Yillar Önce Türkiye'den Yagmalanarak Amerika'ya Götürülen 9 Parçadan Olusan 6 Eser Ait Olduklari Yere Kazandirildi
Türkiye’de bulunan antik kentlerden yillar önce yagmalanarak Amerika’ya götürülen 9 parçadan olusan 6 eser, yillar sonra Amerika ve Türkiye’nin ortak çalismasi ile yeniden ait olduklari yere kazandirildi. Eserlerin tanitiminda söz alan Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy, “Kültür ve Turizm Bakani olarak hem yarim asirlik bir sürecin, en azindan bir kisminin tamamlanmasina sahit ve destek olmaktan hem de bu varliklarin ülkemizin kültürel mirasina katkisini görmekten ötürü çok mutluyum” ifadelerine yer verdi.

9 parçadan olustan 6 eser Antalya Müze Müdürlügünde gerçeklestirilen törenin ardindan tanitildi. Roma Imparatoru Lucius Verus’un insan boyutundaki bronz heykeli ve Antalya’daki Perge Antik Kenti’nden Roma Dönemi’ne ait dört parçadan olusan sütunlu lahit boyut anlaminda en çok dikkat çeken iki eser oldu. Verus’un heykelinin ise, günümüze ulasabilen insan boyutundaki nadir bronz heykellerden biri oldugu belirtildi.
“Iadesi saglanan eserlerin her birisinin seyri farkli”
Eserlerin lansman toplantisinda konusan Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy, “Bugün yillarca önce bulundugu topraklardan ayrilan eserlerin, ‘önemli emekler’ ve ‘hukukun üstünlügü ilkesi’ çerçevesinde yeniden ait oldugu yere iade edilmesi için bir araya gelmis bulunuyoruz. Iadesi saglanan eserlerin her birisinin seyri farkli. Ama ortak noktalari, ait olduklari topraklardan koparilmis olmalari ve bakanligimizin yarim asirdir onlarin pesini birakmamasi 1967 yilinda ABD’de açilan sergide yer alan bir grup bronz heykelin, Türkiye kökenli oldugu degerlendiriliyor ancak nereye ait oldugu bilinmiyordu. Bu eserlerin nereye ait oldugunu ispatlamak için büyük bir mücadeleye giren Jale Inan Hoca, 1970’li yillarda Burdur’da yer alan baska bir bronz heykel buluntusundan haberdar oluyor. Söz konusu heykeli, ABD’de gördügü örneklerle karsilastirdigi zaman, kökenlerinin Burdur ilimizin sinirlari içinde yer alan Bubon Antik Kenti oldugunu anliyor. Bunun üzerine alanda kazilara basliyor ve sergide yer alan heykeller ile alanda buldugu heykel kaidelerinin üstündeki yazitlari eslestiriyor. Bu çalismasi dünya çapinda kabul görüyor. Ama bütün bu çabalar, eserlerin ülkemize iadesi için yeterli olmuyor” dedi.
“Çok tiziz bir çalisma yürüttük ve yüzlerce sayfalik klasör olusturduk”
“Yasadisi olarak yerlerinden edilmis kültür varliklarinin tespiti için önemli çalismalara imza atmis bir arastirmaci olan Gazeteci Yazar Özgen Acar ise Jale Hoca’nin bilimsel çalismalarina kriminolojik denebilecek delillerle katiliyor” ifadelerine yer veren Bakan Ersoy konusmasini söyle sürdürdü:
“Ancak, bu net veriler Türkiye’nin sonuç almasina yetmiyor. Çünkü o dönemde gerekli uluslararasi isbirligine ulasamiyoruz. Milattan sonra 1. ve 2. yüzyillara ait olan ve Imparator Lucius Verus’un tasvir edildigi heykel, sanatsal özellikleri açisindan son derece etkileyici bir eser. Bubon dosyalarinin yillar içindeki olumsuz dönüslere ragmen yeniden açilmasina karar verdigimiz bir dönemde; Manhattan Bölge Savciligi’nin Amerikan Iç güvenlik ve Istihbarat Birimi’nin (HSI) isbirligiyle bir sorusturma yaptigini ögrendik. Bir yili askin süreyle tüm enerjimizi bu konuya yogunlastirdik. Hem Jale Inan’in hem Özgen Acar’in yaptiklari arastirmalar sonucunda zamaninda elde edilmis verileri kullandik, köy sakinleriyle görüsmeler yaptik, eski ve orijinal fotograflar bulduk, kolluk arsivindeki belgeleri kullandik. Prof. Dr. Ertekin Doksanalti tarafindan hazirlanan dosya ile bilimsel argümanlarimizi güçlendirdik. Çok tiziz bir çalisma yürüttük ve yüzlerce sayfalik klasör olusturduk. Bizden heykelin kaidesi üzerinde kalan ayak izleri ile heykelin ayak uzunlugunu kiyaslamamiz istendi. Kaçakçilik Dairemizle iç içe çalisan Burdur Müzesi uzmanlarimiz ölçümleri yeniledi ve çalismalari fotograflarla belgeledi. Heykelin ayak ölçüsüyle bizim alanda aldigimiz ölçünün tuttugunu teyit ettik. Bu haberin ardindan eserin ait oldugu topraklara geri dönmesinin önünde bir engel kalmadi.”
“Lahdin restorasyonu için gerekli çalismalara hizla baslayacagiz”
Perge kökenli bir sütunlu lahdin de Almanya’daki Kassel Müzesinde oldugunu ögrendiklerini ve bakanligin, 1970’li yillardaki girisimlerinin sonuç vermedigini ifade eden Ersoy, “Eserin bilimsel olarak Perge’ye ait oldugunu ispat etmek yetmiyordu. Kaçak olarak götürüldügünü de ispat etmemiz bekleniyordu. Biz de yeniden ise koyulduk. Lahdin iadesi konusunda, dosyamiza temel olusturmasi için Kaçakçilikla Mücadele Dairemiz ve Antalya Müzesi Müdürlügümüz ortak bir çalisma yürüttü. Hem yas hem ikamet ettigi yer itibariyla, konu hakkinda bilgisi olabilecek kisilere basvurduk. Bilimsel olaraksa Prof. Dr. Ramazan Özgan’dan raporlar aldik. Bu çabalar, Manhattan ekibinin bulgulariyla da örtüsünce, is birligi sürecimizde önemli bir asamayi geçmis olduk. Muhtemelen daha kolay tasinabilmesi için parçalara ayrilmis bu lahit de artik ait oldugu topraklarda. Lahdin restorasyonu için gerekli çalismalara hizla baslayacagiz. Vitrinlerde gördügünüz Apollon Heykelcigi, Attis Heykelcigi, Kusura Tipi ve Düver Pismis toprak levhasi ise artik evinde Balikesir, Afyonkarahisar ve Burdur kökenli bu eserlerimiz, bilgi ve belgelerin ABD’ye iletilmesi sonrasinda tamamlanan sorusturmalar çerçevesinde ülkemize iade edildi. Kültür ve Turizm Bakani olarak hem yarim asirlik bir sürecin, en azindan bir kisminin tamamlanmasina sahit ve destek olmaktan hem de bu varliklarin ülkemizin kültürel mirasina katkisini görmekten ötürü çok mutluyum. Bu süreci titizlikle koordine eden Albay Matthew Bogdanos, HSI Özel Ajani Robert Mancene, Savcilik uzmanlari Apsara Iyer ve Daniel Healey’e özel tesekkürlerimi iletiyorum” dedi.
Bakan Ersoy konusmasini söyle tamamladi: “Arastirmalarinin sonuçlarini kamusal olarak yayinladigi için Sayin Özgen Acar’a, Antalya ve Burdur Müzesi yetkililerine, her zaman bilimsel desteklerinden istifade ettigimiz kiymetli akademisyenlerimize, hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen Disisleri Bakanligimiza, New York Kültür ve Tanitma Müsavirligimize; imzaladigimiz ikili anlasmayla daha yakin paydaslar haline geldigimiz ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake ve ekibine ve Kaçakçilikla Mücadele Dairemize, Manhattan Bölge Savcilik Ofisi ve HSI yetkililerine ise tarihe göstermis olduklari saygi ve hassasiyetten dolayi gönülden tesekkür ediyorum.”
“9 önemli hazine ülkesine geri döndü”
ABD’nin Manhattan Bölge Savci Yardimcisi Albay Matthew Bogdanus ise eserlerin Türkiye’ye kazandirilmasi konusunda elinden geleni yaptiklarini ifade ederek, “Aslinda bizler bir çalismanin eseri olarak buradayiz. Bir isin nasil yapilabilecegini gösterdik. Ben birlikte çalismak derken gerçekten telefonun ucunda bütün yeteneklerimizi ortaya koyarak karsilikli çalismaktan bahsediyorum. Dostluk, kararlilikla ve titizlikle bir isin nasil yapilabilecegini gösterdik. 9 önemli hazine ülkesine geri döndü. Kültür varliklari ait oldugu yere döndü. Biz bunun gururunu yasiyoruz. Biz yarin ve sonraki günlerde bu ise baskoymaya devam edecegiz. Isimizi en iyi sekilde yapacagiz. Kaçakçilarin pesinde olarak masaya yumrugumuzu vuracagiz. Bu yagmayi durdurmak zorundayiz. Bu eserler olaganüstü eserlerdir” diye konustu.
“Amerika ve Türkiye ortak çok iyi bir is çikardi”
ABD Ankara Büyükelçisi Jeff Flake ise konusmasinda sunlari kaydetti:
“Çok etkileyici bir kültür mirasiniz var. Bu eserlerin yurduna dönüyor olmasindan son derece gurur duyuyoruz. Daha önce Istanbul’da 16 tane eserin yurduna dönmesini kutlamistik. Burada simdi daha büyük boyuttaki eserlerin geri dönmesini kutluyoruz. Burada olmak çok keyif verici. Emegi geçen ekiplerimize tesekkür ederim. Bu ülkenin yurttaslari ve Amerika’da olan herkes burada yapilanlari kutlamalidir. Biz kültür varliklarindan bahsederken buranin insanina ait olan varliklardan bahsediyoruz. Amerika ve Türkiye ortak çok iyi bir is çikardi. Bu çalismalari bir imza ile de taçlandirdik. Bu imza ile çok daha güçlüyüz. Bu is burada son olmayacak. Biz yagmacilarin pesinde olacagiz. Bu, isbirliginden son derece memnun kaldim. Umarim daha fazla örnekler ile bir arada olacagiz.”
Konusmalarin ardindan iki ülke arasinda eserlerin teslimiyet heykeli imzalari atildi. Daha sonra ise Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy, heyet ile birlikte müze içerisinde kisa bir gezinti yaparak yine Antalya’dan Amerika’ya kaçirilan sonra geri getirilen Yorgun Herakles heykeli hakkinda bilgi verdi.
Eserlerin lansman toplantisina; Antalya Valisi Ersin Yazici, AK Parti Antalya milletvekilleri Kemal Çelik, Mustafa Köse, Antalya Müze Müdürü Mustafa Demirel, Il Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroglu ve çok sayida davetli katildi.
