CHP Genel Başkan Yardımcısı Keskin Muş’ta
CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, Muş CHP il başkanlığını ziyaretinde barışın insanlar için en kutsal değerlerden biri olduğunu ve barışın gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, hükümetin barış süreciyle ilgili muhalefet partisine bilgi vermemesine tepki gösterdi.

Dış politikada hükümetin büyük başarısızlıklara imza attığını öne süren Keskin, “Siyasal iktidar komşularla sıfır sorunlu bir dış politika iddiası ile yola çıktı ama bu politikayı Türkiye’nin çıkarlarına göre yürütemediği için, dış güçlerin taşeronluğuna soyunduğu için dış politika boş bir iddia olarak ortada kaldı. Sorunlu olmadığımız komşumuz kalmadı. İleri demokrasi tezini yeşile boyanmış sivil diktatörlük özlemini ifade ettiği gün ışığına çıktı. Özgürlük, hak, adalet, hukuk ve yasakların olmaması gibi tezlerin biber gazı, tazyikli su ve coplu dayakla hapislik olduğu, iftiraların kanıt, yalanların delil kabul edildiği tutuklamaların infaza dönüştüğü süreçlerde yaşanarak saptanmıştır. İktidarın buyrukları ülkemizde hukuk haline geldi. Yargı iktidarın şube müdürlüğüne dönüştü. Mahkemeler siyasal iktidardan farklı düşünenleri linç etmenin aracı haline getirildiği için yasaksız Türkiye iddiaları yandaşları korumayı hedeflediği açıklık kazandı” diye konuştu.
“BARIŞ GERÇEKLEŞMELİ”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin, barışın insanlar için en kutsal değerlerden biri olduğunu ve barışın gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, AK Parti’nin barış süreci ile ilgili olarak muhalefet partisine bilgi vermemesine tepki gösterdi. Keskin “Barış olmalıdır. Barış gerçekleştirilmelidir. Barış insanlar için en kutsal değerlerden biridir” ifadelerini kullandı.
Barış sürecinde AK Parti’nin muhalefete tüm kapıları kapattığını belirterek tepki gösteren Keskin, “Biz barışı ele alıp konuştuğumuzda, Kürt sorununun çözülmesini istediğimizde CHP’yi PKK ile yandaşlıkla suçluyorlardı. 1989 yılından beri Türkiye’nin bu sorunu çözmesi noktasında raporlar hazırlamışız, bu konuda her platformumuzda kararlar almışız. Maalesef düne kadar BDP’yi PKK’nın parlamento uzantısına göre BDP’yi Zerdüştlükle suçlayan, BDP’li milletvekillerini PKK’lılarla kucaklaştığı için mahkemeye sevk eden, zaman zaman CHP’yi PKK ile işbirliği ile suçlayan iktidar, önce Habur’da böyle bir girişim yaptı. O tarihte CHP’ye bu girişim ile ilgili bilgi vermedi. Daha sonra Oslo’da bir görüşme yaptıkları ortaya çıktı. O dönemde bu görüşmeler ortaya çıkınca bizim görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdirler diye suçlamalar da bulunuldu” dedi.
