Meme Kanseri Hastalarinin Yüzde 10'U Genetik Kaynakli
Kanserde Güncel Tedavilere Erisim ve Gelistirme Dernegi Baskani Prof. Dr. Ugur Coskun: 'Tüm meme kanseri hastalarinin yaklasik yüzde 10'u ailesel meme kanseri. Bunlarin da yüzde 80'ninden BRCA dedigimiz genler sorumlu. Birinci derece akrabasinda erken yasta meme kanseri olanlar, ailesinde bir veya daha fazla meme kanseri olanlar, ailesinde iki tarafli meme kanseri olanlarin genetik testlerinin yapilmasi gerekiyor' 'BRCA testleri pozitif olanlarda 70 yasina kadar yaklasik yüzde 7080 meme, rahim, yumurtalik gibi kanserlerin gelisme riski var. Önceden saptanirsa ameliyatlarla, siki takiple ve birtakim ilaçlarla bunun önüne geçilebilir'
MUHAMMET FATIH GÖKMEN - Kanserde Güncel Tedavilere Erisim ve Gelistirme Dernegi (KANSERTED) Baskani ve Kirikkale Üniversitesi Tip Fakültesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Ugur Coskun, Türkiye'de meme kanseri hastalarinin yaklasik yüzde 10'unun ailesel kaynakli oldugunu söyledi.
Coskun, AA muhabirine, ekim ayinin Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkindalik Ayi oldugunu animsatti.
Meme kanserinin kadinlarda en sik görülen kanser türlerinden olduguna dikkati çeken Coskun, Türkiye'de her yil yaklasik 20 bin yeni vaka görüldügünü aktardi.
Özellikle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgini nedeniyle hastaligin teshisi konusunda bazi sikintilar yasandigina deginen Coskun, "Normalde bizim ilerlemis, baska organlara yayilmis hastalik orani yaklasik yüzde 8 civarindayken salgin döneminde maalesef teshislerde gecikmeler oldu. Insanlarimiz hastaneye gitmekten, 'Kovid-19 enfeksiyonu kapar miyim?' diye korktu. Bu süreçte özellikle daha riskli kisilerde kontrolleri ve takipleri arttirmamiz ve insanlari bilinçlendirmemiz lazim. Teshisimiz ne kadar erken evreye dogru kayarsa aldigimiz neticeler o kadar iyi olmakta." diye konustu.
Coskun, erkeklerde de meme kanserinin görüldügünü ancak kadinlardan farkliliklari oldugunu söyledi.
Tüm meme kanseri hastalarinin yaklasik yüzde 1 ila 2'sinin erkeklerde görüldügünü anlatan Coskun, "Erkeklerde biraz daha kondurulmadigi ve akla gelmedigi için geç teshisler olabilmekte ayrica erkeklerde biraz daha agresif ve hizli seyredebilmekte." dedi.
- Ailesinde meme kanseri öyküsü olanlara uyari
Coskun, Saglik Bakanliginin yaptigi arastirmalara göre genetik yatkinligin önemli oldugunu vurgulayarak, söyle devam etti:
"Tüm meme kanseri hastalarinin yaklasik yüzde 10'u ailesel meme kanseri. Bunlarin da yüzde 80'ninden BRCA dedigimiz genler sorumlu. Birinci derece akrabasinda erken yasta meme kanseri olanlar, ailesinde bir veya daha fazla meme kanseri olanlar, ailesinde iki tarafli meme kanseri olanlarin genetik testlerinin yapilmasi gerekiyor. Ülkemizde de genetik danismanlik gelisti. Bu tür aile öyküsü olanlarin mutlaka analizlerinin yapilmasi gerekiyor. BRCA testleri pozitif olanlarda 70 yasina kadar yaklasik yüzde 70-80 meme, rahim, yumurtalik gibi kanserlerin gelisme riski var. Önceden saptanirsa ameliyatlarla, siki takiple ve birtakim ilaçlarla bunun önüne geçilebilir."
Meme kanserinin her safhasinda çok büyük gelismelerin yasandigini belirten Coskun, birçok hastada artik memenin tamamini almadiklarini, tedavilerin çok ilerledigini ve kisiye özel tedavi seçenekleri sunduklarini sözlerine ekledi.
Kaynak: AA
Coskun, AA muhabirine, ekim ayinin Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkindalik Ayi oldugunu animsatti.
Meme kanserinin kadinlarda en sik görülen kanser türlerinden olduguna dikkati çeken Coskun, Türkiye'de her yil yaklasik 20 bin yeni vaka görüldügünü aktardi.
Özellikle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgini nedeniyle hastaligin teshisi konusunda bazi sikintilar yasandigina deginen Coskun, "Normalde bizim ilerlemis, baska organlara yayilmis hastalik orani yaklasik yüzde 8 civarindayken salgin döneminde maalesef teshislerde gecikmeler oldu. Insanlarimiz hastaneye gitmekten, 'Kovid-19 enfeksiyonu kapar miyim?' diye korktu. Bu süreçte özellikle daha riskli kisilerde kontrolleri ve takipleri arttirmamiz ve insanlari bilinçlendirmemiz lazim. Teshisimiz ne kadar erken evreye dogru kayarsa aldigimiz neticeler o kadar iyi olmakta." diye konustu.
Coskun, erkeklerde de meme kanserinin görüldügünü ancak kadinlardan farkliliklari oldugunu söyledi.
Tüm meme kanseri hastalarinin yaklasik yüzde 1 ila 2'sinin erkeklerde görüldügünü anlatan Coskun, "Erkeklerde biraz daha kondurulmadigi ve akla gelmedigi için geç teshisler olabilmekte ayrica erkeklerde biraz daha agresif ve hizli seyredebilmekte." dedi.
- Ailesinde meme kanseri öyküsü olanlara uyari
Coskun, Saglik Bakanliginin yaptigi arastirmalara göre genetik yatkinligin önemli oldugunu vurgulayarak, söyle devam etti:
"Tüm meme kanseri hastalarinin yaklasik yüzde 10'u ailesel meme kanseri. Bunlarin da yüzde 80'ninden BRCA dedigimiz genler sorumlu. Birinci derece akrabasinda erken yasta meme kanseri olanlar, ailesinde bir veya daha fazla meme kanseri olanlar, ailesinde iki tarafli meme kanseri olanlarin genetik testlerinin yapilmasi gerekiyor. Ülkemizde de genetik danismanlik gelisti. Bu tür aile öyküsü olanlarin mutlaka analizlerinin yapilmasi gerekiyor. BRCA testleri pozitif olanlarda 70 yasina kadar yaklasik yüzde 70-80 meme, rahim, yumurtalik gibi kanserlerin gelisme riski var. Önceden saptanirsa ameliyatlarla, siki takiple ve birtakim ilaçlarla bunun önüne geçilebilir."
Meme kanserinin her safhasinda çok büyük gelismelerin yasandigini belirten Coskun, birçok hastada artik memenin tamamini almadiklarini, tedavilerin çok ilerledigini ve kisiye özel tedavi seçenekleri sunduklarini sözlerine ekledi.
