Ermenistan'a Çağrı Yaptı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Ermenistan’a çağrıda bulunmak isterim. Size ait olmayan toprakları barış içinde ait olana devredecek bir barış süreci başlatmanız halinde Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan arasında oluşan bu vizyon ittifakına sizler de katılabilirsiniz” dedi.

“TÜRKİYE VE AZERBAYCAN SON 15 YILDIR DÜZENLİ BİR HAMLE DÖNEMİ YAŞIYOR”
Suriye nüfusunun neredeyse yüzde 15’ine yakın nüfusunun şu anda Türkiye ‘de olduğunu bildirerek, “2.5 milyona yakın mülteci barındırıyoruz. Suriye krizinin bedelini neredeyse Türkiye tek başına insani olarak üstlenmiş götürüyor. AB’de bunları tartıştık. Ve şunu bir kez daha ifade edeyim. Suriye halkının yegane kardeşi olarak Türkiye Cumhuriyeti her zaman Suriye halkının yanında olmaya devam edecektir. Kim Suriye halkını bombalarsa bombalasın Suriye’ye dönük, yanlış politikalar uygularsa uygulasın biz her zaman Suriye halkının yanında olacağız. Bunu da en iyi Azeri halkı anlar. Çünkü Dağlık Karabağ’dan terk etmek durumunda kalan Azeri nasıl bizim için aziz ise ve onlar bu acıyı nasıl hissetmişlerde Suriye’den kaçanlar da bombalardan, işgalden kaçanlar da yine aynı derecede insani olarak azizdir. Bu konuya tekrar döneceğim ancak öncelikle Türkiye-Azerbaycan ilişkileri Türkiye’nin genel perspektifini verdikten sonra Azerbaycan ilişkilerine girmek istiyorum. Bahsettiğim bütün bu zeminde, stratejik zeminde dünya büyük bir ekonomik politik krizden geçerken ve jeopolitik fay kırılmaları etrafımızdaki ülkeleri birer birer sarsarken bu coğrafyada iki istikrarlı ülke Türkiye ve Azerbaycan son 15 yıldır düzenli bir hamle dönemi yaşıyor” açıklamasını yaptı.
“TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNDE AZERBAYCAN’IN, AZERBAYCAN’IN YÜKSELİŞİNDE TÜRKİYE’NİN DOĞRUDAN KATKISI VAR”
Doksanlı yılların hem Türkiye hem de Azerbaycan için soğuk savaş sonrasının döneminin krizli yılları olduğunu belirterek, “Türkiye, istikrarsız koalisyonlar, 94-99-2001 yılında yaşanan ekonomik krizler ve terör tehdidi ile boğuşuyor ve dış yardıma ihtiyaç hisseden zayıf bir ekonomi ile bütün sorumlulukları yürütmeye çalışıyordu. Azerbaycan ise soğuk savaşın depremini üzerinden atmaya, Karabağ işgali ile ortaya çıkan işgali aşmaya, kendi birliğini sağlamaya çaba gösteriyordur. Haydar Aliyev, Azerbaycan’ın bu anlamda iç huzurunu istikrarını sağlayarak Azerbaycan’ın ufkunu önünü açtı. Aynı şekilde 2002 yılından sonra da Ak Parti iktidarı ve sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakan olduğu dönemlerde yaptığı hamlelerle Türkiye de kendi istikrar dönemini başlattı. Son 12-13 yıldır her iki ülke istikrarlı olarak kalkınıyor. İstikrarını sürdürüyor ve geleceğe Avrasya’nın en önemli projelerine öncülük ederek geleceğe hazırlıyor. Türkiye gayri safi milli hasılasını son 13 yıl içinde 3-4 misli arttırırken Azerbaycan da bunu 5 misline arttırdı. Azerbaycan gayrı safi milli hasılası 205 yılında 2015 yılına kadar 15-16 milyar dolarlardan 75 milyar dolarları aşan düzeylere geldi. Bu tarih önemlidir çünkü aynı zamanda Bakü-Tiflis-Ceyhan’ın devreye girdiği tarihtir. Yani Türkiye’nin yükselişinde Azerbaycan’ın, Azerbaycan’ın yükselişinde Türkiye’nin doğrudan katkısı vardır” ifadelerini kullandı.
“BİZ KARŞILIKLI OTURSAK BİLE HER YERDE TEK BİR HEYETİZ”
Türkiye ve Azerbaycan’ın öylesine bir omurga teşkil ettiğini ifade ederek, “Birbirleriyle bir kez çıkar çatışması olmayan birinin çıkarı söz konusu olduğunda birinin diğerini destekleyen nadir ülkelerden biri olarak nasıl bir millet iki devlet denmişse, dün Aliyev’le oturduğumuzda iki heyet gibi oturmuyoruz hiçbir zaman. Biz karşılıklı otursak bile her yerde tek bir heyetiz” dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye ve Azerbaycan’ın barışa, istikrara, refaha ulaşmak için işbirliği içinde olduğunu söyleyerek, “Ermenistan’a da buradan bir çağrıda bulunmak isterim size ait olmayan toprakları barış içinde ait olana devredecek bir barış süreci başlatmanız halinde Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan arasında oluşan bu vizyon ittifakına sizler de katılabilirsiniz” dedi.
