Ak Parti'ye Katılan Kurtulmuş: Karınca gibi çalışmaya geldik
AK Parti'ye katılan, feshedilen HAS Parti'nin Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni Türkiye'nin inşası, yeni ve güçlü Türkiye'nin kurulması için AK Parti'ye katıldıklarını belirterek, ''Elimizi, ruhumuzu, bütün benliğimizi, bütün kimliğimizi taşın altına koyarak, bu milletin bu işi becerebilmesi için bir nefer gibi, bir er gibi, bir karınca gibi çalışmaya geldik'' dedi.
Kurtulmuş, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Danışma Meclisi ve Katılım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bugünün önemini, on yıllar sonra Türkiye siyasetinin dile getireceğini, yazacağını söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 12 Temmuz 2012'de Başbakanlık'ta kendisine katılım teklifini ilettiğini aktaran Kurtulmuş, 2 ayı aşkın bir süredir çok fazla konuşmadığını ve gözlem yaptığını anlattı. Kurtulmuş, ''Bugün bu salonda sizin yapmış olduğunuz ev sahipliği de bunu gösteriyor ki, AK Parti'nin tabanının da büyük bir çoğunluğu böyle bir bütünleşmeyi canı yürekten onaylamış, kabul etmiş ve bize de göstermiştir'' dedi.
Kurtulmuş, aydınların, siyaset çevrelerinin bu konuyla ilgili görüşlerini ortaya koyduğunu kaydederek, gönül rahatlığıyla bu kararı verdiklerini ve milletin büyük çoğunluğunun bu bütünleşmeye olumlu anlamlar yüklediğini söyledi.
Bu noktaya nasıl gelindiğine değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
''Daha önceki siyasi mücadelemizde hep gerçek bir muhalefet nasıl olmalıdır, onu göstermeye çalıştık. Doğruya doğru dedik, doğruları sonuna kadar savunduk, hatta iktidarın yaptığı doğruları savunurken, bazen önemli riskler de aldık. Aynı zamanda yanlış olanların yanlışlığını söyledik, doğrusunun nasıl yapılabileceğini aklımızın erdiğince ortaya koymaya çalıştık. Bütün bu süreçlerde, az önce Sayın Başbakanımızın muhalefetten yakınırken verdiği örneklerin birçoğunda biz geçmiş dönemlerde yapıcı, doğru bir muhalefet yapmaya gayret ettik.''
Kurtulmuş, ''Demokratik Açılım'', yeni Anayasa, 2010 referandumuna destek verdiklerini, Filistin konusunda Başbakan Erdoğan ve hükümetin gösterdiği duyarlı ve olumlu tepkiyi savunduklarını, 28 Şubat soruşturmasının açılması için suç başvurusunda bulunduklarını, katsayı adaletsizliğinin ortadan kalkması için atılan adımları desteklediklerini söyledi.
Numan Kurtulmuş, ''Biz, muhalefetteyken de sanki iktidarda biz varmışcasına, sorumlu bir şekilde milletin önünü açacak her sözü söylemeye ve milletin karşısında olan her adıma mani olmaya gayret ettik. Onun için geçmiş siyasi çalışmalarımızda söylediğimiz sözü, suyun üstüne yazılmış bir söz olarak kabul etmiyoruz'' dedi.
-''Bu milletin çocukları 'Artık biz de varız' dedi''-
Başbakan Erdoğan'ın söylediği gibi ''bir çınarın dallarının, bir nehrin yan kollarının buluştuğunu'' söyleyen Kurtulmuş, 1950'den itibaren bir mücadele yürütüldüğünü, ''Batıcı'', ''millete tepeden bakanlar'' ile ''milletin bağrından çıkanlar'' arasında bir mücadele olduğunu dile getirdi.
Kurtulmuş, bundan sonraki sürecin, yeniden güçlü, büyük Türkiye'nin, yeni Türkiye'nin millet iradesi istikametinde, bütün kurum ve kuruluşlarıyla inşasıyla mümkün olacağını belirtti.
Seçim kampanyası sırasında CHP'ye ilişkin söylediği bir konuya değinen Kurtulmuş, ''Bugün itibarıyla söylüyorum ve bundan sonraki on yıllarda da böyle olacağına inanıyorum. Bütün siyasi partileri kapatsanız, CHP'yi tek başına seçime soksanız, CHP yüzde 25'ten, yüzde 30'dan fazla oy alamaz. Bugünkü haliyle... CHP eski Türkiye'nin CHP'si olmaktan çıkar, yeni Türkiye'nin CHP'si olursa, bunu da sevinçle karşılarız, Türkiye siyaseti için büyük bir kazanım olur'' diye konuştu.
Kurtulmuş, 66 yıllık çok partili siyasi hayatta ''milletin çocuklarına iktidar alanı açılmak istenmediğini'' kaydederek, şöyle devam etti:
''Partiler kapatıldı, başbakanlar idam edildi, başbakanlar silah zoruyla iktidardan indirildi. Sayın Başbakanımız şiir okudu diye cezaevine gönderildi. Türkiye'de birçok siyasi yasaklar oldu, birçok partiler kapatıldı. Ama Türkiye sosyolojisi istikametini değiştirmedi. Bu milletin çocukları 'Artık biz de varız' dedi, siyaset alanına çıktı ve şunu bütün dünya bilsin ki, bu milletin çocukları bir daha siyaset alanından asla inmeyecekler, kazandıkları bu mevziyi kaybetmeyecekler.''
Cem Karaca'nın ''Sahibi Geldi'' şarkısının ''Bir yeni sahibi var artık bu şehrin anlasana/Kimselerden korkusu yok/Duvara astığın o çorapların sahibi geldi/Altına aldığın o kilimlerin sahibi geldi'' sözlerine atıf yapan Kurtulmuş, ''Türkiye'nin siyasi elitleri, bu milletin çocuklarını duvardaki çoraplarıyla, altlarına aldıkları kilimleriyle tanıdılar. Ama bu milletin çocukları artık sahne aldı ve bu sahneden asla hiçbir şekilde inmeyecek'' diye konuştu.
Kurtulmuş, milletin kafasına indirilmeye kalkan ''balyoz''un kırıldığını söyledi.
-''Mecliste başörtülü bir milletvekili olması meselesi...''-
''Yeni Türkiye'nin'' inşası için mücadele edeceklerinin altını çizen Kurtulmuş, ''İşte biz bugün bu çatı altına bunun için geldik. Yeni Türkiye'nin inşası, yeni ve güçlü Türkiye'nin kurulması için geldik. Elimizi, ruhumuzu, bütün benliğimizi, bütün kimliğimizi taşın altına koyarak, bu milletin bu işi becerebilmesi için bir nefer gibi, bir er gibi, bir karınca gibi çalışmaya geldik. İnşallah hep birlikte bu milletin duasıyla bunu başaracağız'' dedi.
Numan Kurtulmuş, yeni Anayasa ve toplumsal reformlarla birlikte, 2013 yılına gelmeden yeni Türkiye'nin yasal yapısının hazırlanacağını ümit ettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
''12 Eylül'ün vesayetçi yapısı bütünüyle, Anayasası tamamıyla, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası ve Meclis İç Tüzüğü tamamıyla ortadan kaldırılmalıdır. Geçmiş dönemden kalan en önemli noktalardan birisi de mecliste başörtülü bir milletvekili olması meselesi... Ümitle hayal ediyoruz, milletin mutabakatıyla, milletin iradesiyle Meclis İçtüzüğü de belki en kısa zamanda bu şekilde, başka birçok konularda değişiklikler yapılarak düzeltilebilir.
Yeni Türkiye'nin ikinci temel direği toplumsal barıştır. Terör ve Kürt meselesini birbirinden ayırt ederek, Türkiye'deki toplumsal barışı sağlamak en önemli meselelerden birisidir. Üzerimize düşen, düşmesi gereken, Türkiye'deki tüm toplumsal kesimlerin, 'Evet, bu ülkenin sahibiyim' diyerek, kendilerini ülkenin ve devletin sahibi gördüğü bir Türkiye'yi inşa etmektir. Hakkari Çukurca'daki çoban kardeşimizle, Ankara Çankaya'daki Cumhurbaşkanımızın gerçekten eşit olduğu bir Türkiye'yi kurmak, Türkiye'nin en önemli hayallerinden biridir.''
Kaynak: AA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 12 Temmuz 2012'de Başbakanlık'ta kendisine katılım teklifini ilettiğini aktaran Kurtulmuş, 2 ayı aşkın bir süredir çok fazla konuşmadığını ve gözlem yaptığını anlattı. Kurtulmuş, ''Bugün bu salonda sizin yapmış olduğunuz ev sahipliği de bunu gösteriyor ki, AK Parti'nin tabanının da büyük bir çoğunluğu böyle bir bütünleşmeyi canı yürekten onaylamış, kabul etmiş ve bize de göstermiştir'' dedi.
Kurtulmuş, aydınların, siyaset çevrelerinin bu konuyla ilgili görüşlerini ortaya koyduğunu kaydederek, gönül rahatlığıyla bu kararı verdiklerini ve milletin büyük çoğunluğunun bu bütünleşmeye olumlu anlamlar yüklediğini söyledi.
Bu noktaya nasıl gelindiğine değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
''Daha önceki siyasi mücadelemizde hep gerçek bir muhalefet nasıl olmalıdır, onu göstermeye çalıştık. Doğruya doğru dedik, doğruları sonuna kadar savunduk, hatta iktidarın yaptığı doğruları savunurken, bazen önemli riskler de aldık. Aynı zamanda yanlış olanların yanlışlığını söyledik, doğrusunun nasıl yapılabileceğini aklımızın erdiğince ortaya koymaya çalıştık. Bütün bu süreçlerde, az önce Sayın Başbakanımızın muhalefetten yakınırken verdiği örneklerin birçoğunda biz geçmiş dönemlerde yapıcı, doğru bir muhalefet yapmaya gayret ettik.''
Kurtulmuş, ''Demokratik Açılım'', yeni Anayasa, 2010 referandumuna destek verdiklerini, Filistin konusunda Başbakan Erdoğan ve hükümetin gösterdiği duyarlı ve olumlu tepkiyi savunduklarını, 28 Şubat soruşturmasının açılması için suç başvurusunda bulunduklarını, katsayı adaletsizliğinin ortadan kalkması için atılan adımları desteklediklerini söyledi.
Numan Kurtulmuş, ''Biz, muhalefetteyken de sanki iktidarda biz varmışcasına, sorumlu bir şekilde milletin önünü açacak her sözü söylemeye ve milletin karşısında olan her adıma mani olmaya gayret ettik. Onun için geçmiş siyasi çalışmalarımızda söylediğimiz sözü, suyun üstüne yazılmış bir söz olarak kabul etmiyoruz'' dedi.
-''Bu milletin çocukları 'Artık biz de varız' dedi''-
Başbakan Erdoğan'ın söylediği gibi ''bir çınarın dallarının, bir nehrin yan kollarının buluştuğunu'' söyleyen Kurtulmuş, 1950'den itibaren bir mücadele yürütüldüğünü, ''Batıcı'', ''millete tepeden bakanlar'' ile ''milletin bağrından çıkanlar'' arasında bir mücadele olduğunu dile getirdi.
Kurtulmuş, bundan sonraki sürecin, yeniden güçlü, büyük Türkiye'nin, yeni Türkiye'nin millet iradesi istikametinde, bütün kurum ve kuruluşlarıyla inşasıyla mümkün olacağını belirtti.
Seçim kampanyası sırasında CHP'ye ilişkin söylediği bir konuya değinen Kurtulmuş, ''Bugün itibarıyla söylüyorum ve bundan sonraki on yıllarda da böyle olacağına inanıyorum. Bütün siyasi partileri kapatsanız, CHP'yi tek başına seçime soksanız, CHP yüzde 25'ten, yüzde 30'dan fazla oy alamaz. Bugünkü haliyle... CHP eski Türkiye'nin CHP'si olmaktan çıkar, yeni Türkiye'nin CHP'si olursa, bunu da sevinçle karşılarız, Türkiye siyaseti için büyük bir kazanım olur'' diye konuştu.
Kurtulmuş, 66 yıllık çok partili siyasi hayatta ''milletin çocuklarına iktidar alanı açılmak istenmediğini'' kaydederek, şöyle devam etti:
''Partiler kapatıldı, başbakanlar idam edildi, başbakanlar silah zoruyla iktidardan indirildi. Sayın Başbakanımız şiir okudu diye cezaevine gönderildi. Türkiye'de birçok siyasi yasaklar oldu, birçok partiler kapatıldı. Ama Türkiye sosyolojisi istikametini değiştirmedi. Bu milletin çocukları 'Artık biz de varız' dedi, siyaset alanına çıktı ve şunu bütün dünya bilsin ki, bu milletin çocukları bir daha siyaset alanından asla inmeyecekler, kazandıkları bu mevziyi kaybetmeyecekler.''
Cem Karaca'nın ''Sahibi Geldi'' şarkısının ''Bir yeni sahibi var artık bu şehrin anlasana/Kimselerden korkusu yok/Duvara astığın o çorapların sahibi geldi/Altına aldığın o kilimlerin sahibi geldi'' sözlerine atıf yapan Kurtulmuş, ''Türkiye'nin siyasi elitleri, bu milletin çocuklarını duvardaki çoraplarıyla, altlarına aldıkları kilimleriyle tanıdılar. Ama bu milletin çocukları artık sahne aldı ve bu sahneden asla hiçbir şekilde inmeyecek'' diye konuştu.
Kurtulmuş, milletin kafasına indirilmeye kalkan ''balyoz''un kırıldığını söyledi.
-''Mecliste başörtülü bir milletvekili olması meselesi...''-
''Yeni Türkiye'nin'' inşası için mücadele edeceklerinin altını çizen Kurtulmuş, ''İşte biz bugün bu çatı altına bunun için geldik. Yeni Türkiye'nin inşası, yeni ve güçlü Türkiye'nin kurulması için geldik. Elimizi, ruhumuzu, bütün benliğimizi, bütün kimliğimizi taşın altına koyarak, bu milletin bu işi becerebilmesi için bir nefer gibi, bir er gibi, bir karınca gibi çalışmaya geldik. İnşallah hep birlikte bu milletin duasıyla bunu başaracağız'' dedi.
Numan Kurtulmuş, yeni Anayasa ve toplumsal reformlarla birlikte, 2013 yılına gelmeden yeni Türkiye'nin yasal yapısının hazırlanacağını ümit ettiğini ifade ederek, şunları söyledi:
''12 Eylül'ün vesayetçi yapısı bütünüyle, Anayasası tamamıyla, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası ve Meclis İç Tüzüğü tamamıyla ortadan kaldırılmalıdır. Geçmiş dönemden kalan en önemli noktalardan birisi de mecliste başörtülü bir milletvekili olması meselesi... Ümitle hayal ediyoruz, milletin mutabakatıyla, milletin iradesiyle Meclis İçtüzüğü de belki en kısa zamanda bu şekilde, başka birçok konularda değişiklikler yapılarak düzeltilebilir.
Yeni Türkiye'nin ikinci temel direği toplumsal barıştır. Terör ve Kürt meselesini birbirinden ayırt ederek, Türkiye'deki toplumsal barışı sağlamak en önemli meselelerden birisidir. Üzerimize düşen, düşmesi gereken, Türkiye'deki tüm toplumsal kesimlerin, 'Evet, bu ülkenin sahibiyim' diyerek, kendilerini ülkenin ve devletin sahibi gördüğü bir Türkiye'yi inşa etmektir. Hakkari Çukurca'daki çoban kardeşimizle, Ankara Çankaya'daki Cumhurbaşkanımızın gerçekten eşit olduğu bir Türkiye'yi kurmak, Türkiye'nin en önemli hayallerinden biridir.''
