Maliye Bakanı Şimşek Açıklaması

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, siyasi arenada önemli bir meydan okumayla karşı karşıya olduklarını, ancak bunun uzun soluklu olmayacağını belirterek, büyüme ve enflasyon hedeflerinde bir değişiklik olmadığını söyledi.

Şimşek, CNN TÜRK'te katıldığı programda gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Şimşek, Türkiye'nin şoklara karşı tepki verebilecek ekonomik yapıya sahip olduğunu belirterek, "Şu anda siyasi bir şok olduğu için ekonomik tepki vermek, bu anlamda bir tedbiri ortaya koymak çok anlamlı değil" dedi.

Hanehalkının dövize karşı korunaklı olduğunu ifade eden Şimşek, son rakamların hanehalkının döviz rezervinin arttığını gösterdiğini, son dönemdeki artış miktarının 20 milyar dolar olduğuna ilişkin bazı rakamlar bulunduğunu belirtti.

Şimşek, döviz borcu olmayan, rezervi artan hanehalkının bu süreçten olumsuz etkilenmediğini dile getirdi.
Şimşek, "Ortalık yatışınca inanıyorum ki gerek uluslararası yatırımcılar gerekse Türkiye'deki hanehalkı rahat bir şekilde tekrar normal sürdürülebilir bir ekonomik model çerçevesinde yoluna devam edecek" diye konuştu.

En büyük kaygının cari açık olduğunu ifade eden Şimşek, kurdaki düzeltme ve ilk çeyrekte iç talepteki bir miktar yavaşlamanın, cari açıkta çok hızlı bir iyileşmeyi beraberinde getireceğini belirtti.

- Enflasyon hedefi
"Hükümet enflasyon hedefinden vazgeçti mi?" sorusuna karşılık Şimşek, şöyle konuştu:
"Böyle bir şey söz konusu değil. Liradaki değer kaybı enflasyona yansıyacak. Yüzde 10'luk bir değer kaybı, enflasyonun üzerine 1,5 puanlık bir etki yapacak. Yani yüzde 15'lik bir geçişkenlik söz konusu. Fakat şunu unutmayalım, iç talebin zayıf olduğu, yani Türkiye'deki büyümenin potansiyel büyümenin oldukça altında olduğu bir dönemden bahsediyoruz. Böyle bir dönemde şirketlerin fiyat artırma gücü zayıftır.
Enflasyon hedefinden zerre kadar vazgeçmiş olsaydık iç talebe yönelik olarak gerek ekim ayında, gerek aralık ayı sonunda ve gerekse ocak ayının başında makro ihtiyati ve vergisel tedbiri alır mıydık? Kredi hacmini yavaşlatmaya yönelik çok ciddi tedbirler aldık. Çünkü bu hem cari açık açısından önemlidir hem de enflasyonist baskıları sınırlamak açısından önemlidir. Bizim politikamız çok açık ve net. Temel hedefimiz cari açığı kontrol altına almak, enflasyonist baskıları azaltmak ve sürdürülebilir ve makul, Türkiye standartlarına göre mütevazi bir büyüme ile kısa dönemde yolumuza devem etmek."
Şimşek, geçmiş yıllara oranla tedbir paketi ve bunun enflasyona yansımasının çok daha sınırlı olduğuna dikkati çekti. Şimşek, yüzde 4'lük büyüme rakamında bir düşme öngörüsü olup olmadığının sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Şu an itibariyle tahminlerde bir revize ve tahminlere ilişkin yeni bir yaklaşım için çok erken. Siyasi arenada önemli bir meydan okumayla karşı karşıyayız ama bunun uzun soluklu olmayacağı kanısındayız. Bu belirsizliğin çok kısa vadede giderileceği ve etkinin geçici olacağı kanısındayız. Ben ilk çeyrekte veya ilk yarıda baz senaryomuza göre bir miktar yavaşlama olabileceğini söyledik, dikkate alıyoruz. Belirsizlik azalır azalmaz, ortalık yatışır yatışmaz, ertelenen tüketimin, yatırımın devreye gireceğini ve büyümenin hala yüzde 4'ler civarında gerçekleşebileceğine inanıyorum."
- Merkez Bankası değerlendirmesi
Ekonomideki gelişmeler karşısında Merkez Bankasının tavrına ilişkin sorular üzerine Şimşek, "Merkez Bankası bağımsız. Biz bu arkadaşlarımıza güveniyoruz, inanıyoruz ve bugüne kadar başarılı oldular. Hem Türkiye'nin içinden geçtiği şartlar kolay değil hem de dünyadaki global şartlar ağır. Zor bir dönemden geçiyoruz" dedi.

Normalde geleneksel politikaların bu tür durumlarda faiz artırımına gitmeyi gerektirdiğini, piyasaların da bunu istediğini ve zaman zaman faiz lobisi tartışmalarının bundan kaynaklandığını anlatan Şimşek, halbuki Merkez Bankası, BDDK, Maliye ve Hazine'nin bir araya gelerek faizi artırmadan kredi hacmini sınırlandırdığını ve faizi artırmadan Türkiye'nin bir başarıyı ortaya koyduğunu söyledi.

Yerli ya da yabancı sermayenin orta ve uzun vadede makroekonomik temellere ve sürdürülebilirliğe, politika çerçevesinin sağlıklı olup olmadığına baktığını vurgulayan Şimşek, büyük ölçekli bir yabancı çıkışının söz konusu olmadığını belirtti.

Faiz artışının bazı dengeleri bozacağı için çıkış yapanlardan hiç gelmeyecekler de olabileceğini dile getiren Şimşek, şu anda faizi ciddi bir şekilde artırıp yan etkilerini ortaya çıkarmadan, iç talebi makul düzeyde tutacak tedbirleri aldıklarını ifade etti.

Şimşek, şunları kaydetti:
"Piyasalar niye faiz artışı ister? Enflasyon ve cari açık kontrol altında olsun diye. İyi de kredi sınırlamasını yaptığınız zaman aynı hedefi, amacı gerçekleştiriyorsunuz. Kura etkisini ayrı bir kategoride değerlendirelim. Çünkü kalıcı bir etki olmayacak, sonuçta sisteme girecek, enflasyona yansıyacak ve çıkacak. Şu anda kısa vadeli faizler, 2 yıllık faizler; 10 yıllık faizlerin üzerine çıkmış. Bu uzun vadeye ilişkin kaygıların, kısa vadeye ilişkin kaygılardan daha az olduğunu gösteriyor. Kısa vadede bu siyasi operasyon nedeniyle bir belirsizlik ve bunun faizlere bir yansıması var. Türkiye'nin makroekonomik temellerine, geleceğine ilişkin kaygılar çok büyük olsaydı eğrinin tamamı etkilenirdi. Hala bir güven var."
- "Seçim ekonomisi gündemimizde yok"
Maliye Bakanı Şimşek, seçim ekonomisi ve acil önlem alınmasına ilişkin soruları yanıtlarken, "Seçim ekonomisi yok. Ne bütçede izini bulursunuz ne de şu anda bunu yaparız. Bunu yapmamız geri teper" dedi.

Bütçe disiplinini uyguladıkları için başarılı olmuş bir hükümet olduklarını dile getiren Şimşek, "Kesinlikle öyle bir şey gündemde yok, olmaz. Çünkü bu şartlarda zaten görünümü de olumsuz etkiler" diye konuştu.

Yeni bir model, program konusundaki beklentileri de değerlendiren Şimşek, üretimi, istihdamı, yatırımı güçlü bir şekilde desteklediklerini ama tüketimi makul düzeyde tutacak bir yaklaşım içerisinde olduklarını, bunun stratejide önemli bir değişiklik olduğunu gösterdiğini söyledi.

Şimşek, mucize beklentisi yaklaşımının doğru olmadığını ifade ederek, enerjide, bireysel tasarrufları artırmada önemli adımlar attıklarını ve sonuç almaya başladıklarını anlattı.
Türkiye'nin geçen yıl iç talep eksenli büyüdüğüne işaret eden Şimşek, geçen yıl cari açıkta milli gelire oranla bir bozulmanın da yaşanmadığını belirtti.

Son dönemde alınan tedbirlerin yavaş yavaş etkisini göstermeye başladığını dile getiren Şimşek, AB'nin toparlanmasının doğrudan yatırımları, turizm gelirlerini artıracağını, sermaye girişini ve ihracatı olumlu yönde etkileyeceğini, Orta Doğu'daki iyileşmelerin de Türkiye'ye olumlu yansıyacağını söyledi.

Türkiye'de ekonomik temellerin sağlam olduğunu vurgulayan Şimşek, bunu sağlayan ülkelerin de kalıcı bir tahribat göremeden yoluna devam edeceğini kaydetti.

(Bitti)
Kaynak: AA