Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsun

Cumhurbaşkanı Erdoğan Konya'da raylı sistem açılış töreninde konuştu. Erdoğan, CHP'li Eren Erdem'in iddialarına değinerek "Bunu partisinin içinde barındırabilenlere şahsım, milletim adına yazıklar olsun diyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsun
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsun
Cumhurbaşkanı Erdoğan raylı sistemler açılış töreninde Konya'da vatandaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP'li Eren Erdem'in 'Türkiye IŞİD'e sarin gazı satıyor' iddialarına sert çıkarak 'Cumhuriyetle yaşıtım diyen bir partinin milletvekili yabancı televizyonda kendi devletini kimyasal silahları vermekle suçlayacak kadar ihanet çukuruna batabiliyor. Partisinden bir ses var mı, neyi bekliyorlar. Bu nasıl bir ihanettir? Sen nasıl olur da bu devleti, bu ülkeyi Suriye gibi, katil Esed'in başında olduğu bir terör devletine sarin gazı vermekle suçlayabilirsin. Bunu partisinin içinde barındırabilenlere şahsım, milletim adına yazıklar olsun diyorum.' ifadelerini kullandı.

Şeb-i Arus etkinlikleri için geldiği Konya'da açılış töreninde katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

YA BENİMSİN YA KARA TOPRAĞINDIR DİYENLER VAR

Dik duruşumuzdan hiç endişeniz olmasın. Biz sadece Rabbimizin huzurunda rükuda eğiliriz. Başka eğilmek yok. Bunların düşmanlığı milletimizin temsil ettiği tüm değerlere, inancımıza, tarihimize, kültürümüze yöneliktir. Türkiye güçlendikçe milletimizin temsil ettiği değerlerin de güçlendiğini görüyorlar. Ya benimsiz ya kara toprağını diyenler vardır ya, bunlarınkisi de o hesap. Siyasetin, medyanın, akademinin kendilerini ünvanları kullanarak her fırsatta konuşuyorlar. Konya'daki şu heyecan, şu aşk, şu azim devam ettikçe Türkiye'nin yolu açık ve aydınlık olacak. Herkesin eteğindeki taşları döktüğü, maskelerin sıyrılıp gerçek yüzlerinin ortaya çıktığı günlerdir. Bu milletle aidiyet bağı hissetmeyenlerin hergün duyuyorsunuz, okuyorsunuz, seyrediyorsunuz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsun

AMA O AÇTIĞINIZ HENDEKLERDE YOK OLACAKSINIZ


Geçen hafta Diyarbakır'da Fatihpaşa Camii'nin örgüt tarafından yakılması hadisisende bir kez şahit olduk. Bir sözde eş başkan 'devlet helikopteri ile bombaladı' diyor. Bunlar bakar kör. Bu nasıl helikopter ki, bombalıyor da minare yıkılmıyor, kubbe yıkılmıyor, alttan kapılar yanmaya başlıyor. Aynı zihniyet bölgede yaşayan insanların hayatlarını zindana çeviren hendeklere methiyeler düzüp, güvenliği için yer değiştirenlere hakaret etmeye kadar varıyor. Bu devletin iş makinalarıyla hendekler açacaksın, oradaki benim Kürt kardeşlerime hayatı zindan edeceksin. Bu insanlar oraları terketmek zorunda kalıyor. Utanmadan, sıkılmadan 'geri dönemezsiniz' diyorlar. O insanlar geri dönecekler. Ama o açtığınız hendeklerde yok olacaksınız. Askeri, polisi, gönüllü köy korucularıyla şu andaki operasyonlarla oralar tertemiz haline gelinceye kadar bu mücadele orada devam edecek.

DEVLETİ ASILSIZ SUÇLAYACAK KADAR İHANET ÇUKURUNDASIN


Fatihpaşa Camii'ni yakanlar, Kurşunlu Camii'ni kurşunlayanlar, inançlı, imanlı Kürt kardeşlerimi istismar edenler bunun bedelini ödemeye başladılar ve ödeyecekler. Cumhuriyetle yaşıtım diyen bir partinin milletvekili yabancı televizyonda kendi devletini kimyasal silahları vermekle suçlayacak kadar ihanet çukuruna batabiliyor. Partisinden bir ses var mı, neyi bekliyorlar. Bu nasıl bir ihanettir? Sen nasıl olur da bu devleti, bu ülkeyi Suriye gibi, katil Esed'in başında olduğu bir terör devletine sarin gazı vermekle suçlayabilirsin. Bunu partisinin içinde barındırabilenlere şahsım, milletim adına yazıklar olsun diyorum. Güya bir profesör Nobel Ödülü alan Aziz Sancar hocamızı kendi gibi düşünmüyor diye aşağılamaya çalışıyor. Siyasetiyle, medyasıyla, üniversitesiyle Türkiye bu tabloyu haketmiyor. Türkiye'nin topyekün bir değişime ihtiyacı var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsun

BEN BU MİLLETLE BU TARZLA İLETİŞİM KURDUM DEĞİŞTİRMEM


Biz bunun için yeni Türkiye diyoruz. Önümüzdeki dönem Anayasa başta olmak üzere yeni Türkiye'nin adım adım inşa dönemi olacaktır. Benim görevim her alanda ülkemin ve milletimin ileriye gitmesi için yer açmak, destek olmaktır. Yetkilerimin sınırlarını Anayasa belirliyor ama sorumluluğum da milletime karşıdır. Her gün kim ülkeme ve devletime zarar verecek bir tavra girerse onun karşısında yer almak öncelikle görevimdir. Bunu yapanın şu veya bu parti olması benim sorumluluğumu ortadan kaldırmaz. 40 yıllık bir siyaset tarzım, üslubum var. Milletimle bu şekilde iletişim kurdum, halkımdan desteği bu şekilde aldım. Kimse şu saatten sonra benden başka biri gibi hareket etmemi beklemesin. Ne diyor o güzelim Konya türküsü; Atı olan el atına biner mi, yiğit olan ikrarından döner mi? Biz de milletimize vermiş olduğumuz ikrarımızdan dönmedik, dönmeyeceğiz.

Yeni Türkiye derken, başkanlık sistemi tartışılmalı derken kişisel ikbalimizi sürdürmek için söylemiyoruz. Hamdolsun milletim bu fakiri görebileceği tüm makamlara götürdü. İstanbul Belediye Başkanı yaptı, 12 yıl başbakanlığı nasip etti. Milletin oylarıyla ilk cumhurbaşkanı olma şerefine nail oldu. Ama benim, bu ülkenin, bu milletin daha iyi yönetilmesi gibi bir derdim var. 1994 yılından beri edindiğim tecrübeler bunu gösteriyor. Bu sistemle Türkiye daha fazla devam edemez. 40 milyonluk Türkiye'ye yeten 80 milyonluk Türkiye'ye yetmiyor. Kendi içine kapanmış Türkiye'ye yeten bölgesinde ve dünyada söz sahibi olan Türkiye'ye yetmiyor. Bunu anlamak için siyaset dahisi, hukuk kompedanı olmaya gerek yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsunCHP'li Eren Erdem'e göre Türkiye IŞİD'e yardım ediyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yazıklar olsunCHP'li Eren Erdem CHP'nin kanalında kendisini aklamak için ter döktü