Fatih Köskü Bin 500 Tonluk Beton Yükten Kurtarildi
Fatih Sultan Mehmet döneminde insa ettirilen Fatih Köskü’nde restorasyon çalismalarinda sona geliniyor. Bin 500 tonluk beton yükünden kurtarilan köskte, çalismalarin 2022 yilinda tamamlanmasi planlaniyor.

Köskte 2016 yilinda kayma oldugu tespit edilmisti
Fatih Sultan Mehmet döneminde Topkapi Sarayi’nin planini olusturacak sekilde insa ettirilen Fatih Köskü, 2016 yilinda Sarayburnu tarafina bakan yamacindaki kayma ve yapida tespit edilen çatlaklarla gündeme gelmisti. Yapilan kapsamli arastirmalar neticesinde kaymaya, 1940’li yillarda çati sistemine yüklenen beton agirligin sebep oldugu saptandi. Topkapi Sarayi’nin Milli Saraylar’a devriyle hiz kazanan restorasyon çalismalari kapsaminda 2019 yilinin Nisan ayinda söz konusu bölgede zemin etüdü yapildi ve kösk çevresinde 26 adet kuyu açildi. Zemindeki kayma, 35 fore, 350 mini kazikla durduruldu. Kazik sisteminin üzerine 6 metreye varan yükseklikte istinat duvari insa edildi. Bölgeye, olasi sismik hareketleri 24 saat takip eden 57 aletsel gözlem cihazi yerlestirildi. Sarayin içindeki her sismik hareket, mühendisler tarafindan raporlanmaya baslandi. Restorasyon çalismalari sirasinda muhtemel bir depremde olusabilecek hasarin önlenmesi amaciyla da yapinin Marmara cephesine geçici çelik payanda kuruldu.
Olasi Istanbul depremine dayanikli hale getirildi
Fatih Sultan Mehmet’in ‘seyir köskü’ olarak yaptirdigi ve Topkapi Sarayi yapilari arasinda mimari açidan ayri bir öneme sahip olan Fatih Köskü’nün, deniz seviyesinden yüksekligi 60 metre, bina yüksekligi ise 27 metre. Köskün betondan ahsaba çevrilen kubbelerinin çapi ise 12 metre. Kösk, basariyla uygulanan zemin - bina güçlendirme ve özgün çati sistemiyle muhtemel Istanbul depremine karsi da dayanikli hale getirilmis oldu.
“Bin 500 ton beton kubbe yükü kaldirildi”
Çalismalar hakkinda bilgi veren Milli Saraylar Baskani Dr. Yasin Yildiz, “Burasi bölge ve zemin olarak oldukça sikintili bir bölge. Tarihi yarimadanin ucunda bir yamaçta yer aliyor. Zeminden 40 metre yukarida bulunuyoruz. Oldukça zorlu bir zemine yapilmis iddiali bir bina. Bu nedenle burada çalismalarin büyük bir önemle gitmesi gerekiyordu. Kamuoyunda sik sik ‘Topkapi Sarayi kayiyor’ olarak bilinen noktaya çok yakin bir yer burasi. Burasi Topkapi Sarayi’nin kenarinda yer alan Gülhane bahçesi içinde yer alan bir yer. Zemin özellikleri olarak ayni özellikleri barindiriyor. Bu nedenle burada yapilan çalismalarda ilk etapta binanin zemin açisindan güçlendirilmesi yapildi. 3 asamali fore kazikli sistemlerle zemindeki sivilasmalara, kaymalara önlemler alindi. Zemin olarak bina güçlendirildi. Ardindan iç ve distan yapilan ciddi bir süreç yasandi. Bina içten ve distan gergilerle muhafaza altina alindi. En son 1940’larda yüklenmis olan bin 500 ton beton kubbe yükü kaldirildi. Ardindan da buranin özgün kubbe sistemleri yapildi” dedi.
“2022 yili sonunda tamamiyla ziyarete açilacak”
1940’larda betona dönülürken iyi belgelendirme yapildigini dile getiren Yildiz, “Yapilan analizlerle, ayni agaçlarla, ayni sistemle ve horasan siva üzerine kursun olarak tekrardan yapilmak suretiyle çalismalarin sonuna gelindi. Subat ayi itibariyle restorasyon çalismasi tamamlanmis olacak. Ardindan tefris süreci var. Tefris sürecinin tamamlanmasinin ardindan Topkapi Sarayi hazinelerini ziyaretçiyle bulusturmus olacagiz. 2022 yili sonunda tamamiyla ziyarete açilacak” diye konustu.
“3 milyon ziyaretçinin her birinin ugradigi bir mekan”
Fatih Köskü’nün çok ilgi gören bir nokta oldugunu söyleyen Yildiz, “Kasikçi Elmasi, Altin Taht, Topkapi Hançeri gibi koleksiyonumuzda en bilinen eserlerin sergilendigi bir mekan. Burayi yilda ortalama gezen 3 milyon ziyaretçinin her birinin ugradigi bir mekan. Burada çok özverili bir çalisma yürütüldü. Gerek bilim kurulumuz, gerek yüklenici firmalar, gerek Milli Saraylar personeli ve uzmanlarinin kolektif bir çalismasiyla sona gelmis durumdayiz” ifadelerini kullandi.
