İzmir Büyükşehir Belediyesi Davası Kitap Oldu
İzmir Büyükşehir Belediyesine yönelik 2011 yılında gerçekleştirilen operasyonlar ve beraatla sonuçlanan 6 yıllık dava süreci, "Kumpas" adlı kitapta toplandı. O dönem 397 yıl hapisle yargılanan Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Tarihe bir not düştük. Bu yayın, belediye başkanlarının başucu kitabı olacak" dedi.

2 Mayıs 2011 sabahı İzmir Büyükşehir Belediyesine düzenlenen operasyonla başlayan davada 27 Şubat 2017 günü İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile birlikte 130 sanık, soruşturma kapsamında öne sürülen 15’i ihaleye fesat karıştırmak suçuna ilişkin 24 ayrı eylemin tamamından aklandı. Aklananlar arasında mide kanseri teşhisine rağmen tahliye edilmeyen ve cezaevinde vefat eden tiyatrocu Alaattin Erarslan da yer alırken, mahkeme Savcı Zafer Sercan Yetişer’in 26 sayfalık mütalaasının ardından verdiği kararla “çete” iddiasını tümüyle ortadan kaldırdı.
Başkan Kocaoğlu’dan başkanlara mektup
Kitabın dağıtımına belediye başkanlarından başlanmasını isteyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, onlar için kitapla birlikte dağıtılmak üzere bir de mektup yazdı. Başkan Kocaoğlu mektubunda şu ifadelere yer verdi:
"2011 yılında yapılan iki ayrı operasyonu, cezaevlerine yollanan bürokratlarımızı ve ardından yıllarca devam eden mahkeme sürecini çok iyi hatırladığınıza eminim. ’Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, kurulan örgütün faaliyetleri kapsamında ihaleye fesat karıştırmak, belgede sahtecilik, kurumu zarara uğratmak, rüşvet, tehdit, görevi kötüye kullanmak’ gibi haksız ithamlarla ’özel yetkili cumhuriyet savcılığı’ tarafından başlatılan bu operasyonların ’kumpas’ olduğu sonunda ortaya çıktı. Bizim için son derece utanç verici suçlamaların hepsi düştü. 129 sanığın hepsi beraat etti. Ama tam 6 sene sonra. 2017 yılında. Biz istedik ki Türkiye’nin en önemli belediyelerinden birinin başına gelenler, yani bizim yaşadıklarımız; vergi denetmeni ve müfettiş ablukası, ortaya atılan iddialar, onlara verilen yanıtlar, sunulan belgeler, peş peşe gelen operasyonlar, nezarethane ve cezaevi süreçleri, sonu gelmeyen duruşmalar, savunmalar, savcının mütalaası ve mahkemenin gerekçeli kararı; bunların hepsi için tarihe bir not düşelim. Düşelim ki, ülkemizde böylesine yüz karası kumpaslar bir daha yaşanmasın. Bu yayının siz değerli belediye başkanlarımızın baş ucu kitabı olacağına, satır satır okuyup önemli dersler çıkaracağınıza eminim. Unutmayın adalet göğün direğidir, yıkılırsa gökyüzü yerinde durmaz. Adalet kavramının hep baş tacı olduğu bir ülkede yaşayabilmek dileğiyle."
