KASİAD'dan Operasyon Açıklaması
Karabük Safranbolu İş Adamları Derneği (KASİAD) dün kendilerine yönelik yapılan operasyonla ilgili basın açıklaması yayınlayarak, “Arama için makul ve somut bir şüphe sebebinin bulunduğu yönünde bir ifadeye yer verilmemiş bu yönde herhangi bir delil de ileri sürülmemiştir. Arama sonucunda tutulan tutanakta da herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı belirtilmiştir” ifadesinde bulunuldu.

Bazı basın ve yayın organlarında aramaya ilişkin olarak, Paralel Devlet Yapılanması kapsamında operasyon yapıldığı şeklinde haberlere yer verilmiş ise de arama kararında ve dayanak soruşturma dosyası kapsamında bu yönde en ufak bir iddia dahi bulunmadığını da ifade eden Ramazanoğlu, “ Bu haberler bir takım kişilerce bilinçli olarak derneğimizi itibarsızlaştırma iradesiyle ileri sürülmektedir. Arama işleminin gerekçesi değerlendirildiğinde yapılan bu haberlerin yerel ve ulusal ölçüde gündem oluşturma iradesi taşıdığı düşünülmektedir. Söz konusu gerçek dışı haberler hakkında da gerekli idari ve hukuki yollara başvurulacaktır. Yine arama kararında belirtilen defter ve kayıtlar üzerinde İçişleri Bakanlığı tarafından 16 gün süreyle 3 müfettiş tarafından yapılan kapsamlı denetim ve incelemeler neticesinde de suç unsuru bulunduğu yönünde bir tespit ifade edilmemiştir. Esasen idari bir denetimin konusunu oluşturan kayıt ve belgeler hakkında “suç unsuru bulunabileceği ihtimali” üzerine adli arama yapılması da hatalıdır.Evrensel nitelikte bulunan ve Anayasamızda yerini bulunan “Hukuk Devleti” ilkesi ve özünde hukuki güvenlik hakkını açık bir şekilde zedeleyen işlemler, başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve ülkemizde Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlalleri olarak kabul edilmektedir. Derneğimizin maruz kaldığı arama işlemini bu bağlamda açık bir hak ihlali olarak görmekteyiz. Hukuken isabetsiz olduğu konusunda şüphe bulunmayan bu arama kararına karşı tüm yasal haklarımızı kullanacağız. Bu itibarla arama işlemi nedeniyle gerek dernek tüzel kişiliğinin, gerekse üye ve çalışanlarımızın uğrayabileceği maddi ve manevi zararlarımıza ilişkin haklarımızı saklı tuttuğumuzu; her ne surette olursa olsun hukukun üstünlüğüne olan inancımızı asla kaybetmeyeceğiz” diye kaydetti.
