Suriye İç Savaşının 3. Yılı
İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreteri Ali Kurt, küresel yönetişimi inşa eden bütün kurallar ve kurulların, Suriye halkının özgürlük çağrısına kulak verilmemesi nedeniyle toplumlar nezdinde itibarını kaybettiğini belirterek, İDSB olarak başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere vicdan sahibi herkesi, Suriye'nin tüm dostlarını, somut adım atmaya çağırdı.
Kurt, Suriye'deki iç savaşın 3. yılına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, uluslararası toplumun Suriye konusundaki kayıtsızlığı ve duyarsızlığının, "zalim Suriye rejiminin insan haklarını hiçe sayan ve hukuku askıya alan uygulamalarını cesaretlendirdiğini" aktardı.
Uluslararası toplumun, başından itibaren hızlı bir şekilde iç savaşa dönüşen olayları münhasıran reel politik çerçevede değerlendirmesi sonucu, milyonlarca insanın katledildiğini, evlerini terk etmeye zorlandığını ve farklı ülkelerde mülteci konumunda yaşamaya mahkum edildiğini anlatan Kurt, özellikle Cenevre ve Cenevre-2 konferanslarının neticesiz kalmasının, her geçen gün, barış içinde yaşayan özgür Suriye'ye yönelik umutların kararmasına neden olduğunu kaydetti.
Kurt, Suriye'deki "zulüm düzeni"nin uluslararası hukukun ve uluslararası toplumun saygınlığını yok ettiğini belirterek, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Küresel yönetişimi inşa eden bütün kurallar ve kurullar, Suriye halkının özgürlük çağrısına kulak verilmemesi nedeniyle toplumlar nezdinde itibarını kaybetmektedir. Suriye'nin bugün sadece Suriye'den ibaret olmamasının sebebi de işte bu gerçekliktir. Bugün, dünyanın birçok yerinde Suriye için yapılan dualar, insanların özgür ve eşit bir şekilde yaşaması mücadelesinin günümüzde Şam'da ve Halep'te düğümlendiğine işaret etmektedir. Bu tıkanıklığı barış ve özgürlük için çözmeye çalışanlar tarihin doğru tarafında iz bırakırken, kayıtsız kalanlar utanç sayfalarında yerlerini alacaktır.
'Hak geldi, batıl zail oldu' ilahi emrinin işaret ettiği üzere, zulüm asla payidar olmaz. İlerleyen dönemde akıllarda tüm insanlığın özgürlüğünün ve onurunun çiğnendiği Suriye için kimlerin ne yaptığı ya da ne yapmadığı kalacaktır. Rahmetli Aliya İzzetbegovic'in dediği gibi, 'Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.' İDSB olarak, bu dram bittiğinde Suriye'deki kardeşlerimizin her an elimizden geldiğince yanlarında olduğumuzu söylemek için, bir kez daha 'Suriye için yarın dahi geç olacak' diyor ve başta BM olmak üzere vicdan sahibi herkesi, Suriye'nin tüm dostlarını, bu insanlık dışı zulme son vermek için somut adım atmaya, insanlık onuruna sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Kaynak: AA
Uluslararası toplumun, başından itibaren hızlı bir şekilde iç savaşa dönüşen olayları münhasıran reel politik çerçevede değerlendirmesi sonucu, milyonlarca insanın katledildiğini, evlerini terk etmeye zorlandığını ve farklı ülkelerde mülteci konumunda yaşamaya mahkum edildiğini anlatan Kurt, özellikle Cenevre ve Cenevre-2 konferanslarının neticesiz kalmasının, her geçen gün, barış içinde yaşayan özgür Suriye'ye yönelik umutların kararmasına neden olduğunu kaydetti.
Kurt, Suriye'deki "zulüm düzeni"nin uluslararası hukukun ve uluslararası toplumun saygınlığını yok ettiğini belirterek, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
"Küresel yönetişimi inşa eden bütün kurallar ve kurullar, Suriye halkının özgürlük çağrısına kulak verilmemesi nedeniyle toplumlar nezdinde itibarını kaybetmektedir. Suriye'nin bugün sadece Suriye'den ibaret olmamasının sebebi de işte bu gerçekliktir. Bugün, dünyanın birçok yerinde Suriye için yapılan dualar, insanların özgür ve eşit bir şekilde yaşaması mücadelesinin günümüzde Şam'da ve Halep'te düğümlendiğine işaret etmektedir. Bu tıkanıklığı barış ve özgürlük için çözmeye çalışanlar tarihin doğru tarafında iz bırakırken, kayıtsız kalanlar utanç sayfalarında yerlerini alacaktır.
'Hak geldi, batıl zail oldu' ilahi emrinin işaret ettiği üzere, zulüm asla payidar olmaz. İlerleyen dönemde akıllarda tüm insanlığın özgürlüğünün ve onurunun çiğnendiği Suriye için kimlerin ne yaptığı ya da ne yapmadığı kalacaktır. Rahmetli Aliya İzzetbegovic'in dediği gibi, 'Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.' İDSB olarak, bu dram bittiğinde Suriye'deki kardeşlerimizin her an elimizden geldiğince yanlarında olduğumuzu söylemek için, bir kez daha 'Suriye için yarın dahi geç olacak' diyor ve başta BM olmak üzere vicdan sahibi herkesi, Suriye'nin tüm dostlarını, bu insanlık dışı zulme son vermek için somut adım atmaya, insanlık onuruna sahip çıkmaya davet ediyoruz."
