''iç Güvenlik Paketi''Tartışmaları

Güneydoğudaki bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, İç Güvenlik Paketi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, bazı sivil toplum kuruluşları tarafından kamu düzeni açısından olumlu karşılandı.
Mustazaflar Cemiyeti Genel Başkanı Abdulgani Orhan, AA muhabirine, kim olduğuna bakılmaksızın suç işleyenlere gerekli cezanın verilmesi gerektiğini dile getirdi.
İç Güvenlik Paketi ile bir düzenleme yapılmasının olumlu bir algı oluşturduğunu ifade eden Orhan, şöyle dedi:
"2005'ten bu yana emniyet personeli içerisinde ciddi bir sorun var. Yapılan operasyonlar ve gözaltı gibi işlemlerde hukuka aykırı muameleler söz konusuydu. Özellikle işkence ve kötü muameleler konusunda hukuka aykırı durumlar mevcuttu. Polis suçu aydınlatmada şiddet unsurunu ön plana çıkarıyordu fakat, AK Parti iktidarının baskısı neticesinde polisin şiddeti geri planda kaldı."
- "Paketin psikolojik bir etkisi var"
"Belediyelerin yaptığı yolsuzluklar, bölgedeki yol kesmeler ve haraç almalar yaklaşık 10 yıldır belli bir gruba kar kalıyor. Mevcut kanunlar bile uygulansa onların yaptıkları suçun karşılığı verilirdi" ifadelerini kullanan Orhan, şunları kaydetti:
"Molotof elinde, maskeli ve silahlı bir şekilde yolları kesip, insanlardan kimlik soruyorsun, insanların iş yerlerini yakıyorsun, kimilerini binalardan atıp vahşice öldürüyorsun. Bu yönüyle bazı kesimlerin, 'Paketin karşısındayız' söylemi gülünç bir durum. Paket olmasa bile bunlar zaten suçtur o yüzden direk müdahale edilmesi lazım. Paketin her yönüyle psikolojik bir etkisi olacaktır."
- "Pakette eksiklik olabilir ancak fazlalık yoktur"
Memur-Sen Diyarbakır Şube Bakanı Yunus Memiş, İç Güvenlik Paketi'ni genel anlamda olumlu bulduğunu, paketin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Çözüm süreci ile bölgede huzur ikliminin oluştuğunu belirten Memiş, şöyle dedi:
"Özellikle hükümet iyi niyetli hareket ederek, gerçek demokrasinin oluşması için her türlü adımı atarken, örgüt, sürekli hükümetin iyi niyetini iç ve dış mihraklarda farklı bir şekilde değerlendirerek vatandaştan haraç ve vergi alarak, vatandaşını sorguya çekip, kaçırarak, öldürerek, korku ve silahlanma politikalarına hız vermeye başladı.

Oysa ki çözüm sürecinin ardından bunların tam tersinin olması gerekiyordu."
"Pakette eksiklik olabilir ancak fazlalık kesinlikle yoktur. Paket, bölgemizin daha huzurlu bir ortama kavuşması, çözüm süreci, Kürtler ve ülkemizin menfaati açısından hayati bir önem taşımaktadır" diyen Memiş, paketin en kısa sürede uygulanmasını istediklerini belirtti.

Mazlum Der Şube Başkanı Abdurrahim Ay paketin çok sayıda kişinin hayatını kaybetti Kobani olaylarından sonra gündeme geldiğini belirterek, "Çözüm sürecinde kolluk ve yargı mensuplarınca yeni paket ile tanınan yetki ve sorumlulukların kötüye kullanılması halinde hem süreç çok ciddi zarar görecek hem de hükümet zor durumda kalacaktır" ifadelerini kullandı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici de kamu düzeninin sağlanması için özgürlüklerin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, "Kamu güvenliğini sağlamak istiyorsanız özgürlükleri geliştirmeniz, toplumsal barışı sağlayacak adımları atmanız lazım" diye konuştu.

Kaynak: AA