'yöresel Ürünleri Ekonomiye Kazandırırsak 1,5 Milyar Dolar Elde Edebiliriz'

Anadolu’nun zenginliklerini dünyayla buluşturan Yöresel ve Geleneksel Ürünler Fuarı, Antalya Expo Center’da açıldı.

Yöresel ürünleri milli ekonomiye kazandırmak amacıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen fuarda, 71 ilden 250 firmanın yüzlerce ürünü sergileniyor. Fuarın açılışında konuşan Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, yöresel ürünlerin ekonomiye kazandırılması halinde 1,5 milyar dolar gelir elde edilebileceğine dikkat çekti. Yöresel değerlerin markalaştırmasını, hakkını, hukukunu koruyan büyük bir hedef seçtiklerini belirten Çandır, 3 binin üzerindeki yöresel ürünün sadece 152’sinin tescillendiğini, 191 ürününde coğrafi işaret almak için başvuru yapıldığını söyledi.

Fransa’nın, coğrafi işaretli ürünlerden yılda 18 milyar euro kazandığına dikkat çeken Çandır, “Fransızlar, sadece rokfor peynirlerinden 330 milyon euronun üzerinde gelir elde ediyor. Turizm geliri 30 milyar dolar olan Türkiye’nin yöresel ürünlerden 1,5 milyar dolarlık gelir elde etmesi gerekir. Ancak bu rakam 30 milyon doları geçmiyor.” diye konuştu.

‘PATENTİ OLMAYANI FUARA ALMAYIN’

Fuarın açılışına katılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise seneye yapılacak fuarlarda patenti, tescili olmayan ürünlere yasak getirilmesini istedi. Yöresel ürünlere sahip çıkabilmek için patent alınması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Seneye yapılan fuarda artık tescil yaptırmayan ürünü sergiletmemek lazım. Malını kaptırmamak için tescillettirmek şart. Yerli malı yurdun malı bitti. Yerli malı tüm dünyanın malı olacak.” diye konuştu.

Türkiye’nin, yöresel zenginliklerini paraya çeviremediğini ifade eden Hisarcıklıoğlu, Fransızların, yoğurdu değerlendirerek yılda 20 milyar dolar para kazandığını aktardı. Hisarcıklıoğlu, “Bundan 15 yıl önce Avrupa yoğurt nedir bilmiyordu. Şimdi bu yoğurdu bize Fransız satıyor. Bundan daha büyük ayıbımız olamaz. Şu anda yaptığımız yoğurdun mayasını Fransız bize vermezse yoğurt yapamayız.” dedi.

Hisarcıklıoğlu, bir başka Anadolu ürünü olan laleyi de Hollandalıların değerlendirdiğini ve Türkiye’ye yıllık 1 milyar dolarlık lale sattığını dile getirdi.

‘YÖRESEL ÜRÜNLERDE TURİZMİN GÜCÜNÜ KULLANALIM’

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Osman Budak ise Türkiye’de 150 çeşit peynir bulunduğunu belirterek, bunların ekonomiye kazandırılması gerektiğini söyledi.

Hizmet ve sanayideki teşvik programlarının yöresel ürünlerde de olması gerektiğini savunan Budak, şunları kaydetti: “Antalya’nın, markalarını uluslararası piyasaya çıkartması için elinde turizm gücü var. Buraya gelen 11 milyon turiste tanıtım yapmak bile önemli bir katkı olur.”

YÖRESEL ÜRÜNLERİ KORUMAK İÇİN COĞRAFİ İŞARET ÇOK ÖNEMLİ

Türkiye Patent Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan da Türkiye’nin yöresel değerler açısından çok zengin olduğuna dikkat çekti. Bu zenginliği korumak için en önemli argümanın coğrafi işaretleme olduğunu vurgulayan Asan, şunları ifade etti:“Tükettiğimiz gıdaların kalitesi ve güvenirliliği, son zamanlarda çok tartışılmaya başladı.

Bu durum, yöresel ürünlerin korunmasını ve coğrafi işaretlemenin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Coğrafi işaretler, tüketicinin istediği kaliteyi temin etmek ve bu kalitenin sürdürülebilmesini garantiliyor. İşaretli ürünler, farklı bir koruma sistemi gerektirir. İlgili gerçek üretici tarafından üretilmesine izin verir. Etkin şekilde kullanılmaları halinde kalkınmada çok önemli bir adım atılmış oluyor. 160'ı tespit edildi 180'inin işleminin devam ettiğini görüyoruz. Avrupa nezdinde de işaretlenmesi için, 2 tane coğrafi işareti olan ürün var.”