Çağın Hastalığı Depresyon
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. İpek Sönmez, duygudurum bozukluğu olan depresyonun, kadın ve erkekteki yaygınlığı, belirtileri ve depresyon tipleri ile ilgili bilgi verdi.

"Depresyon kadınlar arasında erkeklere göre daha yaygın"
Majör depresyonun yaşam boyu yaygınlığının, kadınlar için yüzde 10-25, erkekler için yüzde 5-12 olarak bulunduğunu ve depresyonun altı aylıktan yaşamın son noktasına kadar yaşamın herhangi bir döneminde başlayabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Sönmez, "Depresyonda çökkün duygulanım, enerji azlığı ve ilginin ya da alınan zevkin kaybı çekirdek özelliklerdir. Konsantrasyon azlığı, özgüven azalması, suçluluk duyguları, karamsarlık, kendine zarar verme ya da özkıyım düşünceleri, uyku düzeninde bozulma, iştah değişiklikleri ve libido azalması diğer sık görülen belirtilerdir. Sosyal ve mesleki işlev bozulur. Depresyon tanısı koyulması için tablo en az iki hafta sürmelidir. Her depresyon atağı farklı şiddette olabilir. Hafif, orta ve şiddetli olarak üç gruba ayrılabilir" ifadelerini kullandı.
Bazı Farklı Depresyon Türleri
Günümüzde depresyonun birçok alt tipi olduğunu söyleyen Sönmez, başlıca depresyon çeşitlerini şöyle anlattı:
"Doğum sonrası depresyon; doğumdan sonraki ilk 4 haftada gelişen depresyon için kullanılmaktadır. Tedavide özellikle sosyal destek, eğitim, bebek bakma, sosyal algılama (annelik durumu) alanlarının geliştirilmesi de hedefler arasına konulur. Mevsimsel depresyon; en az 2 yıl boyunca aynı mevsimde tekrarlayan depresyon ataklarını tanımlar. Atipik depresyonda ise; çoğunlukla depresyon hastalarında görülen iştah ve uyku azlığı yerine ters olarak iştah ve uykuda artma ile ilgili belirtiler hakimdir. 65 yaşın üzerindeki depresyonlar ise; yaşlılık çağı depresyonu olarak sınıflandırılmakta ve tedavide farklılıklar gerekmektedir. Dirençli depresyon ise; 2 veya daha fazla farklı tedaviye yanıt vermeyen hastalar için kullanılmaktadır. Bu gruptaki hastalara gerekirse elektroşok tedavisi uygulanır. Depresyonu ele almak için mutsuzluk ve yastan ayrılarak doğru tanı koyulmalı, tedavi için amaca yönelik müdahaleler yapılmalıdır. Depresyonun tipi ve şiddeti belirlenmelidir. Eşlik eden tıbbi hastalıklar varsa saptamak ve tedaviyi sağlamak, uygun tedaviyi hasta ile işbirliği içinde belirlemek, tedaviye yanıtı sağlamak ve hastalığın tekrarlamasını engellemek üzere izlem yapmak temel prensiplerdir."
