin dönemde BM ve NATO’nun Rusya-Ukrayna krizinde dogrudan devreye girmelerinin uzak bir ihtimal oldugunu da vurgulayarak, “Meselenin ortak bir uzlasi seklinde çözülmesi her ne kadar mümkün görünmese de; diplomatik temaslarin ve müzakerelerin devam etmesi bölgede iki ülke arasinda yasanacak olasi bir sicak çatismanin küresel bir çatismaya dönüsmesini önleyebilir” ifadesini kullandi.
Rusya ile Ukrayna arasindaki sorun nasil basladi?
Iki ülke arasinda yasanan krizin ilk tohumlarinin, Ukrayna’da 2003-2005 döneminde yasanan Turuncu Devrim ile atildigini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Erdi Safak, Rusya’nin bu süreci kendisine dogrudan bir tehdit olarak algiladigini hatirlatiyor. Yrd. Doç. Dr. Safak, daha sonra yasanan süreci ise “2014’te Rusya Kirim’i önce isgal daha sonra da ilhak etti. Sonrasinda ise Rusya Ukrayna’nin özellikle sanayisi ile önemli olan Donbass bölgesini yine kendi milis güçlerine isgal ettirdi. Bunlara ek olarak Ukrayna nüfusunun önemli bir bölümü Rusça konusan azinliktan olusmaktadir ve Rusya kendisini bu azinligin ‘hamisi’ olarak görüyor. Ukrayna ise Avrupa ile yakinlasarak, Rusya’nin gölgesinden kurtulmak istiyor. Tüm bunlar ise Rusya ile Ukrayna arasinda yasanan gerginligin temelini olusturuyor” sözleriyle özetledi.
