Kedi Sevgisiyle Bilinen 'Pisili Baba' Merhametiyle Yüzyillardir Dillerde

Konya'da, kedilere duydugu sevgi dolayisiyla halk arasinda 'Pisili Baba' olarak anilan Pir Esad Sultan'in türbesi, Türkiye'nin dört bir yanindan ziyaretçilerini agirliyor Türbede 'Pisili Baba'nin kedisine ait oldugu rivayet edilen küçük bir sanduka da bulunuyor Konya Vakiflar Bölge Müdürü Nurullah Osmanli: 'Kedi sevgisi o kadar fazla ki vefat ettikten sonra kedisiyle ayni türbede yer almak istedigini vasiyet ettigi rivayet edilir. Dünyada belki de baska bir örnegi olmayan özel bir durum'

HAVVA DEREAGZI - Konya'da, kedilere duydugu sevgi dolayisiyla "Pisili Baba" olarak da anilan Pir Esad Sultan'in türbesinde, "Pisili Baba" ile kedisine ait oldugu rivayet edilen yan yana iki sanduka bulunuyor.

Konya'da Selçuklu dönemi alimlerinden Pir Esad Sultan tarafindan 13. yüzyilin ikinci yarisinda insa ettirilen külliye yapilarindan, yalnizca türbe günümüze ulasmis durumda.

Karamanogullari beylerinden Musa Pasa tarafindan 1440 yilinda yeniden yaptirilan türbe, moloz tas ve tugla karisimi duvarlara sahip bir yapi.

Kapisi dogu yönünde yer alan türbenin kuzey, güney ve bati duvarlarinin alt taraflarinda ikiser büyük pencere, üst kisminda ise dört yönde birer küçük pencere bulunuyor.

Türbenin ortasinda, 1263 yilinda vefat eden Pir Esad Sultan'a ait sanduka ve bu sandukanin sol ayak ucunda küçük bir tahta sanduka yer aliyor.

Bazi kaynaklarda yer alan rivayetlere göre, bu küçük sanduka, "Pisili Baba" olarak anilan Pir Esad'in çok sevdigi kedisine ait.

Konya Vakiflar Bölge Müdürü Nurullah Osmanli, AA muhabirine, Pir Esad'in kedi sevgisiyle tanindigini, kaynaklarda bununla ilgili farkli rivayetlerin bulundugunu söyledi.

Pir Esad'in, Hz. Mevlana'nin ögrencisi olarak anildigini belirten Osmanli, "Pir Esad Sultan, 4. Kiliçarslan dönemine tekabül 13. yüzyilin yarisinda yasamis alim bir zat. Vakfiyelerde geçen 'Seyit' lakabi, Hz. Muhammed'e dayanan bir soyu oldugunu gösteriyor. Elimizdeki bilgilerden kendisine atfedilen ve günümüze gelen iki tane vakfi var." diye konustu.

Osmanli, Pir Esad'in, hayvan sevgisiyle anilan bir tasavvuf büyügü oldugunu vurgulayarak, söyle devam etti:

"Pir Esad Sultan'in bir kedisi var ve halk arasinda da 'Pisili Sultan' lakabina sahip bir hoca, ögretmen. Toplumda da kedilere olan sevgisiyle meshur. Kedi sevgisi o kadar fazla ki vefat ettikten sonra kedisiyle ayni türbede yer almak istedigi rivayeti kaynaklarda yer aliyor. Dünyada belki de baska bir örnegi olmayan özel bir durum."

"Pisili Baba"nin kedisine duydugu sevgi ve merhametin, insanliga bir mesaj oldugunu dile getiren Osmanli, sunlari söyledi:

"Bizim medeniyetimiz, ecdadimiz o kadar merhamet sahibi ki 'Yeryüzündekilere merhamet edin ki gökyüzündekiler de size merhamet etsin.' düsturuyla hareket ediyor. Böylelikle biz merhameti, hayvan sevgisini, canlilara, varliklara olan sevgiyi bir büyügümüzde örnek olarak görmekteyiz. Halk arasinda 'Pisili Baba' olarak bilinen zatin, sevgisi ve merhametinin bugün insanliga bir örnek olarak gösterilmesi gerekiyor. Burada da Hz. Muhammed'den bize kalan ve kültürümüzde yer edinen vakif kültürüyle, insanlara örnek teskil ettigi bir durumla karsi karsiyayiz."

Osmanli, Pir Esad Sultan'in, aslinda Konyalilar tarafindan çok iyi bilinen bir tasavvuf büyügü olduguna degindi.

Pir Esad'in örnek aldigi isimlerden birinin de sahipsiz kedi yavrularini besleyip büyütmesinden dolayi "Kedicik Babasi" olarak anilan Ebu Hureyre oldugunu anlatan Osmanli, "Ebu Hureyre nasil 'kedilerin babasi' olarak biliniyorsa, biz de Pir Esad'i kedilerin sultani olarak degerlendirebiliriz. Pisili Baba, hayvanlara ve özellikle kedisine duydugu sevgiyle insanliga mesaj veren bir tasavvuf büyügümüz." diye konustu.

Osmanli, vakiflarin da kurulus felsefesinin "Yaratilani sev Yaradan'dan ötürü" ifadesi temelinde degerlendirilmesi gerektigini sözlerine ekledi.

- Hikayesiyle Türkiye'nin dört bir yanindan ziyaretçi agirliyor

Türbenin çevresindeki alanda pazarcilik yapan Duran Dagli (55), hikayesiyle türbenin çok ilgi çektigini ve Türkiye'nin dört bir yanindan ziyaretçilerin geldigini söyledi.

Dagli, türbeyi ziyarete gelenlere, türbeyi bulamadiklarinda yardimci oldugunu ve hikayesini anlattigini belirterek, "Mesela geçtigimiz günlerde Hatay'dan gelen arkadaslar vardi. Inegöl'den, Malatya'dan, Kayseri'den gelenler var. Bu türbe güzel bir türbe, daha çok taninmasinda fayda var. Türbenin, hikayesiyle ziyaret edilip anlatilmasi gerekiyor." dedi.

Pazar esnafindan Akgül Gözübüyük ise 15 yildir haftada bir kez Allah rizasi için türbeyi temizledigini söyledi.

Türbenin yakinlarinda köftecilik yapan Mevlüt Özdemir de "Türkiye'nin dört bir yerinden burayi görmek için çikip geliyorlar. Istanbul'dan, Ankara'dan, Izmir'den, Van'dan çok gelen var." diye konustu.
Kaynak: AA