'İzmir Çevre Durum Raporu'

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesinin hazırladığı 'İzmir İli Çevre Durum Raporu'nda, kentin altyapı tesisleri ile önde ve öncü olduğu ancak diğer taraftan çevre problemleriyle boğuşmaya devam ettiği belirtildi.

Şube Başkanı Helil İnay Kınay, düzenlediği basın toplantısında, oda tarafından 1 yıllık bir çalışmayla hazırlanan raporu açıkladı.

TÜİK'in 'belediye atık su istatistiki anketi' sonuçlarına göre, İzmir'in AB standartlarında arıtma sayısı, kişi başına düşen atık su arıtma miktarı ve AB standartlarında arıtım oranı ile Türkiye'de ilk sırada yer aldığını belirten Kınay, Türkiye'de toplam 604 atık su arıtma tesisi faaliyet gösterirken, İzmir'in 54 tesis ile arıtma sayısında ilk sırada yer aldığını söyledi.

Kınay, anket verilerine göre, AB standartlarında arıtım yapan toplam 92 tesisten 16'sının İzmir'de bulunduğunu, ülkede gelişmiş atıksu arıtma kapasitesinin yüzde 41,5 iken, İzmir'de arıtılan suyun yüzde 95,3'ünün bu yöntemle arıtıldığını aktardı.

Diğer taraftan kentin her tarafında kuşatıldığı çevre problemleriyle boğuşmaya devam ettiğini vurgulayan Kınay, 'Aliağa'da ağır sanayi kirliliği sürüyor. Bölgenin çevresel kirlilik kapasitesini aştığı yıllardır bilinmesine rağmen, kömürlü santral yatırımlarıyla ilgili süreçler devam ediyor. Odamızın da takip ettiği hukuki süreçlerde elde edilen kazanımlara rağmen, ÇED olumlu belgesi iptal ettiler ancak termik santralin ilave ünitesine ÇED belgesi düzenleniyor. Bilirkişi incelemesinde tesisin çalışma izni olmadığı ortaya çıkan tesis, Aliağa'yı kirletmeye devam ediyor.' dedi.

Kınay, ilçedeki gemi söküm tesislerinde yapılan işlemlerin nasıl kontrol edilemediği 'Kuito' gemisi ile bir kez daha karşılarına çıktığını, geminin sökümünün durdurulması için alınan mahkeme kararı gelene kadar geminin söküm işleminin çoktan bittiğini, gemi söküm tesislerinin çevreyi kirletmeye devam ettiğini dile getirdi.

Efemçukuru altın madeninin ÇED kapasite artışına ilişkin açılan iptal davasında bilim insanları tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarında tespit edilen kirliliğe rağmen tesisin çalışmaya devam ettiğini kaydeden Kınay, altın madeninin İzmir'in gelecekteki su kaynağını tehdit edeceğini savundu.

Kıyan ayrıca İzmir'de tarım, orman ve doğal sit alanlarının kontrolsüz ve plansız RES'ler ve taş ocaklarıyla elden çıkarıldığını iddia etti.

Kaynak: AA