Adalet Bakanı Bozdağ Yozgat'ta

'Ben buradan İnönücü, Atatürkçü CHP'lilere sesleniyorum, Atatürk hayatta olsaydı CHP'nin, FETÖ'nün borazanlık yapmasına izin verir miydi? Teröristlerle mücadele eden hükümetin yanında mı olurdu yoksa Kandil'in yanında mı olurdu? Bu CHP Atatürk'ün, İnönü'nün yolundan gitmiyor. Bu yol İnönü'nün Atatürk'ün yolu değil. Bu yol FETÖ'nün, PKK'nın, Kandil'in yolu' 'FETÖ elebaşısı Gülen, darbe başarısız olunca 'bu bir tiyatrodur' diye açıklama yaptı. Şimdi aynı şeyi CHP söylüyor. 246 vatandaşımız şehit edildi. Bu nasıl bir tiyatrodur. FETÖ'nün üyesi olan generallerin hepsi, 'Fetoşun' yaptığı tiyatroda oynamadılar da hükümetin yaptığı tiyatroda mı oynadılar? Milletin aklıyla alay ediyor'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 'Ben buradan İnönücü, Atatürkçü CHP'lilere sesleniyorum, Atatürk hayatta olsaydı CHP'nin, FETÖ'nün borazanlık yapmasına izin verir miydi? Teröristlerle mücadele eden hükümetin yanında mı olurdu yoksa Kandil'in yanında mı olurdu? Bu CHP Atatürk'ün, İnönü'nün yolundan gitmiyor. Bu yol İnönü'nün Atatürk'ün yolu değil. Bu yol FETÖ'nün, PKK'nın, Kandil'in yolu.' dedi.

Bakan Bozdağ, Yozgat'ın Boğazlıyan ilçesi Ovakent Beldesi'ndeki toplu açılış ve temel atma töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin sürekli büyümesinde en büyük etkenin siyasi istikrar olduğunu belirtti.

Güçlü iktidar, doğru yönetim ve bunların getirdiği güven sayesinde ülkenin büyümeye devam ettiğini aktaran Bozdağ, 'Türkiye bütün engellemelere rağmen yoluna devam ediyor, devam da edecektir. Türkiye'nin kalkınmasından rahatsız olan çevreler çok emek veriyorlar, çok uğraşıyorlar. Başaramadılar, başaramayacaklar. Çünkü bu işin müdafi ve muhafızı 79 milyon aziz milletimizdir, millet buna sahip çıkıyor.' diye konuştu.

Bozdağ, Türkiye'nin istikrarının en büyük nedenlerinden birisinin de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

'O yüzden bütün kumpasları onun üzerine kuruyorlar. 'Onu devreden çıkarırsak diğer çobanları ıslıkla güderiz' diyorlar. Ama Tayyip Bey Türk milletini dinliyor. Başkalarını dinlemeye ihtiyacı yok. Biz talimatı milletimizden alıyoruz. Milletimizin dediklerini yapıyoruz. Biz Türkiye'nin güvenliğini sağlamakla yükümlüyüz. Suriye'den Irak'tan ülkemize tehditler geliyorsa gereğini de yaparız. Biz diyoruz ki Ankara'nın güvenliği Suriye'den, Irak'tan geçiyor. Oralar güvenli olursa biz burada daha güvenli oluruz. Oralarda olup bitenlerden 'bize ne' diyemeyiz. Suriye'de birtakım devletçikler oluşturmak isteyenlere karşı bizim dimdik durmamız lazım. Suriye'nin toprak bütünlüğüne karşı yapılan şeyler Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir. Ancak Avrupa ülkeleri birbiri ardına bildiri yayınlıyor. Eğer o bildirilerle Türkiye'ye istikamet belirleyeceğinizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Biz bu milletin ve devletin menfaati olmayan hiçbir konuda adım atmadık atmayız.'

İç politikayla ilgili de değerlendirmeler de bulunan Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun son günlerde yaptığı açıklamaları hatırlatarak, 'Kılıçdaroğlu, AK Parti'yi DEAŞ'a, PKK'ya ve FETÖ'ye destek vermekle suçladı. Bu büyük bir iftiradır. Ana muhalefet lideri milletin gözünün içine baka baka yalan söyler mi? Söylüyor. Elinde delilleri olduğunu söylüyor. Elinde delilin varsa televizyona çık millete göster. Halk TV var, git orda göster. Grubunda FETÖ'nün kumpas kasetlerini seyrettirdiğin gibi şimdi de bu dellilerini göster. Millet görsün. Elinde ne varsa ortaya koy.' ifadelerini kullandı.

- 'Hükümetimiz o hendekleri, kazanların başına geçirdi'

Bozdağ, AK Parti'nin bu konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu da dile getirerek, şöyle devam etti:

'Çok net bir şekilde söylüyorum. AK Parti hükümetleri terörle en etkin, en kararlı, en netice alıcı mücadeleyi yapan hükümetler olmuştur. PKK hendek kazdı, hükümetimiz o hendekleri kazanların başına geçirdi. Orayı terörden temizledi. Peki bunlar ne yaptı? Diyarbakır'da hendeğin arkasındakiyle 'arkadaş' diye konuştu. Bunların milletvekilleri hendek kazanlarla birlikte Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde rapor hazırladılar. 'Türkiye orantısız güç kullanıyor' dediler. O raporda yazanları Kandil'deki Karayılan'da söylüyor. PKK ile mücadele eden hükümet mi yoksa Kandil'in söylediğini raporuna yazan milletvekilleri mi yardım yataklık yapıyor? Biz 'YPG'ye terör örgütü' diyoruz. Bunlar 'YPG'nin halk hareketi olduğunu, sivil direniş yaptıklarını' söylüyorlar. CHP'nin Genel Başkanı 'YPG terör örgütü değil' diyor. PKK'ya destek veren belediyelere kayyum atadık, CHP bunu da eleştirdi. PKK'nın yönettiği bildirinin altına imza atan akademisyenlerin yanında da bunlar yer aldı.'

CHP'nin FETÖ ile işbirliği yaptığını ileri süren Bozdağ, 'FETÖ ile mücadele eden tek hükümet AK Parti hükümetleridir. Biz gelen kadar bunlarla mücadele eden başka bir hükümet yoktur. 17-25 Aralık'tan sonra ülkemizin geleceği için bu yapıyla mücadeleyi biz verdik. FETÖ algı operasyonlarında CHP'yi kullanıyor. 17-25 Aralık'taki kumpas kasetlerini CHP meydanlarda izlettirdi. Mecliste söyledi. Şimdi aynı şeyi yapıyorlar. Örneğin 'madur edebiyatını' FETÖ organize ediyor, bunlar da onun taşeronluğunu yapıyorlar.' diye konuştu.

- 'Bu CHP Atatürk'ün, İnönü'nün yolundan gitmiyor'

Bakan Bozdağ, CHP liderinin FETÖ elebaşı Gülen'le aynı dili konuştuğunu da iddia ederek, şunları söyledi:

'FETÖ elebaşısı Gülen, darbe başarısız olunca 'bu bir tiyatrodur' diye açıklama yaptı. Şimdi aynı şeyi CHP söylüyor. 246 vatandaşımız şehit edildi. Bu nasıl bir tiyatrodur. FETÖ'nün üyesi olan generallerin hepsi, 'Fetoşun' yaptığı tiyatroda oynamadılar da hükümetin yaptığı tiyatroda mı oynadılar? Milletin aklıyla alay ediyor. Ama bu millet aklıyla alay ettirmez. Ben buradan İnönücü, Atatürkçü CHP'lilere sesleniyorum Atatürk hayatta olsaydı CHP'nin, FETÖ'nün borazanlık yapmasına izin verir miydi? Teröristlerle mücadele eden hükümetin yanında mı olurdu yoksa Kandil'in yanında mı olurdu? Bu CHP Atatürk'ün, İnönü'nün yolundan gitmiyor. Bu yol İnönü'nün Atatürk'ün yolu değil. Bu yol FETÖ'nün, PKK'nın, Kandil'in yolu.'

- 'Hukuk herkes için eşit uygulanır'

Fezlekesi olan bütün partili milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığını hatırlatan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

'154 milletvekili ile alakalı 810 dosyada dokunulmazlık kaldırıldı. Bunların içinde AK Parti'li de var, MHP'li de var, CHP'li de, HDP'li de var. Herkes ifadesini vermeye gitti, gidemeyenler de mazeretini bildirdi. Ama HDP'li milletvekilleri savcıların çağrılarına cevap vermedi. Aksine 'biz tıpış tıpış ifade vermeyiz' dediler. Yargıya meydan okudular. Bütün milletvekilleri gidiyor, sen neden gitmiyorsun? Bu devletin meydan okunacak bir devlet olmadığını halen öğrenemediyseniz bir kez daha öğretmeye devam ederiz. Hukuk herkes için uygulanır. Herkes için de eşit uygulanır. Dokunulmazlığı kalkan bir milletvekili vatandaşlarımızla aynı usule tabidir. Eşitlik ilkesi neyse onun gereği yapılıyor. Çağrıya cevap verselerdi, zorla getirme kararı uygulanmazdı. Yasa gereği savcılar gereğini yapıyor.'
Kaynak: AA