Mesut Uçakan'in Son Filmi 'Suveyda' 10 Eylül'de Vizyona Girecek
Yönetmen Mesut Uçakan: 'Harf devriminin sonucu olarak 1932'de Arapça ögrenim yasagi çerçevesinde sikintilar olusturan bir uygulama karsimiza çikiyor. Aslinda Kur'ani Kerim yasak olmamasina ragmen, pratikteki kimi yanlis uygulamalarla yasaga dönüstürülüyor' 'Bu filmi aslinda gençlere yaptim. Bu idealizm içerisinde film çalismalari yapmak, pek çok yönetmenin tercih ettigi bir sey degil. Günümüzde popülizm çok fazla hakim oldugu için herkes güldürecek veya aglatacak filmlerle köseyi dönmeye çalisiyor' 'Onca sene sonra nihayet bir sinema filmiyle seyircinin karsisina çikmak hakikaten güzel, garip bir heyecan. Ilk filmlerdeki o genç, delikanli Uçakan'in duydugu heyecanin tekrar bizi çepeçevre sardigini görüyoruz çünkü milletin önüne çikacak iddiali bir is yapiyorsunuz'
"Reis Bey", "Kavanozdaki Adam", "Kelebekler Sonsuza Uçar", "Yalniz Degilsiniz", "Anka Kusu" ve "Sevda Kusun Kanadinda" gibi önemli yapimlara imza atan usta yönetmenin 15 yil aradan sonra vizyona girecek filmi, hafiz olmak isteyen 11 yasindaki Hadim'in ögrenme aski, azmi, umudu, hayalleri ve Süleyman Peygamber gibi kusdili ögrenme çabalarini konu aliyor.
Yönetmen Uçakan, AA muhabirine yaptigi açiklamada, 2019'un yaz aylarinda çekilen filmin, 1930'lu yillarda hafiz olmaya çalisan bir çocugun gözünden Türkiye'nin bir döneminde yasananlari ele aldigini söyledi.
Senaryonun gerçek olaylardan yola çikarak kaleme alindigini aktaran Uçakan, "Hayata bakis biçimi olarak, ben yaptigim her seyin hesabini verme idraki, heyecani ve korkusu içerisindeyim. Bu projede de hakikaten beni çok etkileyen bir çizgi var. Bir çocuk hafiz olmaya çalisiyor fakat karsisinda bunu engelleyen koca bir iktidar buluyor." ifadelerini kullandi.
- "Böyle netameli bir dönemi ele almak çok kolay degil"
Usta yönetmen, 1928'deki Harf Devrimi sonrasi yasananlara vurgu yaparak, sunlari kaydetti:
"Malum 1928'de harf devrimi oluyor. Harf devriminde, bizim bin küsur yillik hafizamiz topyekun biçak gibi kesiliyor, çikartilip atiliyor ve yeni ile eski nesil arasinda müthis bir uçurum ortaya çikiyor. Harf devriminin sonucu olarak 1932'de Arapça ögrenim yasagi çerçevesinde sikintilar olusturan bir uygulama karsimiza çikiyor. Aslinda Kur'an-i Kerim yasak olmamasina ragmen, pratikteki kimi yanlis uygulamalarla yasaga dönüstürülüyor. Ayni sene ezan yasagi geliyor. Orijinali birakilip Türkçe okunmasina dönük bu uygulamalarla halkin gerçekten travmaya dönüsecek sikintilari karsimiza çikiyor. Uygulamalar çok daha asiri ve acimasiz hallere dönüsüyor. Böyle netameli bir dönemi ele almak çok kolay degil."
Dönemin zor sartlari altinda yasamaya çalisan halkin ne yapacagini sasirdigina isaret eden Uçakan, "Bunu ajite ederek de anlatmak mümkün ama ben, hem daha önce çektigim 'Kelebekler Sonsuza Uçar' filminde hem de bunda mümkün oldugu kadar naif sekilde dokunuslar yapmaya çalistim. Çünkü hem içerisinde bulundugunuz ortam, konjonktür bakimindan çok hassas hem de asker o asker degil. Bugün halkiyla bütünlesen bir asker var karsimizda." dedi.
Mesut Uçakan, Orta Anadolu'nun köylerinde yasananlari beyaz perdeye aktarmaya çalistiklarini vurgulayarak, yakin tarihi ele alan filmler yapmanin kolay olmadigini fakat dürüst elestiriler karsisinda halkin övgüyle karsilayarak destekledigini söyledi.
- Basrol oyuncusu 11 yasinda bir hafiz
Pek çok konudan haberi olmayan ve "Z Kusagi" olarak adlandirilan neslin yakin tarihle ilgilenmesini de amaçladigini sözlerine ekleyen yönetmen, "Bu filmi aslinda gençlere yaptim. Bu idealizm içerisinde film çalismalari yapmak, pek çok yönetmenin tercih ettigi bir sey degil. Günümüzde popülizm çok fazla hakim oldugu için herkes güldürecek veya aglatacak filmlerle köseyi dönmeye çalisiyor. Ama biz hiçbir zaman büyük paralar düsünmedik." diye konustu.
Uçakan, filmi kisitli imkanlar ve küçük bir bütçeyle 5 haftada çektiklerini, Kültür ve Turizm Bakanligi ile TRT ortak yapim desteginin yani sira yerel halktan ve belediyelerden destek gördüklerini aktardi.
Basrol oyuncusu, 11 yasindaki Necip Fazil Belge'nin gerçek hayatinda, hafizlik yarismalarinda ödüller aldigina isaret eden Uçakan, su bilgileri verdi:
"Ben bütün Türkiye'yi dolasmayi kafama koymustum. Kur'an kurslarini ve hafizlik kurslarini... Bir oyuncu arkadasimiz sag olsun, 'Hocam ben (oyuncu) bulurum.' dedi ve epey arkadas getirdi ama ben onlari tip ya da oyun olarak çok dogru bulmadim. En son 2 kiside karar kildik. Hem hafizdilar hem de aradigim vasiflara sahiplerdi ama onlarin oyun gücünü yakalamak adina 3 ay oyunculuk dersi verdik. Orada en iyi performansi gösteren Necip Fazil Belge isimli kardesimiz oldu."
Türkiye'nin 1930'lu yillardaki köy ortamini bulmak üzere ülkenin çesitli yerlerini dolastiklarini dile getiren yönetmen, Kayseri'nin Develi ilçesiyle sehrin farkli noktalarinda çekim yaptiklarini kaydederek, "O köyde cami lazim, ne yapacagiz? Bir evi cami yaptik, etrafini çevirdik, bir sedir yaptik. Çok daha önemlisi minareyi, tahtadan minare seklinde diktik. Çok da orijinal oldu. Yani köy hayati... Evin birini de mektep yaptik. Çünkü orada ilkokul olmasi gerekiyordu. Biraz zorlanarak da olsa mevcut mekanlari yöneterek filmi çekmeye çalistik." degerlendirmesinde bulundu.
- "Gala Kayseri'de yapilacak"
Usta yönetmen, post-prodüksiyon asamasinin ve CGI efektlerinin filme uygulanmasi için çok ugrastiklarini, müzikleri de titiz bir çalisma sonucu seçtiklerini vurguladi.
Filmin 10 Eylül'de Türkiye'de vizyona girecegine dikkati çeken Uçakan, "Önce 85 salonda gösterilecek. Sonra Aralik ayina kadar 150-160 salonu bulacak. Tabii biz her filmimize görkemli galalar yapariz ama bu sefer, Kayseri'deki yöneticiler ve halk bize destek verdigi için, onlara da söz verdigimiz gibi Kayseri'de yapmaya karar verdik." dedi.
Yönetmen Uçakan, ilk filmini yaptigi 1977'den, 2006'daki Anka Kusu filmine kadar pek çok sinema filmine imza attigini kaydederek, sunlari aktardi:
"Onca sene sonra nihayet bir sinema filmiyle seyircinin karsisina çikmak hakikaten güzel, garip bir heyecan. Ilk filmlerdeki o genç, delikanli Uçakan'in duydugu heyecanin tekrar bizi çepeçevre sardigini görüyoruz çünkü milletin önüne çikacak iddiali bir is yapiyorsunuz. Film üzerine çok titizlendim. Tabii o titizlenme içerisinde kimi yerde iyi güzel seyler yaptik, kimi yerde de yine yapamadiklarimiz karsiniza çikacaktir."
Suveyda'nin harf devrimi konusunda, Türk sinema tarihinde yapilan ilk film oldugunun altini çizen Uçakan, en çok önem verdigi kriterin her yaptigi iste Allah rizasini kazanabilmek oldugunu vurgulayarak, "Bu film, son dönem toplum yapimizdaki bilhassa kültürel planda, inanç düzeyinde karsimiza çikan parçalanmisliklar, dagilmalar ve savrulmalar içinde yine birbirimize tutunabilecegimiz, ayni duygularla ortak paydada bir araya gelebilecegimiz sicak bir kültür olayi olarak görülebilir. Buna ihtiyacimiz var. Yani toplumun yine kendi degerleri üzerine muhtesem bir insa yapabilmesi için bu hareketler çok önemli. Umarim ki bu tür dokunuslar buna bir kivilcim teskil eder ve bir de insallah çok dualar almamiza sebep olur." ifadelerini kullandi.
- Film hakkinda
Yönetmen ve yapimciligini Mesut Uçakan'in yaptigi, senaryosunu ise Hasan Yilmaz'in kalem aldigi filmin görüntü yönetmenligini Durmus Sorgut, genel koordinatörlügünü Gönül Moroglu, yapim danismanligini ise Mustafa Karadeniz üstlendi.
Hafiz olma çabasindaki 11 yasindaki "Hadim"in ögrenme askini, beyaz bir güvercinle kurdugu muhabbeti ve kus dili ögrenme çabalarini ele alan yapimda, Hadim'i canlandiran Necip Fazil Belge, katildigi hafizlik yarismalarinda birincilik kazandi.
Yapimda, "Tigli Hoca" karakterini tiyatro ve dizi oyuncusu Fatih Küçük, köyün imami "Macid"i tecrübeli oyuncu Yusuf Duru'nun yani sira Mehmet Kefli, Sila Naz Akça, Seda Kement Aydin, Kivilcim Kaya, Hülya Akyol, Sezai Yesilyurt, Mehmet Fatih Yildiz, Burhan Vural ve Ahmet Sahin de rol aldi.
Yakin zamanda hayatini kaybeden karakter oyuncularindan Fikri Solmaz "Kusçu", Suat Keskin ise "Bosnali Ramiz" karakteriyle izleyici karsisina çikiyor.
