Genel Başkan Bahçeli Açıklaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın ''Kafkaslar'dan, Boşnaklar'dan gelenlerin bu ülkenin sahibi olmadığı ve hadlerini bilecekleri'' yönündeki ifadesinin ibret verici olduğunu belirterek, ''Bize göre dağda Mehmetçiğe sıkılan kurşunla, Meclis'te sarf edilen bu aşağılık düşünceler arasında hiçbir fark yoktur. Bilinsin ki Kafkaslar'dan, Balkanlar'dan bir sebeple göç eden aziz milletimin muhterem fertlerine son yurdumuz analarının ak sütü gibi helal olup, asıl sahipleri onlardır'' dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, Türkiye'nin kötü günleri, fecaate yakın olayları normalleşme, özgürleşme ve demokratikleşme adı altında yaşamak zorunda bırakıldığını savundu.

''Etnik temelli bölücü mihraklar, AKP mutfağında sütten çıkmış ak kaşık haline dönüşmektedir'' diyen Bahçeli, milli kimliğin mimlendiğini, milli kültürün fişlendiğini ve Türklük değerlerinin hakarete ve tacize uğradığını öne sürdü.

Bahçeli, milletin ağır bir baskı ve dayatmayla karşı karşıya olduğunu iddia etti. ''AK Parti ile BDP'nin yapışık ikiz'' olduğu fikrini yineleyen Bahçeli, şöyle konuştu:

''Gelişmeler AKP ile BDP'nin bunun da ötesine geçtiğini ispat etmiştir. AKP; tam olarak BDP'nin klonlanmış, PKK'nın genetiği değiştirilmiş değişik formatından başka bir şey değildir. Polise silah çekmeye teşebbüs eden, aklı ve gönlü dağda kalmış, fikri ve insan sevgisi kurumuş BDP'li sefiller, Başbakan'ın yanında hizalanmış, yanında çözüm sırasına girmiştir. Bu insaniyet ve merhamet yoksunlarının eğer ellerine fırsat geçerse ne yapacakları, hangi zalimlikleri gösterecekleri ve kinlerini nasıl kusacakları ortadadır.''

-''BDP'li ırkçılar heyecan içinde''-

Devlet Bahçeli, son günlerde yaşanan ırkçılık tartışmalarına da değindiği konuşmasına şöyle devam etti:

''BDP'li ırkçılar, AKP'den aldıkları yardım ve destekle Türk milletinin arasına nifak sokmak, fitneyi güçlendirmek için heyecan içindedirler. Şu ibret verici sözler geçtiğimiz günlerde BDP'li bir milletvekili tarafından TBMM'de dile getirilmiştir: 'Sonradan bu ülkeyi kendisine vatan edenler, Kafkaslardan, Boşnaklardan gelenler, siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz. Haddinizi bileceksiniz.'

Bize göre, dağda Mehmetçiğe sıkılan kurşunla, Meclis'te sarf edilen bu aşağılık düşünceler arasında hiçbir fark yoktur. Bilinsin ki Kafkaslar'dan, Balkanlar'dan bir sebeple göç eden aziz milletimin muhterem fertlerine, son yurdumuz analarının ak sütü gibi helal olup, asıl sahipleri onlardır. Hiç kimse asalet, hamiyet ve vakarla bütünleşmiş kardeşlerimize yabancı ve sığıntı muamelesi yapamayacaktır. Bu ahlaksızlığın, bu marjinal ve ufalayıcı kafa yapısının her şartta da karşısına dikilir ve Allah'ın izniyle haddini bildirmekten de çekinmeyiz.''

-''Çözülen terör değil, Türkiye Cumhuriyeti''-

Bahçeli, Erdoğan'ın çelişkilerinin eşiği aştığını savunarak, ''Bir ara bölücü militanlarla buluşan bazı BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırmaktan, İmralı canisini idam etmekten bahseden Başbakan Erdoğan, şimdilerde bundan 360 derece çark etmiş ve hatta İmralı'yı da kapsamına alan gizemli bir dokunulmazlık kümesi oluşturmuştur'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın Mart ayının sonuna kadar yeni anayasa hazırlığıyla ilgili yürütülen çalışmalara vade biçtiğini belirten Bahçeli, ''Referandum kartını tekrar gündeme taşıması da İmralı canisiyle bu hususta söz kestiğinin işareti olsa gerektir. AKP-CHP-BDP-PKK Türk milletini ayırmak, kimliğinden koparmak ve anılarından mahrum etmek için işbirliği halindedir'' diye konuştu.

Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, hükümetin doğrudan doğruya PKK ile görüştüğünü ikrar ettiğini savunarak, ''Şerefsizlik bir kez daha adresini ve asıl sahibini bulmuş, yakasına asılmıştır'' dedi.

AK Parti'nin silahlı bölücülerin taleplerini millete hazmettire hazmettire kabul ettirmek için olağanüstü bir çaba ve gayret gösterdiğini iddia eden Bahçeli, ''PKK'nın silahla yapamadığı ne varsa hükümet çözüm maskesiyle aşama aşama yerine getirmektedir. Ve milletimiz aldatılmaktadır. Çözülen terör değil, Türkiye Cumhuriyeti'dir. Çözülen ağır bölücülük sorunları değil, tarihi ve sosyolojik mevcudiyetimizdir'' ifadelerini kullandı.

-Fidan duyarlılığını komutanlar için de istedi-

Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın, Genelkurmay başkanlarına ve diğer generallere terör örgütü mensubu demenin ciddi bir yanlış ve affedilemez olduğunu söylemesini ilgi ve hayretle karşıladıklarını belirtti.

Başbuğ'un tutukluluk halini eleştirmesinin Başbakan'ın geçmişteki tutumuyla taban tabana zıtlıklar içerdiğini savunan Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan kendine güveniyor ve bu düşüncelerinde dürüst ise elini taşın altına koyma vakti gelmiş demektir. Bir kanun değişikliğiyle, MİT Müsteşarı ile ilgili İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kesintiye uğratılmış ve Başbakan'ın iznine bağlanmıştır. Bilindiği üzere, Genelkurmay başkanları da Başbakan'a bağlı çalışmaktadır. Aynı duyarlılık ve yakınlık Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en yüksek noktasında bulunmuş komutanlar içinde sergilenmelidir'' diye konuştu.

Artan mağduriyetler ve hak kayıplarından dolayı yeni bir yasal düzenleme yapılmasının zorunluluk halini aldığını vurgulayan Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan televizyonlarda sızlansa da Sayın Başbuğ başta olmak üzere, birçok muvazzaf ve emekli askerin tutukluluk halleri devam etmektedir'' dedi.

Başbakan Erdoğan ve AK Parti'yi, emekli orgeneral Başbuğ'un, görevde veya emekli diğer askerlerin muhatap kaldıkları usulsüzlük ve hukuksuzlukları ortadan kaldıracak yasal hazırlıkları yapmaya davet eden Bahçeli, bu yönde atılacak her adıma MHP'nin sonuna kadar destek vereceğini açıkladı.

-''Dalkavukluklar kurtaramayacak''-

MHP Genel Başkanı, TSK'nın terör örgütü, Genelkurmay başkanlarının da terörist başı olarak suçlanmasının arkasındaki zanlılar ve müstehzi ifadelerle ellerini ovuşturan faillerin belli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:

''Adalet ve Kalkınma Partisi ile işbirlikçilerini gören, tanıyan ve bu zamana kadarki icraatlarının bilincinde olan herkes siyasallaşmış yargı yoluyla Türk ordusunu köşeye sıkıştıran nankörleri, riyakarları ve helale yüzünü dönen gafilleri ayırt edebilecektir. Bunlar Brüksel'de AB'ci, Moskova'da Şangay'cı, Libya'da NATO'cu, Suriye'de El Kaide'ci, Mısır'da İhvan'cı, Filistin'de Hamas'çı, Erbil'de peşmergeci, Kıbrıs'ta EOKA'cı, Atina'da Megali İdea'cı, Ortadoğu'da sultancı, ABD'de BOP'çu, Kandil'de barışçı, İmralı'da çözümcü, Doğu'da Kürtçü, Batı'da özgürlükçü, ama gelgelelim bir türlü Türk olamayan, Türkçülüğe de çakaralmaz silahlarıyla namlu çeviren fikirsizlik vebasına yakalanmış zavallılardır. Bunlar gemici olmuş denizlere açılmıştır, ama millet gemisinin yönünü kayalıklara çevirmekten çekinmemişlerdir. Bunlar mısırcı olmuştur ama Türk devletini mısır taneleri gibi dağıtmayı kafalarına koymaktan geri durmamışlardır. Bunlar, yağcılıkta sınır tanımayan, yeminlerle ilelebet, ezeli ve ebedi başkanlık ilanı yapan aklını kaçırmış güruhun bizzat aynadaki akisleridir. Ne fayda ki Başbakan Erdoğan'ı bu dalkavukluklar kurtaramayacaktır.''

Erdoğan'ın Avrupa Birliği'ni eleştirmesine de değinen Bahçeli, ''2004 yılında havai fişeklerle yapılan kutlamalardan sonra, 2013'te hava gazına dönüşen AB macerası her anlamda sorgulanmaya muhtaçtır. Sayın Başbakan, madem 50 yılı aşkındır oyalandığımızı haklı olarak ifade ediyorsun, o zaman müzakere defterini kapat, üyelik sürecini tek taraflı olarak askıya al da senin samimiyetini, cesaretini görelim ve alkışlayalım'' dedi.

Muhabir: Ali Hakan Der

Yayıncı: Kudret Topçu
Kaynak: AA