Ruh Sagliginda Erken Teshis Önemli
Dünya Ruh Sagligi Günü’nde farkindalik olusturmak amaciyla farkli konular islenirken, psikiyatri uzmanlari erken teshis ve tedavi konusunda vatandaslari uyariyor.

Hangi kitlelerin psikiyatri uzmanlarina basvurduguna deginen Ökten, “Dünya Ruh Sagligi Günü’nde ruh sagligi ile ilgili olan hastaliklarin biraz daha farkindaligini arttirmak için her yil belli temalar seçiliyor. Insanlar saglik deyince daha çok beden sagligi akillarina geliyor ama ruh sagligi ve beden sagligi bir bütün sekildedir. Maalesef damgalama ile çok karsilasiyoruz bunlarla ilgili farkindalik olusturmak amaciyla belirlenmis bir gün diye açiklayabiliriz. Bazi kisiler günlük yasantilari ile ilgili sorunlari asmakta zorlaniyor. Bir bozukluk veya hastalik diyecegimiz konu olmuyor. Iliskilerinde ve günlük yasamda sorunlar için çözüm yolu arayisina giriyorlar. Bunun içinde basvurabiliyorlar. Ama akil hastaligi dedigimiz durumdaki kisilerde basvuruyor” dedi.
“Zayiflik göstergesi gibi düsünenler oluyor”
Halk arasindaki damgalamanin herkes için zararli oldugunu belirten Öktem, akil hastaliklarinin toplumda fiziki rahatsizliklar gibi görülmesi gerektigini belirtti.
‘Ben deli miyim de beni getirdiler?’ algisi ile kliniklere gelen hastalar hakkinda Uzm. Dr. Derya Öktem, “Onlara daha rahat anlayabilecekleri bir örnek söylüyoruz. Kimse ben seker hastasiyim demekten kaçinmiyor ya da benim tansiyonum var demekten kaçinmiyor. Çünkü fiziki hastaliklar kabul ediliyor ama nedense agir akil hastaligi olmasa bile bir zayiflik göstergesi gibi düsünenler oluyor. Bunu söylerlerse toplum tarafindan dislanacaklarini düsünüyorlar” ifadelerini kullandi.
“Erken saptanan rahatsizliklarin tedavi sürecimiz kisaliyor”
Her hastalikta oldugu gibi ruh hastaliklarinin da erken teshisle kolayca atlatilabildigini belirten Derya Öktem, su ifadeleri kullandi:
“Kanser nasil erken saptanirsa yasam süresi uzuyor ya da tamamen tedavi edilebiliyorsa bizde de erken saptanan rahatsizliklarin tedavi sürecimiz kisaliyor. Kisi üzerinde belli etkileri oturmamis oluyor, Anksiyete ve depresyon dedigimiz hastalik gruplari var. Bunlar tamamen tedavi edilebilecek hastaliklardir. Tekrarlama sansi var ama belli bir tedavi süresiyle tam sonuç alinabiliyor. Sizofreni, bipolar gibi muhakemeyi bozan hastaliklarda süreç biraz daha farkli oluyor. Devam ettirilecek olan tedaviler gerekiyor. Kesintiye ugramamasi gerekiyor. Bu kisiler tedavi edilmedigi takdirde yasanti çok zorlasiyor. Günlük is kayiplari yasanabiliyor. Kendi dünyalarinda oluyorlar, gerçek dünya ile baglari kopuyor. Bu bir süre sonra hem kendine hem de geri kalan toplum içinde sikinti olusturabiliyor. Fakat süren tedavi ile hayatlarina güzel bir sekilde devam edebiliyorlar.”
