'Evim' Dedigi Nemrut'ta 48 Yildir Gönüllü Bekçilik Yapiyor
Bitlis'in Ahlat ilçesinde yasayan 72 yasindaki Musa Selgi, Avrupali Seçkin Destinasyonlar Projesi kapsaminda 'Mükemmeliyet Ödülü' alan Nemrut Krater Gölü ve çevresinde tüm gün çevreye atilan çöpleri toplayarak bölgenin temiz kalmasini sagliyor Selgi: 'Gelen her ziyaretçiye çevreye çöp atmayin diyorum ama bazilari dinlemiyor. Çöplerini kenara birakip gidiyorlar. Orman kirleniyor. Buna çok üzülüyorum'
AHMET OKUR - Bitlis'in Ahlat ilçesine bagli Serinbayir köyünde yasayan 72 yasindaki Musa Selgi, "evim" olarak adlandirdigi Nemrut'ta, 48 yildir gönüllü bekçilik yaparak bölgenin korunmasina katki sunuyor.
Çocukluk yillarinda babasiyla kuruyan agaç dallarini toplamak için Nemrut Dagi'na gelen Selgi, dünyanin ikinci, Türkiye'nin en büyük krater gölünün de bulundugu bölgeye hayran kaldi.
Her gün 20 kilometre mesafedeki köyünden Nemrut'a giden Selgi, gününün büyük bölümünü burada geçirerek her yerini kesfetmeye çalisti.
Yurt içi ve yurt disindan gelen ziyaretçilere de bölgeyi tanitan Selgi, burada tanistigi rütbeli bir askerin tavsiyesi üzerine 1987 yilinda çay yaparak satmaya basladi.
Yaklasik 20 yil önce kurdugu çay ocagini ogluna devreden Selgi, çocuklugundan bu yana duygusal bag kurdugu Nemrut'tan kopamadi. Ilerleyen yasina ragmen büyük bir askla bölgenin gönüllü bekçiligini yapan Selgi, her gün çevreye atilan çöpleri topluyor, insanlari çevreyi temiz tutmalari konusunda uyariyor.
- "Ömrümün yarisindan fazlasi burada geçti"
Selgi, AA muhabirine, eskiden Nemrut'ta yol olmadigi için bölgeye az sayida ziyaretçi geldigini söyleyerek, sunlari belirtti:
"Araçlar çikamiyordu. Öküz arabasi ya da traktörle gelebiliyorduk. Bazen geldigimiz gün geri dönemiyor ve geceyi burada geçiriyorduk. Burasi cennetten bir köse. Gelip gören herkes hayran kaliyor. Simdi sartlarin degismesi ve yollarin yapilmasiyla ziyaretçi sayisi da artti. Çok güzel bir ormani var. Eskiden su seviyesi çok yüksekti. Simdi azaldi buna çok üzülüyorum."
Sürekli bölgede çöpleri topladigini, agaçlari korudugunu belirten Selgi, "Ömrümün yarisindan fazlasi burada geçti. Benim evim gibi oldu. Çocuklarim burada çay satiyor. Ben yaslandim ama yine de bölgeye sahip çikiyorum. Gelen her ziyaretçiye çevreye çöp atmayin diyorum ama bazilari dinlemiyor. Çöplerini kenara birakip gidiyorlar. Orman kirleniyor. Buna çok üzülüyorum. Burayi köyümden üstün tutuyorum. Canimin sikildigi anda buraya geliyorum. Huzur buluyorum." ifadelerini kullandi.
Kaynak: AA
Çocukluk yillarinda babasiyla kuruyan agaç dallarini toplamak için Nemrut Dagi'na gelen Selgi, dünyanin ikinci, Türkiye'nin en büyük krater gölünün de bulundugu bölgeye hayran kaldi.
Her gün 20 kilometre mesafedeki köyünden Nemrut'a giden Selgi, gününün büyük bölümünü burada geçirerek her yerini kesfetmeye çalisti.
Yurt içi ve yurt disindan gelen ziyaretçilere de bölgeyi tanitan Selgi, burada tanistigi rütbeli bir askerin tavsiyesi üzerine 1987 yilinda çay yaparak satmaya basladi.
Yaklasik 20 yil önce kurdugu çay ocagini ogluna devreden Selgi, çocuklugundan bu yana duygusal bag kurdugu Nemrut'tan kopamadi. Ilerleyen yasina ragmen büyük bir askla bölgenin gönüllü bekçiligini yapan Selgi, her gün çevreye atilan çöpleri topluyor, insanlari çevreyi temiz tutmalari konusunda uyariyor.
- "Ömrümün yarisindan fazlasi burada geçti"
Selgi, AA muhabirine, eskiden Nemrut'ta yol olmadigi için bölgeye az sayida ziyaretçi geldigini söyleyerek, sunlari belirtti:
"Araçlar çikamiyordu. Öküz arabasi ya da traktörle gelebiliyorduk. Bazen geldigimiz gün geri dönemiyor ve geceyi burada geçiriyorduk. Burasi cennetten bir köse. Gelip gören herkes hayran kaliyor. Simdi sartlarin degismesi ve yollarin yapilmasiyla ziyaretçi sayisi da artti. Çok güzel bir ormani var. Eskiden su seviyesi çok yüksekti. Simdi azaldi buna çok üzülüyorum."
Sürekli bölgede çöpleri topladigini, agaçlari korudugunu belirten Selgi, "Ömrümün yarisindan fazlasi burada geçti. Benim evim gibi oldu. Çocuklarim burada çay satiyor. Ben yaslandim ama yine de bölgeye sahip çikiyorum. Gelen her ziyaretçiye çevreye çöp atmayin diyorum ama bazilari dinlemiyor. Çöplerini kenara birakip gidiyorlar. Orman kirleniyor. Buna çok üzülüyorum. Burayi köyümden üstün tutuyorum. Canimin sikildigi anda buraya geliyorum. Huzur buluyorum." ifadelerini kullandi.
