Gazeteci Demirel'in Öldürülmesi Davasının Gerekçeli Kararı

Başakşehir'de kayınpederi Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Demirel'i öldürdüğü, eşi Esma Karanfil'i de yaraladığı gerekçesiyle Cemil Karanfil'in 37 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasının gerekçeli kararı hazırlandı Kadir Demirel'in ailesi, kararın iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurdu.

Başakşehir'de kayınpederi Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Demirel'i öldürdüğü, eşi Esma Karanfil'i de yaraladığı gerekçesiyle yargılanan Cemil Karanfil'in 37 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasının gerekçeli kararının yazımı tamamlandı.

Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hazırlanan 14 sayfalık gerekçeli kararda, sanık Cemil Karanfil'e, iyi hal indirimleriyle Kadir Demirel'i "kasten öldürmek" suçundan 25 yıl, Esma Karanfil'i "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildiği hatırlatıldı.

Kararda sanığın olay günü sabah saatlerinde maktulü arayarak akşam eve çağırdığı, akşama kadar hazırlık yaparak müdahil Esma Karanfil'in beyanında belirttiği üzere "Bu bıçağı sizin için yaptırdım" şeklindeki sözlerinden silah temin ettiğinden hareketle Demirel'e yönelik öldürme eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasıyla kamu davası açıldığı belirtildi.

Olay öncesinde eşler arasında bir husumetin varlığının dosyadaki delillerle sabit olduğu kaydedilen kararda kararda, dosyadaki sanık savunmaları ve taraf anlatımlarından anlaşılacağı üzere sanık Cemil Karanfil'in kayınpederi olan maktul Kadir Demirel'e karşı bir husumetinin olmadığı, aksine eşinin ailesi içerisinde en çok onu kendisine yakın hissettiği ve değer verdiğinin dosyaya rapor olarak sunulduğu, taraflar arasında Whatsapp görüşme trafiğinden de anlaşıldığı üzere aile içi süregelen sorunların çözümü için kendisini muhatap olarak gördüğü ifade edildi.

Suçta kullanılan bıçağın 6136 sayılı yasaya muhalif bir bıçak olmadığının dosyadaki ekspertiz raporuyla belgelendiği, bu bıçağın avda ve sporda kullanılan "rambo bıçağı" olarak tabir edilen bıçak olduğunun anlatıldığı kararda, şu ifadeler yer aldı:

"Her ne kadar iddianamede sanığın maktule yönelik öldürme eylemini tasarlayarak işlediğinden bahisle ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenmiş ise de sanığın eyleminin ani gelişen bir olay sonucu gerçekleştiği, Yargıtay'ın süreklilik arz eden kararlarına göre suçun tasarlayarak işlendiğinin kabulü için öldürme kararının alınmasından sonra ruhsal dinginliğe ulaşıldığının kabule elverişli makul bir sürenin geçmesine rağmen failin eylem kararlılığından dönmemesi ve belli hazırlıkla sebat ve ısrarla fiili gerçekleştirmesi gerektiğinden somut olayda toplanan delillere sanığın aksi sabit olmayan ve mevcut delillerle doğrulanan savunmasına göre maktule yönelik öldürme kararını olaydan önceki zaman sürecinde ne zaman aldığının kesin olarak belirlenememesi bu durumda tasarlamanın koşullarının bulunmadığının kabulü gerektirdiğinden tasarlama olarak yasada tarif edilen ağırlatıcı nedenin unsurları bulunmamıştır."

Dosya tanıklarının ve müdahilin beyanlarıyla sanığın öldürme eylemini işlediğinin sabit olduğu, bıçağın öldürmeye elverişli silahlardan oluşu, darbe sayısı, hedef alınan bölgelerin hayati öneme haiz oluşu, iddia, otopsi raporu ve bütün dosyanın kapsamının değerlendirildiği kararda, şunlar kaydedildi:

"Sanık ile müdahil arasındaki geçimsizlik olan meseleleri konuşmak için gelen maktulün konuşmalar esnasında sert tavırlar içerisindeki sözleri sonrası sanığın 'kendisine haksızlık yapıldığını düşünerek banyodaki bıçağı alıp eylemini gerçekleştirdiği' sanık tarafından iddia edilse dahi eşler arasında süregelen meselenin tartışıldığı ortamda karşılıklı olarak benzer sözlerin söylenmesinin ihtimal dahilinde olup maktulün sarf ettiği iddia edilen sözleri söylemesi nedeniyle sanığın, Kadir Demirel'in hayatına son verecek şekilde 4 kez bıçaklamasının kabul edilebilir olmayıp bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın bu beyanının cezadan kurtulmaya veya daha az ceza almaya yönelik olduğu, dosya kapsamındaki ifadeler ve deliller birlikte dikkate alındığında, olayın oluş şekli itibariyle maktulden kaynaklanan ve sanık lehine tahrik oluşturacak herhangi bir haksız eylemin oluşmadığı kanaatine varılarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer yoktur.

Her ne kadar sanık vekillerinin gerçekleşen eylemlerin gerek maktul gerekse müdahil yönünden sanığın öldürme kastıyla değil, yaralamaya yönelik nedeniyle eylemin yaralama olarak değerlendirilmesi yönündeki iddialarının olayın oluş şekli, olayda öldürmeye elverişli silahtan sayılan bıçağın kullanılmış oluşu, maktule ve müdahile yöneltilen darbe sayısı, yaralamanın ve darbelerin hayati öneme haiz bölgelere yönelik oluşu ve olayın aniden gelişen husumet sonucu gerçekleştiği, maktule ve müdahile yönelik ATK raporlarına göre sanığın eyleminin öldürmeye ve öldürmeye teşebbüs kastıyla işlediği kanaati oluşmakla sanık vekillerinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilebilmesi mümkün görülmemiş olup bu nedenlerle sanığın eyleminin kasten adam öldürme niteliğinde olduğu kabul edilerek eylemine uyan TCK 81 maddesi gereğince cezalandırılmasına oy birliğiyle karar verilmiştir."

Sanık Cemil Karanfil'in müdahil Esma Karanfil'e yönelik eylemine değinilen kararda, olay öncesi uzun süreden beri devam eden eşler arası anlaşmazlık ve mal paylaşımı hususlarında tartışma oluşu, olayda kullanılan bıçağın her ne kadar 6136 sayılı yasaya muhalif bıçak olmasa da öldürmeye elverişli olması ve hedef alınan bölgenin hayati öneme haiz oluşu belirtildi.

Küçükçekmece Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 8 Ağustos 2017 tarihli raporunda Esma Karanfil'deki yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olup kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının anlatıldığı kararda, müdahilde saptanan kırığın yaşam fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu tespitine yer verildi.

Kararda, "Olayın oluş şekli itibarıyla mağdurun yargılama aşamalarındaki tutarlı ve birbiriyle çelişki arz etmeyen anlatımlarına göre sanığın eşine karşı olan eyleminde de sanığın maktulü bıçaklama eylemi sonrası müdahil mağdurun babasına yardım etme telaşıyla atılması sonrası sanığın hedefi olmuş olup olayın aniden gelişen suç işleme kararıyla eylemin icrası arasında sükunetle düşünebileceği bir zaman dilimi olmadığından tasarlama kastı olmamıştır." değerlendirilmesinde bulunuldu.

Maktulün sanık ve müdahil arasında geçimsizlik olan meseleleri sanık ile konuşmaları esnasında meydana gelen tartışma sonrası gerçekleşen eylemde, müdahilden kaynaklanan ve sanık lehine tahrik oluşturacak herhangi bir haksız eylemin oluşmadığının aktarıldığı kararda, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, eylemin eşe yönelik işlenmesinden dolayı kasten öldürme suçunun nitelikli halinin teşebbüs şeklinde sübut bulduğu kanaatiyle sanığın "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan cezalandırıldığı belirtildi.

- Kararın iptali için başvuruda bulunuldu

Kadir Demirel'in ailesinin avukatı Selçuk Kar, mahkemenin kararının iptali için İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi'ne başvuruda bulundu.

Gerek maktul gerekse müdahildeki darbelerin sayısı ve öldürücü nitelikte olmasının sanığın eylemini soğukkanlılıkla ve tasarlayarak işlediğin bir göstergesi olduğuna değinen Kar, cezanın "nitelikli haller" maddesinden verilmesi gerektiğini belirterek itirazda bulundu.

Kar, ayrıca sanığa maktul ve kızı müdahil Esma Demirel'e karşı işlediği fiillerden verilen cezanın iyi hal indiriminin de sanığın eylemden sonra firari olması nedeniyle uygulanamayacağı gerekçesiyle karara itiraz etti.

Kaynak: AA