Eğitim Bir Sen'den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Açıklaması
Erzurum Eğitim Bir Sen 8 Mart Dünya Kadınlar Günüyle ilgili açıklama yaparak Kadınlar Gününü kutladı.

Kadın özgürlüğü konusuna değinen Karataş, “Pragmatizmin siyasi, sosyal, ahlakî bütün sınırları aştığı, daha doğrusu çiğneyip geçtiği dönemlerde, parasal kazancı ‘put’ edinen kapitalizm, çıkar alanını genişletmek için, üretimin hizmetinde tüketime köle yaptığı kadını gelenekten, kültürel değerlerden uzaklaştırmış, tasarlanan yeni dünyanın kışkırtıcı figürü ve ikonu haline getirmiştir. İslâm coğrafyasında ve Batı modernizmine teslim olmamış diğer toplumlarda, toplumsal değişimlerin, hatta bizde 28 Şubat sürecinde görüldüğü şekliyle siyasi dayatmaların kadın üzerinden sürdürülmesi tesadüfi olmayan toplum mühendislikleri gereği olarak baştan sona planlı programlı operasyonlardır. Operasyon yapanların kadının özgürleşmesi gibi bir dertleri asla olmamış, ancak onlar, kadınlarını kendi ideolojileri doğrultusunda biçimlendiremedikleri toplumları etkisizleştiremeyeceklerini anlamışlardır. Bizim değer dünyamızda kadın hiçbir ideolojinin ne aracı ne oyuncağıdır; yaşamın ana öğesi, kurucu ve koruyucu unsuru, bir bütünün diğer yarısı olarak bütünlüğün tamamlayıcısıdır. Evde, sosyal ve kültürel hayatta kadın her türlü kültürel varlığın yüklenicisi olmuştur. Kadını evinden, ailesinden koparıp, onu kendine özgü fıtratından uzaklaştırmayı çağdaşlık, özgürlük, eşitlik gibi içi aldatmalarla doldurulmuş kavramlarla kışkırtan, kontrolden çıkmış birinci feminist dalga, geride telafisi imkânsız tahribatlar bırakarak yerini ikinci dalgaya bıraktı. İkinci dalganın talepleri, kadının çalışma hayatına girmesinin doğal sonucu olarak aile merkezli bir yaşamdan uzaklaşmanın veya aile bağlarının gevşemesi ile ne tür sosyal, ruhsal çalkantıların, bozulmaların başladığını ağır, acı tecrübelerle gözler önüne serdi. Köklü, kapsamlı değişim, yaşamın oturduğu temelleri derinden sarsmaya başladı.
Batı, her şeyini katarak yükselttiği yeni uygarlığını, önce ucuzlattığı, sonra da büsbütün yıkıp yok ettiği ruhun, aklın, sevginin üzerine inşa etti. Bugün ikinci dalganın talep ettiği ev ve aile merkezli hayat, hükûmetlerin eylem ve çalışma programlarında uygulamaya konulmaya başlamıştır. Gelinen noktada, modern yaklaşım sadece kadın için değil, insan için hiçbir ontolojik anlam ve amaç inşa edememiştir. Kadın olsun erkek olsun, insan, manasız bir yaşam içinde boş hayallerle avunmaktadır. İnsan, anlam derinliğini, asaletini yitirmiş, yitirmek üzeredir. İlk evrede aldatılarak sömürülen kadın, ruhunun güzelliğinden soyulmuş, ikinci evrede tensel varlığı tüketim piyasasına pazarlanarak doğrudan aldatıcı bir figüre dönüştürülmüştür. Şimdi o değer olarak hiçleştirilmiş varlığıyla şehevî duyguların tatmin aracı yapılmıştır. Kapitalizm, kurnazca sürdürdüğü algı operasyonlarıyla iliklerine kadar sömürüye ve pazarlamaya elverişli hale getirdiği kadını ‘özgürlük’ yalanıyla aldatmayı sürdürebilmektedir. Son tahlilde kadına cinsel bir obje olmanın ötesinde anlam yükleyemeyenler, ona tarihinde en aşağılık muameleyi reva görmüşlerdir. Kadının maddi-manevi tüm varlığı, sömürü, istismar, yağma, talan ve kazanç alanına dönüştürülerek hiçleştirilmiş, aşağılanmıştır. Eğer ‘Kadının Adı Yok’sa, bu sebeple ve bu gelişmeler nedeniyle yoktur. Sosyal, kültürel değişimin karmaşık toplum yapısı içinde bir mihenk taşı olarak kadının hayat içinde konum ve saygınlığını muhafaza etmek önemlidir. Dışarıda iş kadını, çalışan, içeride evinin hanımı, çocuğunun annesi olarak kadın, toplum düzenimizin en saygın varlığıdır. ‘Cennet annelerin ayakları altındadır’ anlayışı ile biz kadına sevgi, saygı ve hürmetle yaklaşırız. Kadınlarını zelil eden toplumlar, zillete düşer. Bize göre, bu bozulmaya ödün vermeksizin kadın hayatın her kademesinde yer almalıdır. Kadın, hayati görevi göz ardı edilmeksizin desteklenmeli, korunmalı, tahkim edilmelidir. Çünkü kadını korumak toplumu korumaktır; tüm canlılığı, coşkusu, nezaheti, inceliği ile bugünü ve yarını korumaktır. Eğitim-Bir-Sen olarak, böyle bir günü, kadınların sorunlarına odaklanma açısından bir fırsat olarak görürken, kadınları ve sorunlarını adeta bir güne hapseden anlayışı da sağlıklı bulmadığımızı belirtiyor; başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütün kadınların ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, sorunlarının çözümüne vesile olması temennisiyle bir defa daha kutluyoruz” diye konuştu.
