Atölye öğrencileri yazdıkları şiirleri okuyup yorumladıktan sonra
Sedat Yılmaz "Zindandan Mehmet’e Mektup" şiirindeki zindan kelimesi üzerinde durdu. Şiirin temelinde devrik cümleler olduğunu belirten Yılmaz, sert ünlü ve sert ünsüz kelimelerin şiire kattığı anlamlar üzerinde incelemeler yaptı. Şiirle ilgilenmeyenlerin genelde politikacılar, din adamları ve kendilerine belirli bir yer edinenler olduğunu söyleyen Yılmaz, "Dünyanın ve toplumun zindanından ancak kendi zindanımıza kaçarak bir teselli buluyoruz. Şiir insanoğlu için
eve dönüş biletleri gibidir.
Ahmet Yesevi ve Gazali gibi medeniyetimizin ve düşünce mimarlarımızın bir çok önemli ismi kendilerini belirli bir vakit uzlete çekmişler ve insanlık adına en önemli eserlerini bu şekilde üretmişlerdi. Hz.Muhammed Mustafa, Hz. İsa, Hz. Musa ve daha nice peygamberimiz hayatlarının belirli bir bölümünü mutlaka uzlete çekilerek yaşamışlardı. Kendi tekamülümüzü tamamlamamız açısından bizim de böyle zamanlarımızın olmasına ihtiyacımız var" dedi.
Atölyeye misafir olarak katılan Adem Kaya’nın
öğrenciler için şiirler seslendirmesinin ardından sona erdi.