Türk Veteriner Hekimliği Birliği Üyeleri İftarda Buluştu
Türk Veteriner Hekimleri Birliği üyeleri geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldi.

“Verilmesi gereken destek miktarı 37 milyar TL olması gerekir”
Hayvancılığımızın gelmiş olduğu noktalardaki sebeplere dikkati çeken Eroğlu, konuşmasının devamında, “Hayvan ıslahı hayvansal üretim dolayısıyla hayvan hastalıkları, hayvancılıktaki yapılanla, hayvancılığa verilen destekler, kamu bürokrasisi, kamudaki yapılanma önemli sebepler olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla özellikle tarım desteklerinde verilen destek miktarı maalesef ülkemiz hayvancılığının düze çıkması için ve problemlerinin ortadan kaldırılması için yeterli düzeyde olmadığını görüyoruz. Tarım kanununa göre gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde birinden aşağı olamaz denilen tarım destekleri maalesef bu gün hala yüzde 0.5 noktalarına bile gelememiştir. 2018 gayrisafi yurt içi hasılası 3.7 trilyon TL ve verilmesi gereken destek miktarı 37 milyar TL olması gerekir” ifadelerini kullandı.
“Hayvansal üretimlerin yüzde 27’si yok oluyor”
Hayvan hastalıklarının halen günümüzde hem hayvan sağlığını hem de insan sağlığını etkilediğini belirten Eroğlu, “Dünyadaki hayvansal üretimlerin yüzde 27’si hayvan hastalıkları sebebiyle yok oluyor. Ülkemizdeki Hayvan hastalıklarının hayvansal üretime olan olumsuz etkisi ise yüzde 10 civarındadır. Bu aşağı yukarı birim ithalatımızla aynı miktara denk gelmektedir. Yani önemli bir konudur. Hayvan hastalıkları konusunda dünyada şöyle bir kabul vardır. Hastalıklarla mücadelede koruyucu hekimlik için ayrılan bütçe, maalesef hastalıklar oluştuktan sonra oluşan bütçeden çok azdır. 3 ila 5 katıdır” dedi.
Hayvancılığın diğeri bir problemi ise erken kuzu kesimidir diyen Eroğlu, “Erken kuzu kesimi dolayısıyla yaklaşık ülkemizde 30 bin ton et yok ediliyor. Öyleyse erken kuzu kesimi en az karkas ağırlığı 25 kg a gelecek şekilde olduktan sonra kuzu kesimi yapılması lazım. Başka bir konu ise damızlık dişi hayvanların kesime gitmesi. Bu da üzücü bir durumdur. Sebebi tabii Hayvancılığın yüzde 70i yem girdisidir. Yem hammaddesi ithal ediliyor. İthal edilen hayvan ithal yem ile beslendiğinde girdi daha da yükseliyor ve pahalı bir hayvancılık modeli ortaya çıkıyor. Bunun için yem bitkilerinin özellikle ihtiyacımız olan kaliteli kaba yemin karşılanması gerekir. Yaklaşık 30 milyon ton civarında kaba yem ihtiyacımız var. Bunun dışında Türkiye’de meraların ıslah edilmesi gerekiyor. Meraların bizim tespitlerimize göre tarım arazilerinin yaklaşık 4 milyon hektarı nadasa bırakılıyor. Bunlar devletimizin öncülüğünde ve bu tarım arazilerinin sahipleri ile anlaşarak nadasa bırakılan arazilere yem bitkileri ekilmek suretiyle yem miktarı yükseltilmiş olacaktır” dedi.
“Mera hayvancılığı olduğu zaman yüzde 70 olan yem maliyeti aşağı çekilecek ve daha uygun ucuz bir hayvancılık modeli ülkemize kazandırılacak”
Avrupa’da gelişmiş ülkelerde kırmızı etin ucuz olmasının en önemli sebebinin hayvancılığın mera hayvancılığı ile yapıldığını belirten Eroğlu, “Mera hayvancılığı olduğu zaman yüzde 70 olan yem maliyeti aşağı çekileceği için daha uygun ucuz bir hayvancılık modeli ülkemize kazandırılmış olacak. Dolayısıyla hem üretici hem sanayici hem de tüketicinin mutlu olduğu bir Türkiye tablosu önümüze konmuş olacak” şeklinde konuştu.
Eroğlu, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:
“Başka bir önemli konu olarak, tarımda desteklerin etki analizleri bu ülkede yapılmıyor. Bizim ülkemizde yıllardan beri tarıma destek veriliyor. Öyleyse bizde bu desteklerimizi rasyonel bir şekilde ülkenin gerçeklerine stratejik bölgelerine göre bir anlamda hayvancılık açısından gözden geçirilerek yeniden planlanması gerekiyor. Türk veteriner hekimleri birliği olarak bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Biz ülkemizdeki hayvancılığın tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiriyoruz.”
