Sütas, Sürdürülebilirlik Raporu'nu Yayimladi

Sütas, sürdürülebilirlik yaklasimini ve bu alandaki faaliyet sonuçlarini açikladigi Sürdürülebilirlik Raporunu yayimladi. Uluslararasi GRI standartlarina uygun olarak hazirlanan rapor, sirketin 50’nci yilini kutlayacagi 2025 yili sürdürülebilirlik hedeflerini de içeriyor.

Sütas, Sürdürülebilirlik Raporu'nu Yayimladi


“Çiftlikten Sofralara” entegre is modeli ile faaliyet gösteren Sütas, çalismalarinin ‘birey, toplum, çevre’ etki alanlarindaki sonuçlarina ve 2025 hedeflerine yer verdigi 2020 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyu ile paylasti. Sirket, bitkisel üretimden baslayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan entegre is modeli ile ürünlerinin dogalligini, lezzetini ve besin degerlerini güvence altina aliyor. Bu model ile hayata geçen entegre tesisleri, kendi bölgelerinde olusturduklari ekonomik ve sosyal etkilerle bölgelerinin kalkinmasina önemli katkilarda bulunuyor. Kullandigi dogal kaynaklarin geri kazanilmasini amaçlayan sirket, enerji ihtiyacini, çiftliklerinin gübreleri ve organik atiklarindan ürettigi yenilenebilir enerji ile karsiliyor. Ürettigi organik ve organomineral gübreler ile onarici tarim çalismalarina katkida bulunuyor. Sirket, gida zincirinin bütününde sürdürülebilirligin saglanmasini öngören ‘Avrupa Birligi Yesil Mutabakat - Çiftlikten Çatala’ stratejisinin Türkiye’deki güçlü örnegini olusturuyor.

Konuyu degerlendiren Sütas Sürdürülebilirlik Komitesi Baskani Duygu Yilmaz, “Sirket olarak dogal kaynaklarin hizla tükenmesi ve kirlenmesi, iklim degisikligi, gida güvenligi gibi küresel sorunlarin çözümünün; devletlerin, toplumlarin, sirketlerin ve bireylerin hep birlikte harekete geçmeleri ile mümkün oldugunu düsünüyoruz. Sirketlerin; sürdürülebilirligi, kurumsal kültürlerinin ve is yapis biçimlerinin ayrilmaz parçasi haline getirerek tüm paydaslarina yayginlastirmalarinin önemli katkilar saglayacagina inaniyoruz. Bu sorumlulukla sütün iyiligini ve bereketini yaymak için çalisirken, sürdürülebilirligi esas alan ‘Çiftlikten Sofralara’ entegre modelimiz ve temel is stratejilerimiz ile ‘Bireylerin sagligi ve mutluluguna’, ‘Toplumun gelisimi ve refahina’, ‘Çevrenin sürdürülebilirligine’ dogal olarak önemli katkilarda bulunan sonuçlar elde ediyoruz. 2020 sürdürülebilirlik hedeflerimize iliskin sonuçlari ve Sütas’in 50’nci yili olan 2025 yili için belirledigimiz hedefleri kamuoyu ile paylasmaktan memnuniyet duyuyoruz” diye konustu.



Sirketin dogal lezzetlerinin güvencesi, ‘Çiftlikten Sofralara’ is modeli

Yapilan açiklamaya göre sirket, tüketicilerinin yasam kalitelerini artiran, saglik ve mutluluk veren, dogal ve lezzetli süt ürünleri sunma misyonuyla çalisiyor. Bu misyonu yerine getirebilmek amaciyla olusturdugu ‘Çiftlikten Sofralara’ entegre is modeli ile tüm üretim süreçlerini entegre ediyor, izliyor ve denetliyor. Ineklerinin saglikli yem bitkileri ve kendi tesislerinde ürettigi dogal yemlerle beslenmesini sagliyor, böylece saglikli ineklerden besin degeri yüksek kaliteli süt elde ederek ürünlerinin güvenilirligini ve dogalligini güvence altina aliyor. Türkiye’nin dört bir yaninda yer alan tesisleriyle ürünlerini hizla, tazeligini ve dogalligini koruyarak tüketicilerine ulastiriyor.

Çig süt kalitesi, ürünlerin güvenilirliginin saglanmasi ve verimlilik açisindan iyi bakilan, saglikli hayvanlarin kritik önemini vurgulayan Duygu Yilmaz, “Çiftliklerimizde, AB’nin hayvan refahi mevzuati kapsaminda uygulamalarimizi sürdürüyoruz. Tüm çiftliklerimiz ‘Hastaliktan Ari ve AB Onayli Isletme Belgesi’ne sahip. 2025 yilina kadar AB’nin Yesil Mutabakat Çiftlikten Çatala Stratejisi kapsaminda yeni düzenlemeleri de yakindan takip ederek hayata geçirmeyi taahhüt ediyoruz” dedi.



Önümüzdeki dönemde yeni ürünler sunmayi planlayan sirket, ambalajlarinin üzerinde ürünlerinin besin degeri ve güvenilirligine iliskin tüketicilerini bilgilendiren ve bilinçlendiren daha fazla içerik paylasmayi hedefliyor.

Sütün bereketini yaymak için yatirimlarina devam ediyor

Sirketin ‘Çiftlikten Sofralara’ is modeli, olusturdugu sosyo-ekonomik etkiler ve kapsayiciligi ile ‘Bölgesel Kalkinma Modeli’ niteligi tasiyor. Sirketin, Karacabey, Aksaray ve Tire’den sonra 4’üncü entegre tesisi olacak Bingöl Entegre Tesisleri yatirimi da hizla ilerliyor. 2020 yilinda hazirlanan ve yatirimin Bingöl ve çevresine olan etkilerini genis bir sekilde inceleyen Bingöl Bölgesel Etki Analizi Raporu’na göre Sütas’in faaliyetlerine baslamasiyla birlikte bölgede GSYH’nin yüzde 40 artmasinin yani sira bölgede üretim teknolojisinde degisim, issizligin azalmasi, is gücü niteliginde gelisim, hane gelirlerinde artis, disariya göçün durmasi, nitelikli nüfusun geriye dönmesi, gelir dagiliminda dengelenme ve sosyal ve kültürel dönüsümün hizlanmasi gibi bölgeyi önemli ölçüde degistirecek gelismeler bekleniyor.

Süt sektörünün gelisimine katkida bulunuyor

Sirket, sektörün ihtiyaci olan nitelikli insan gücünün yetistirilmesini destekleyerek de sektörün gelisimine katkida bulunuyor. Türkiye’de süt hayvanciliginin daha saglikli ve verimli yapilabilmesi için Egitim Merkezlerinde 1998 yilindan beri 19 bin 251 üretici, ögrenci ve girisimciye ücretsiz egitim veren sirket, 2025 yilina kadar bu rakami 23 bine çikarmayi hedefliyor.

“Üretim tesislerinin enerji ihtiyacinin yüzde 84’ünü, atiklarindan ürettigi yenilenebilir enerji ile karsiliyor”

Entegre tesislerinde yer alan biyogaz tesislerinde çiftliklerinin gübrelerini ve fabrikalarinin organik atiklarini isleyerek yenilenebilir enerjiye dönüstürdüklerini belirten Yilmaz, “Biyogaz tesislerimizde üretilen enerji miktari, üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacinin yüzde 84’ünü karsilayacak seviyeye ulasti. 2020 yilinda Biyogaz tesislerimizde engelledigimiz sera gazi, operasyonel faaliyetlerimizin yol açtigi sera gazi emisyonundan yüzde 75 daha fazla oldu. Enerji tesislerimizde azaltilan gold standart sertifikali 41 bin 536 ton karbonun da gönüllü karbon piyasalarina satisini gerçeklestirdik. 2025 yilinda elektrik ihtiyacimizin yüzde 100’ünü biyogaz tesislerimizde üretmeyi hedefliyoruz. Bu hedefimizi, günes enerjisi üretimi ile de destekleyecegiz. Çiftliklerimizin ve üretim tesislerimizin çatilarina koyacagimiz günes enerjisi panelleri ile yenilenebilir enerji üretimimizi 10 MW daha artiracagiz” diye konustu.



Organik ve organomineral gübreler ile topragi zenginlestiriyor

Biyogaz tesislerinin çiktilarini organik ve organomineral gübre olarak yem bitkileri üretiminde kullanan ve topragin organik yapisinin iyilestirilmesine katkida bulunan sirket, 2025 yili itibariyla her yil 50 bin ton organik maddeyi topraga kazandirmayi hedefliyor. Topragin organik madde içerigi açisindan zenginlestirilmesinin öneminin her geçen gün daha çok anlasildigini belirten Yilmaz, gerçeklestirdikleri organik ve organomineral gübre denemelerinde, muadillerine göre ürün veriminde yüzde 15’e, topragin organik madde içeriginde yüzde 40’a varan artislar tespit ettiklerini dile getirdi.

Kullandigi sulari geri kazaniyor

Suyu verimli kullanmanin sorumluluklari oldugu kadar öncelikli konulari arasinda da yer aldigini belirten Yilmaz, “Tesislerimizde kullandigimiz suyun tamamini aritip dogaya geri veriyoruz. 2015 yilinda kullanmaya basladigimiz damlama sulama sistemini, bitkisel üretim faaliyetlerimizin tamamina yayginlastirdik. Bu sayede yaklasik yüzde 25-40 oraninda su tasarrufu sagladik. Bugüne kadar gerçeklestirdigimiz su verimliligi çalismalarini genisleterek 2025 yilina kadar fabrikalarimiz, çiftliklerimiz ve ofislerimizde su kullanim verimliligini yüzde 15 artirmayi hedefliyoruz” diye konustu.

Kaynak: İHA