Ağız ve Diş Sağlığı
Bilecik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde görevli Dt.

Dünyada ve ülkemizde diş ve diş eti hastalıklarının en önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını kaydeden Dt. Erçin; “Ağız ve diş sağlığının öneminin farkındalığında olan ülkelerde diş hekimine 6 ayda bir gitme zorunluluğu varken, ülkemizde son ana gelinceye kadar beklenmekte, onun öncesinde ise sürekli ertelenmektedir. Dolayısıyla koruyucu önlemler alınmadığı için dişle ilgili maddi ve manevi olumsuzluklar ortaya çıkıyor. Diş hekimine gitmeye gerek görmediğimiz ve önemsemediğimiz bir çürükten üreyen ve tüm vücudumuza hızlıca yayılan bakteriler, bağışıklık sistemimizi zayıflatarak; romatizmaya, çene altı lenf bezlerinin büyümesine, kalp-damar hastalıklarına, şeker hastalığında kan şekeri değerlerinin değişimine, 5-17 yaş grubu çocuklarda büyüme yetersizliğine, kemik erimesine, hamilelerde düşüklere yol açıyor” dedi.
Ağız ve dişde oluşan iltihapın önemsenmeyip tedavi edilmediği sürece daha ciddi enfeksiyonların oluşacağını belirten Dt. Erçin, açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Bu enfeksiyonlar bağışıklık sistemini zayıflatarak ciddi hastalıkları tetiklemektedir. Ülkemizde 65 yaş üzeri dişsizlik oranı yüzde 67'dir. Yetişkin bireylerin yedide birinde yetersiz ağız sağlığının psikolojik ve sosyal huzura etkisi olduğu, tat almayı, iletişimi, sosyal ilişkileri ve diğer günlük aktiviteleri azalttığı görülmüştür. Araştırmacılar yetişkinlerin diş kayıplarına olan reaksiyonlarını; öz-güven kaybı ve öz-imaj değişimi, yoksunluk, görünüşlerinden hoşnutsuzluk ve kendilerini daha ileri yaşlarda algılama şeklinde sıralamışlardır."
Sağlıklı diş ve diş etine sahip olmanın sağlıklı yaşamın ön koşulu olduğunu, bunun için de halk arasında yaygın olan ve doğru bilinen yanlışlardan kaçınarak diş hekimlerinin önerileri doğrultusunda uygulama yapılmasını söyleyen Bilecik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde görevli Dt. Sinan Ercin, “Diş fırçalama şeklinden fırça seçimine, macun kullanımından diş taşı temizliğine, süt dişlerinden ağız kokusuna kadar ağız sağlığını tehlikeye atacak bütün yanlış alışkanlıklardan kaçınmalıyız. Her hastalık gibi tedavisine geç kalınan bir diş çekimi de maddi manevi daha büyük sorunlara yol açmaktadır. Ağız ve diş sağlığı, vücut sağlığının bölünmez bir parçasıdır. Ağzımız bir nevi vücudumuzun alarm merkezlerinden biridir. Zamanında yapılmayıp, ihmal edilen tedavilerin ekonomik boyutunu göz önüne aldığımızda; dolgu yapılmayan her çürük diş kanal tedavisi, ardından diş çekimi, yerine diş koyma ve sonunda implant yapılmasına kadar birçok tedavi gerektirebiliyor. Bu da dolgu maliyetinin 23 katı bedel ödeme anlamına geliyor” şeklinde konuştu.
