Meme Kanserine Erken Teşhisle Engel Olmak Mümkün

Son zamanlarda yakalananların sayısının arttığı meme kanseri hastalığıyla ilgili Melikgazi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Demet Sümer, kadınların dikkat etmesi gereken hususlar konusunda bilgiler verdi.

Meme Kanserine Erken Teşhisle Engel Olmak Mümkün
Melikgazi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Demet Sümer, her yaş grubunun bu hastalık için risk grubunda olduğunun altını çizerek, kendini muayene etme yöntemlerinin çok önemli olduğunu belirtti.

Ayrıca kadınların 20 yaşından sonra düzenli olarak doktorlar gözetiminde de muayene olmasının erken teşhis ve tedavi de çok önemli bir yeri olduğunu söyledi.

Meme kanserinin dokudan kaynaklanan bir hastalık olduğunu ve erken teşhis konulmazsa bütün vücuda yayılabileceğini söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Demet Sümer, sözlerine şu şekilde devam etti;

“Meme kanseri dediğimiz hastalık için, meme dokusundan kaynaklı oluşan bir lezyon veya tümör diyebiliriz. Bu dokudan anormal bir şekilde gelişip büyür ve sonrasında bütün vücuda önce koltukaltına daha sonra da beyne ve kemiklere yayılarak bütün vücuda yayılan, sonrasında da bu şekilde ölüme sebep olabilecek ciddi bir hastalık maalesef. Bu hastalık meme dokusundan kaynaklı bir rahatsızlık olduğu için, 20 yaşından sonra her kadının adet geçirdiği dönemden sonraki hafta içerisinde mutlaka memesini rutine bindirip kendisinin kontrol etmesi gerekiyor. Koltuk altının ve meme dokusunun muayenesini yapması gerekiyor ve şüphelendiği bir durum olursa doktora başvurması gerekiyor. Yine 20 yaşından sonra her kadının 3-4 senede bir genel cerraha muayene olarak memesinde herhangi bir problem veya bir patoloji olup olmadığını kontrol etmesi gerekiyor. Hastada muayene sonrasında şüphelendiğimiz bir durum olduğunda yaşlarına göre ultrason, ileri yaşlarda olanlardan mamografi, ileri bir teknik gerektiğinde meme MR’ı ve biyopsi gibi yardımcı tanı tekniklerine de başvurabiliyoruz. Bunun dışında ise 40 yaşında ülkemizde özel olarak yaptığımız taramamız var. Bu taramaya bütün kadınların katılması lazım. Öncesinde mamografi taramalarımızı yaptırıyoruz ve sonrasında şüphelenildiğinde ultrason tetkiki, muayenesinde şüphelenildiğinde yine başka yardımcı yöntemlerle hastalarımızın tarama ve tanısını koyabiliyoruz. 20-40 yaş arasındaki kadınlara, 20 yaşından sonra her ay mutlaka muayene ve özellikle ailesinde meme kanseri, mide kanseri bağırsak kanseri, lösemi gibi tümörlerin göründüğü hastalar, kendilerinden mutlaka az çok şüphelenmeli ve doktora başvurarak kendilerinde meme kanseri olmadığını öğrenmelerinde fayda var. Meme kanseri erken yakalandığında çok uygun tedavilerle 10 yıllık yaşam şansı çok yüksek olan bir hastalık. Bu yüzden erken tedavi, erken teşhis çok önemli. 40 yaşından sonra kadınların taramalarını 2 senede bir mutlaka yaptırması gerekiyor ve 50 yaşından sonra da her sene bu taramaların yapılması gerekiyor. Gerekli olursa, diğer tetkiklerin yapılmasında da fayda var” dedi.

Melikgazi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Demet Sümer , kadınların önce kendilerini muayene ederek şüpheli durumlara rastladıklarında genel cerrahi uzmanlarına muayene olmaları gerektiğini söyleyerek, “Özellikle kadınların kendilerini muayene ederken dikkat etmesi gereken durumlar var. Bunları şöyle söyleyebiliriz, baktıklarında asimetrik bir bulgu varsa, her iki meme başının birbirinden farklı taraflara yönelmesi veya çökme, kızarıklık, deride portakal kabuğu dediğimiz bir görüntü, meme başından akıntı özellikle kanlı akıntılar bizim genelde şüphelendiğimiz semptomlardır meme kanseri açısından. Özellikle de meme başında ele gelen sert, ağrısız, yavaş yavaş büyüyen ve çok fazla hareket ettirilmeyen kütlelerde de kadınların mutlaka şüphelenmesi, genel cerrahi uzmanlarına muayene olması, tetkikleri yapıldıktan sonra eğer hastalara biyopsi önerilmişse mutlaka yaptırmalarında fayda var. Böylece meme kanseri bile olsa hastamız, erken tanısı konulup tedavisi uygun bir şekilde yapıldıktan sonra uzun dönem yaşam şanslarını arttırmış olur” ifadelerinde bulundu.
Kaynak: İHA