Merak Edip Arastirdi, 205 Çesit Mantarin Tadina Bakti
Mantar arastirmacisi Naim Güleç, dogayi sevdigi ve mantarlari merak ettigi için son 20 yilda bine yakin mantari dogada inceleyip tanimladigini ve bunlardan 205’inin de tadina baktigini söyledi.

“Mantarlarin tadina bakmak bilgi ve deneyim ister”
Ormanlik alanda buldugu mantarlarin tadina bakmayi sevdigini ve bugüne kadar 205 mantar türünü tattigini belirten Güleç, “Zehirli ile zehirsiz mantari ayir etmek tamamen bilgi ve deneyimle ilgilidir. Ormanda ilk kez gördügünüz bir mantara denk geldiginizde dogru tanimlama için iki yol var. Ilki yerli ve yabanci kaynaklari tarayarak mantari arastirmaya, tanimlamaya çalismak. Ikincisi de mantarlarla ilgili bilgi ve deneyim sahibi olan uzmanlara sormak. Bir mantar dogru tanimlansa ve türünden emin olunsa dahi ilk kez tüketiliyorsa en fazla 40-50 gram yenilmeli. Neden, tanimlamada yaniliyor olabilirsiniz ya da mantar zehirsiz de olsa alerji yapabilir. Bir de bildiginiz ve her zaman tükettiginiz bir mantar dahi olsa pisirmeden önce birkaç tanesini bir kenara koymalisiniz. Herhangi bir zehirlenme durumunda bu mantarlar doktora gösterilmelidir” diye konustu.
“Yeni mantar türleri kesfetmek büyük mutluluk kaynagi”
Türkiye’de yaklasik 2 bin 500 mantar türünün mikologlar tarafindan kayda alindigini ifade eden Naim Güleç, “Her ne kadar Türkiye’de 10 bin mantar türünün yetistigi ifade edilse de yeni türlere denk gelmek, denk gelinse bile kesfetmek o kadar kolay degil. 10 bine yakin mantari az çok bileceksiniz ki yeni türü kesfedebilesiniz. Bu nedenle ben de son 10 yildir, Türkiye için yeni tür kesfini yapmaya gayret ediyorum. Bunlardan ilki mikolog Ilgaz Akata hocaya 2013 yilinda gönderdigim bir ramaria türüydü, kayda alindi. Ardindan birçok kesif yaptim. Bazen de söyle oluyor. Bir arkadasimiz mantar fotografini sosyal medyada paylasiyor. Onun yeni tür oldugunu fark ediyor ve mikologlara gönderilmesine aracilik ediyorum. Gürkan Göçmen arkadasimizin buldugu colus hirudinosus türünün Türkiye için ilk kaydinin yapilmasi bu sekilde olmustu. Türkiye için yeni kayit olabilecek birkaç amanita türü kuruttum. Incelemeleri için mikolog hocalarimiz Hatira Taskin ve Fuat Bozok’a gönderecegim” dedi.
“Mantarlar fobiniz degil hobiniz olsun”
Misel yapisina zarar vermemek kaydiyla mantarin kökünden koparilmasinin hiçbir sorun teskil etmeyecegini kaydeden arastirmaci Güleç, sözlerini söyle sürdürdü:
“Misel yapisina zarar vermeden gerek tanimlama maksadiyla, gerekse temizleme amaciyla mantarlari kökünden kopartmak, istiridye mantari gibi birkaç tür hariç mantarlarin azalmasina, neslinin azalmasina sebebiyet vermez. Mantarlari toplamayi bir agaçtan elma koparmaya benzetebiliriz. Mantarlar, yer altindaki misellerin bir nevi meyvesidir. Esas agaç, esas yapi miselyumdur. Mantari kökünden kopartip öylece sepete koymuyoruz. Bir çakiyla ve firçayla iyice temizliyoruz. Köklerini ormanda birakiyoruz. Yenilmeyen yahut zehirli olanlari kopardiksa incelememizi yapip tekrar dogaya birakiyoruz. Mantarlari kesinlikle sepetle toplamaliyiz. Bunun birkaç sebebi var. Birincisi mantarlar hava alacagi için bozulmaz. Ikincisi mantarlar ezilmez ve bütün olarak sepette kalir. Üçüncüsü sepetin araliklarindan mantarin sporlari ormana yayilir. Bu da gelecek yil daha fazla mantarin çikmasina yardimci olur. Mantar toplamak çok yönlü bir spordur. Hem mantarlari yakindan tanirsiniz hem de dogal trekking yapmis olursunuz. Yön duygunuz gelisir. Zor sartlarla mücadele etme yetiniz gelisir. Mantarlari tanidikça ormandan çikmak istemeyeceksiniz. Güzel bir hobi edinmis olacaksiniz. O nedenle biz diyoruz ki mantar fobisini yenmenin en güzel ve saglikli yolu mantar hobidir. Herkesi mantar hobiye davet ediyoruz.”
“Tek basiniza mantar toplamak için ormana girmeyin”
Güleç, “Mantar toplamak için ormanlik alanda özellikle telefonlarin çogu zaman çekmedigi yüksek rakimli köknarlik alanlarda tek basiniza dolasmayiniz. En büyük riskiniz kaybolmak. Yönünüzü sasirdiginizda tersiniz döner ve nereye gideceginizi bilemezsiniz. Günesi, günes yoksa agaçlarin yosun baglayan kuzey taraflarina bakarak ilerleyin. Önlem olarak, cep telefonu çekiyorsa, araçtan inince önce arkadasinizla konum paylasiniz. Ikinci büyük tehlike yabani hayvanlar. Unutmayalim ki, ormandaki yabanci biziz, hayvanlar degil. Ayi, domuz, çakal gibi orman sakinleriyle karsilasmamak için birbirinize bagirarak ormanda ilerleyin. Sizi duyan hayvanlar uzaklasacaktir. Bir diger tehlike ise agaç köklerine takilarak düsmek yahut dikkat etmediginiz dal/budaklarin sizi yaralamasidir. Yaninizda arkadasiniz olursa size yardim edecektir. Bir diger tehlike ise dag bayir gezerken kalp krizi dahil bazi rahatsizlarin ortaya çikmasidir. Yine su olmadan ormana girilmemelidir. Su hayattir” dedi.
