Kayısıya Fındık Gibi Destek Talebi
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Elazığ Ziraat Odası Meclis Başkanı Bekir Şinasi Özdemir, kayısıya da fındık gibi destek sağlanması gerektiğini belirterek, “Kayısı milli ürünler statüsünde değerlendirilmeli ve önemsenmelidir” dedi.

"EN FAZLA KAYISI ÜRETİM MALATYA'DA"
Türkiye’de 2011 yılı verilerine göre kayısı üretiminin yüzde 63’ünün Malatya’da gerçekleştirildiği bilgisini veren Özdemir, “Bu ilimizi İçel yüzde 8, Elazığ yüzde 5, Antalya yüzde 3, Kahramanmaraş yüzde 2, Isparta yüzde 2, Iğdır yüzde 2 ve Kayseri yüzde 2 olarak izlemektedir. Ülkemizde yetiştirilen kayısılar sofralık ve kurutmalık olarak değerlendirilmektedir. Malatya ilimizde üretilen kayısının yüzde 90’ı kurutmalık olarak pazarlanmaktadır. Sofralık kayısı üretimi ise genellikle İçel, Hatay, Adana, İzmir, Kars ve Antalya’da yapılmaktadır” şeklinde konuştu.
Kayısının, kuru, dondurulmuş, konserve, pulp, nektar, konsantre, reçel, marmelat, pestil gibi çok çeşitli ürünlere işlenebilen bir meyve olduğunun altını çizen Bekir Şinasi Özdemir, bu meyvenin çekirdeğinden de badem yağı ve esans üretilebildiği gibi yakacak olarak da faydalanıldığını belirtti.
"KAYISI İNSAN SAĞLIĞI İÇİN ÇOK FAYDALI"
Yaş ya da kurutulmuş kayısının insanlar üzerindeki faydalarının sayılamayacak kadar çok olduğunu, tüketilmesi yönünde mutlaka faaliyetler yürütülmesi gerektiğini bildiren Özdemir, kayısının, içerdiği mineral maddeler ve vitaminler bakımından beslenmedeki öneminin büyük olduğunu dile getirdi. Özdemir, "Uzmanlara göre, kayısı sinir sistemine etki ederek zihinsel faaliyetlerin düzenlenmesinde, stresin azaltılmasında, sinirlerin düzenli çalışmasında, çocuklarda diş ve kemik gelişiminde, mide ve bağırsak sisteminin düzenli çalışmasında, kabızlığın önlenmesinde, kan yapımının artırılmasında oldukça faydalıdır. Kalp kaslarını kuvvetlendirerek daha düzenli çalışmasını sağladığı gibi kansere karşı da koruyucu bir etkiye sahip olduğu vurgulanmaktadır” şeklinde konuştu
Kayısının, dünyada sınırlı sayıda ülkede üretiminin yapıldığını, buna bağlı olarak kuru kayısı üreten ülke sayısının da oldukça az olduğunu açıklayan Özdemir, dünya kuru kayısı üretimi ve ticaretinin yaklaşık yüzde 75’inin Türkiye tarafından yapıldığını belirtti.
2012 yılı itibarıyla kuru kayısı ihracatından 296,6 milyon dolar gelir elde edildiği bilgisini de veren Bekir Şinasi Özdemir, üreticilerin sorunları ve bu sorunlarla ilgili öneriler hakkında da bilgi verdi. Özdemir, “İlkbahar geç donları üretimi etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Üretimde meydana gelen dalgalanmalar fiyatları doğrudan etkilemektedir. Fiyat dalgalanmalarından en fazla etkilenen kesim üreticilerimiz olmaktadır. Rekolte artışı yaşanan yıllarda fiyat düşerken, rekoltenin düşük olduğu zamanda tüccarın elinde ürün olduğu gerekçesiyle az alım yapması, yine üreticiyi mağdur etmektedir. Kuru kayısının değerinden pazarlanması bakımından ürünün bir kısmının taze olarak pazarlanması sağlanmalıdır. Bu amaçla taze kayısı ihracatına destek verilerek kuru kayısıda fiyat düşüşleri önlenmelidir.Bölgemiz üreticileri için en önemli risk ilkbahar geç donları olup, zaman zaman üretimde önemli kayıplara yol açmaktadır. Çiftçilerimiz tarım sigortası konusunda bilgilendirilmeli, donu önleyici tedbirlerin alınmasında desteklenmeli ve kendilerine bilgi aktarılmalıdır. Bunun yanında üretim planlaması yapılarak, kayısının uygun yerlerde yetiştirilmesi sağlanmalı, bölgenin ekonomik konumuna, ekolojisine göre çeşitler belirlenmelidir. Hangi bölgelerde sofralık, hangi bölgelerde kurutmalık veya sanayiye uygun çeşitlerin yetiştirileceği tespit edilmelidir" dedi
