Kafa Karıştıran Uygulamaya, Uzman Uyarısı
Ortopedik tedavide PRP (trombositten elde edilen plazma) ve kök hücre uygulamalarında ciddi kafa karışıklıkları yaşandığını belirten Ortopedist Doç. Dr. İbrahim Akel doğru hasta ve doğru yöntem seçilmediği takdirde sonucun hüsran olacağını söyledi.

“Doğru hasta-doğru tedavi”
Kök hücrede olduğu gibi PRP tedavisinde de doğru hasta-doğru yöntem seçiminin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Akel sözlerini şöyle sürdürdü: “Platelet Rich Plasma’nın kısaltması olan PRP kanımızdaki trombositleri ayırarak elde edilen serumun tedavi amacıyla kullanılmasıdır. Trombositler kanımızda bulunan yaralanma durumunda kanamanın durdurulması için ilk olarak yara bölgesine gelen ve tıkaç oluşturarak iyileşme sürecini başlatan hücrelerdir. Tıkaç oluşumu sonrası trombositlerden salgılanan enzimler ve hormonların etkisi ile yara iyileşmesi başlar. Bu hormon ve enzimlerin etkisi ile bölgeye gelen bağ dokusu hücreleri ve kök hücreler iyileşmeyi sağlar. Trombositlerin kandan ayrılıp hasarlı bölgeye ya da iyileşme gecikmesi olan bölgeye enjekte edilmesi tedavinin esasını oluşturmaktadır. PRP’nin etki edebilmesi için hasarlı dokunun iyileşme potansiyeli olmalıdır. Tamamen hastanın kendi kanı kullanılarak yapılan doğal bir işlemdir. Tenisçi dirseği, golfçu dirseği, topuk dikeni, kas yırtıkları, kronik tendon yaralanmaları, ayak bileği ve diz eklemlerinde yan bağ yaralanmaları, omuz ekleminde döndürücü manşet yırtıkları, kaynama gecikmesi olan kemik kırıkları gibi oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. PRP hastanın kendi iyileşme potansiyelini kullanarak yapılan bir tedavidir. Uygulama her hastaya özel yine sonuçlar da hastaya özeldir. Bir hastaya çok faydalı olması herkes de aynı sonucun alınacağına işaret değildir. İyileşme kapasitesi olmayan dokulara ya da bölgelere uygulanması etkisiz kalmasına neden olacaktır.”
