Sigara Içiyorsaniz Risk 20 Kat Artiyor
Otuz yil süreyle günde bir paket sigara içenlerde akciger kanseri 20 kat daha çok görülüyor.

Akciger dokularinda bulunan anormal hücrelerin kontrolsüz bir sekilde çogalmasiyla olusan akciger kanseri, tüm kanser ölümlerinin yaklasik yüzde 20’sine denk geliyor. Bu oranin her yil meme, kolon ve prostat kanserinden dolayi kaybedilen hasta sayisinin toplamindan daha yüksek olduguna dikkat çeken Dr. Hülya Yolaçan, risk faktörlerini “sigara, çevresel etmenler, ailesel yatkinlik, radyoterapi, akciger fibrozisi, beslenme, HIV ve cinsiyet” basliklarinda topluyor.
Düsük nikotin, riski azaltmiyor
Akciger kanserlerinin yüzde 90’indan fazlasina sigara neden olurken dumaninda dört binden fazla kimyasal madde oldugu biliniyor. Günlük içilen sigara miktari, sigara içme süresi, baslama yasi, dumani derin çekme ve katran miktari gibi faktörlerler, kanser gelisme riskini belirledigini söyleyen Yolaçan, özellikle akciger kanserinin küçük hücre tipi sigara içimi ile çok yakindan ilgili oldugunu belirtti.
Düsük nikotinli sigaralarin, kanser riskini azaltmadigina dikkat çeken Dr. Hülya Yolaçan, “Ayrica puro içenlerde risk 3 kat, pipo ve nargile kullananlarda 8 kat artiyor” uyarisinda bulunuyor.
Çevresel etmenlerin basinda kimyasal kirlilik var
Topragin dogal yapisinda bulunan radon gazi, akciger kanser gelisiminde ikinci neden olarak görülüyor. Dr. Yolaçan, ayrica uranyum, vinil klorid, nikel kromat metalleri, hardal gazi, klormetil eter, mesleki arsenik, petrol ürünleri, silika tozu, katran, dizel egzoz partikülleri ve asbest maruziyeti çevresel faktörlerin öne çiktigini aktardi. Lastik üretimi, tas döseme, çati kaplama, baca süpürme gibi isleri yapanlarda da riskin arttigina isaret eden Dr. Hülya Yolaçan, hava kirliligi ile artan akciger kanseri ölümleri arasinda da bir iliski oldugunu kaydediyor.
Ailesel yatkinlik
Akciger kanserinin ailede görülmesi, diger aile üyelerinin de genetik özelliklerinin çevresel kanser etmenlerine hassas oldugunu vurgulayan Dr. Yolaçan, akciger, meme ve gastrointestinal tümör tanisi alan kisilerin anne, baba, kardes ve çocuklarinin, kanser riski açisindan yakindan takip edilmesi gerektigini söyledi.
Radyoterapi aldiysaniz dikkat
Akciger disi kanserler nedeniyle tedavi amaçli uygulanan radyoterapinin nadiren de olsa ikincil akciger kanseri gelisme riskini artirdigini belirten Dr. Hülya Yolaçan, “Günümüzde gelisen teknoloji ve ekipmanlar ile bu risk oldukça azaltti” dedi.
“Dünya çapinda akciger kanseri erkeklerde daha fazla görülüyor”
Akcigerinde baska hastaliklardan dolayi izi olan hastalarda, akciger kanseri gelisme riskinin, sigaradan bagimsiz olarak yedi kat arttigina deginen Dr. Hülya Yolaçan, diger risk faktörleri hakkinda su uyarilarda bulunuyor:
“Çesitli raporlar, obezite ve bazi diyet faktörlerinin akciger kanseri ile baglantili oldugunu ortaya koyuyor. Ekmek, pirinç kirmizi et, süt ürünleri, bitkisel ve hayvansal yaglar basta olmak üzere birçok gida akciger kanseri gelisimi için muhtemel risk faktörleridir. Bu çalismalarda sebzelerin, meyvelerin ve ayçiçek yaginin koruyucu olabilecegi vurgulaniyor. Insan immün yetmezlik virüsü infeksiyonunun (HIV) sigaradan bagimsiz olarak akciger kanserinin riskini 2,5 kat arttirdigini gösteren çalismalar var. Human papilloma virüs enfeksiyonu (HPV), Ebstein Barr virüsü ve Tüberküloz geçirme öyküsü de yüksek risk ile ilgili. Ayrica dünya çapinda, akciger kanseri erkeklerde daha fazla görülüyor. Buna karsin sigara içen kadinlarin erkeklere göre kansere yakalanma riskinin daha fazla oldugu öngörülüyor.”
“Sik uygulanan tarama programlari da erken tani için önemli”
Akciger kanserinin önlenebilir bir hastalik oldugunun altini çizen Dr. Hülya Yolaçan, sigarayi birakilmasinin çok önemli oldugunu vurguluyor. Akciger grafisi ve bilgisayarli tomografi gibi tetkiklerin de zorunlu olmadikça çekilmemesi gerektigini kaydeden Dr. Yolaçan son olarak “Bazi ülkelerde sik uygulanan tarama programlari da erken tani için önemli. Bu ülkelerde 55-74 yas arasindaki nüfusun, otuz yildan daha uzun süredir, günde bir paket ya da daha fazla sigara içmis olan, içmeye devam eden ya da son 15 yil içinde birakmis olan kesimine düsük doz bilgisayarli tomografi çekilmesi öneriliyor” diye konustu.
